Archive for Şubat 2012

2-3 hafta önce Akdeniz Üniversitesi’nde yüz nakli ile beraber ve aynı ekip tarafından (!) iki kol ve bir bacak nakli ameliyatı yapıldı. Biraz garip gelmiş idi senkronizasyon ve “aynı ekip” meselesi ama “muhakkak bilmediğm şeyler vardır” dedim.

Tesadüf bu ya, iki hafta geçmeden yüz nakli sırası Hacettepe Üniversitesi’ne gelmiş (sanıyorum Sağlık Bakanlığı izni ile oluyormuş bu deney aşamasındaki tıbbi prosedürler). Onu da anladım.

Ama nasıl oluyor da yüz nakli ile eşzamanlı olarak bu defa da aynı hastaya tüm ekstremitelerin (Akdeniz Ünibersitesi’nden bir bacak fazla) nakli denk geliyor? Belki bir açıklaması vardır.

Şu anda kafamdaki sorular:

1. Bu kararlar sadeece hasta sağlığı gözetilerek veya en azından hasta sağlığına birinci öncelik verilerek mi alınıyor? (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Alın size mükemmel bir vicdan turnusolu: Hrant Dink’in katli konusuna yeteri hadar ilgi gösterilmediğinden yakınanlar, her gün onlarca insanın öldüğü, birçoklarının benzer tarzda katledildiği ülkemizde bu cinayete biriciklik statüsü verenler, yeteri kadar insan cezalandırılmadı diye yetmiş milyon insana, hükümet dahil tüm devlete etmedikleri hakaret bırakmayanların ağzından kaç kere Hocalı kelimesi çıktı, bakın.

Sorun kendilerine neden 100 yıl öncesindeki bir acı için sızlayan yürekleri 20 yıl öncesinin acısı karşısında taşlaşıyor? Bu ilkesiz duruşunuzla o 100 yıl öncesinin acılarına “empatinizin” bir projedeki görevleriniz olduğunu söyleyenlerin tezlerini güçlendirmiyor musunuz?

Evet sorun Ali Bayramoğlu’ya, Altanlar’a, Esayan’a, Mahcupyan’a, Taraf’lı koroya, Bumin’e, diğer çakma liberal, evrenselci, kendinden menkul insan haklarıcı, yüzleştirici, aydınlatıcı güruha: Nedir sizin ahlaki kıstasınız, ilkeniz?

Sükut ikrardır. Tercümesi: Siz Türkofob, (aslında “biz” e ait herşeye fob, yani ondan korkan, onu hakir gören, ona husumet besleyen) ırkçısınız! Sadece Batılı ırkçıların önünüze fırlattıkları “siyasi doğruculuk” kemiği ile oynamayı vicdan diye satmaya çalışan az gelişmiş, sentetik yapılarsınız.

Söyleyeceklerimin gerisini bir kaç yıl öncekinin aynısı. Hissettiklerim de.

Onlar da şurada:
Hocalı Katliamı, Hrant Dink davası, ahlaki omurga

Şu yazı da güzel:

Azeri katliamı

ve şu yazı:

Hocalı Katliamı

Read Full Post »

İtiraf edeyim: 28 Şubat’ın soytarıları, amigoları, pon pon kızlarının şimdilerde içinde bulundukları “I wasn’t gonna do it; the devil drove me to it”, aslında ben iyi biriydim, patron bööle istedi; yok aha bu yaptırdı, asker tehdit etti; yoksa iflas edecektim..” ‘daha kuvvetli tepki bekliyorduk paşam’ derken aslında ağzından laf alacaktım, darbecilik mi, kim ben mi, yoo”. vb trajikomik stand-up ları ve sit-downlarını görmekten sadistçe bir zevk alıyor, “daha beter olun” diyorum içimden.

Şöyle izah edeyim:
***********************************************
Emin Çölaşan Özkök’ü yalanladı
Gazeteci Emin Çölaşan, Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’e, ‘’Darbe yapacak mısınız?’’ diye sorduğu iddiası için ‘’Tamamen yalan, palavra’’ dedi.


Gazeteci Emin Çölaşan, CNN Türk’teki 28 Şubat belgeselinde gündeme getirilen, Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’e, ‘’Darbe yapacak mısınız?’’ diye sorduğu iddiasını yalanladı. Çölaşan bu iddiayı ortaya atan Ertuğrul Özkök’ün, ‘’Yalan söylediğini’’ kendisinin Çevik Bir’e, ‘’Alınan 28 şubat kararlarına direniş olursa ve gerekirse silah kullanır mısınız?’’ diye sorduğunu açıkladı. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Taraf’ın seçtiği haber başlığı hoşuma gitti:

Allah rızası için bir latte parası

BEYOĞLU’NDA topladığı paralarla Starbucks’a giden bir dilenci resimdeki gibi kahve keyfi yaptı

İstiklal Caddesi’nde dilencilik yapan bir kişi, topladığı paralarla Starbucks’ta kahve keyfi yaptı. Oturduğu kafede kendisini görüntüleyen basın mensubuna tepki gösteren dilenci, kafeden çıkarak yeniden vatandaşlardan para istemeye başladı.

**********************************************
Haber başlığı güzel de sanki gazete bir tuhaflık olduğunu ima eder gibi (mi yoksa ben mi fazla şüpheciyim?).

Şahsen anlayabilmiş değilim sorun ne. Dilencilerimizin “trendy” takılma hakkı olmadığını mı ima ediyorlar acep? Politik doğruculuk modalarını çok iyi takip ederek takdir toplayan Taraf’a sığdıramadım doğru ise.

*************************
Söz kaaveden açılmış iken 2-3 gün önce bir kaavede yaşadığım küçük bir anekdot: Sigara içmek için soğuğa aldırmadan dışarda oturuyordum. Bir mendilci çocuk geldi masama. Genel bir “mendil alma” politikam yok. “Case by case” çalışıyorum. Duruma göre aldığım da olur geri çevirdiğim de.

Bunda tereddütte idim. Biraz ısrarcı olunca, hava durumunu da hesaba katarak ceplerde bozuk armaya başladım. Bundan cesaretlenen çocuk asıl talebinin mendil parası değil bir ayakkabı (daha&helliip;)

Read Full Post »

Abdullah Sabri Kocaman tutuklandı!

Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdullah Sabri Kocaman ‘kalpazanlık’ yaptığı iddiasıyla tutuklandı.

Kocaman’ın başını teknik takibe takılan şifreli konuşmaları yaktı. Hatay- Gaziantep bağlantılı çetenin iç karışıklığı fırsat bilerek Suriye’ye 5 milyon 581 TL değerinde sahte lira sürmeyi planladığı saptandı. Matbaasında 229 bin adet Suriye lirası ele geçirilen zanlı ise “Bu paraları düğünlerde havaya saçmak için bastım” dedi.

DİNLEMEYE DÜŞTÜ

Gaziantep polisi, uyuşturucu ticareti yaptığı istihbaratını aldığı taksici Mehmet Ç.’nin telefonlarını dinlemeye aldı. Ancak teknik takibe uyuşturucu ticareti değil kalpazanlık takıldı. Polis,Hatay Reyhanlı’dan sahte Suriye liralarını almak için Gaziantep’e gelen Mehmet C. ileHüseyin Ş.’yi fiziki takibe aldı. Planlı çalışmada sahte para işini işsiz olanMehmet A.U.’nun organize ettiği belirlendi. Mehmet Ç. ile buluşup sahte binlik banknotları alanHüseyin Ş. ileMehmet C.’nin içinde bulunduğu06YIT 74 plakalı özel araca Antep çıkışında baskın yapıldı. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Atatürk bir yabancı diplomatla yemek yemiş. Kahve getiren garsonun ayağı tökezlemiş, kahve dökülmüş. Atatürk anında Millet’i yücelten veciz sözü yapıştırmış: Ekselans, ben bu millete her şeyi öğrettim ama hizmetkarlığı öğretemedim.
(ben ilk, orta ve lise öğretmenlerimizin yalancısıyım).

Ama öyle görülüyor ki Türk Milleti “naapiyim Atatürk öğretemedi” diyerek yırtamıyor, kötekten. Hatta “fırın çalışmıyor komutanım” da maazeret değil. Okuyun hele bi:

makarna-soguk-diye-askerin-dizini-kirdi_5669_b

Aslında soğuk makarna o k kadar fena diil albayım. Bi deneyin

********************

Makarna soğuk diye askerin dizini kırdı – SERKAN AYAZOĞLU – Istanbul – 08.02.2012 (daha&helliip;)

Read Full Post »

1. “Dindar nesiller” örneğinde geçen “dindar” kelimesinin zıddı “dinsiz” değil “dindar olmayan” dır. Dindar, hayatında, fikirlerinde dinin ağırlık teşkil ettiği kişidir. Dindarlık ve takva da aynı şey değildir ama bu sizin konunuz da değil benim uzmanlık alanım da.

2. Dinsizlik tam olarak ateizme tekabül etmez (zira ateizm teizme -Tanrı(lar)ın yokluğuna inanmaktır) ama öyle farz edilir pratikte. Bir inanıştır (bir dindir de denebilir)
3. Demokratik-laik bir ülkede devlet herkesin inanış hürriyetine saygı gösterir, korur. Demokrasi parlementer, başkanlık, yarı başkanlık, demokratik monarşi olsun fark etmez, yönetici pozisyonundaki kişi veya partilerin felsefi tercihleri olduğu gibi dini tercihleri de olacaktır. Toplum tasavvurlarında sadece dini değerleri ayıklayıp, dışarda tutmaları beklenemez.

4. Ancak kontrollerindeki devlet aygıtını, kaynaklarını belirli bir dini veya inanışı kayırmak, onu ötekilerden üstün kılmak, veya bazı dinlerin hürriyetlerini kısıtlamak adına kullanmaları laiklik açısından problem teşkil eder.

5. Laik devlet bütün dinlerden eşit mesafedeki devlet de değildir. Hangi dine ne kadar öncelik verileceği diğer sosyal hizmetlerde olduğu gibi toplumun talepleri ve insan hakları ile belirlenir. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »