Archive for Nisan 2012

Skorsky’li turistik gezi

Helikopter bulunmadığı için Silvan’da yaralı Mehmetçik hastaneye götürülemeyerek şehit düşerken, Kırklareli Jandarma Alay Komutanlığı’nda albay H.B.K’nın arkadaşlarına Skorsky helikopterle şehir turu attırdığı ortaya çıktı.

ANKARA
TSK’nın Doğu ve Güneydoğu’da oldukça zor şartlar altında terör örgütü ile mücadele eden askerlerimizin operasyon için kullandığı Skorsky helikopterler, Vize Jandarma Alay Komutanılığı’nda çok farklı bir amaçla kullanılıyor. Kırklareli’nin Vize İlçesi’ndeki Jandarma Alay Komutanlığı’nda bulunan Skorsky Mİ-17 tipi helikopterlerin sık sık burada görev yapan Albay H.B.K’nın kentin ileri gelen esnafları ve misafirlerinin şehri kuş bakışı izlemesi için kullanıldığı öne sürüldü. Bir saat havalanması 3 bin dolara mal olan Skorsky’le şehir turu atan konukların bu gezi sırasında fotoğraf çektirdikleri de ortaya çıktı. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

    12 yıl kadar önce, hasbelkader Merhum Erbakan ile Balgat’taki evinde bir ziyaret yapmış idik. Fırsatı değerlendirdim ve direkt sordum 28 Şubat’ı. Ben oldukça felsefi, öze dair bir değerlendirme bekliyordum, ama aldığım cevap daha “matter of fact”, siyasi, nedensellik silsilesi şeklinde idi. Cevabını kelime kelime hatırlamıyorum ama hülasa mealen şöyle idi:

    Hükümetimiz düşürüldü. 28 Şubat’ın akabinde Mesut’a gittim, dedim ki şimdi sen demokrasinin, Meclis iradesinin  arkasında dur; daha sonra istersen Hükümet’i düşürmek için gensoru ver (sanıyorum zamanını da söylemişti ama hatırlamıyorum). Mesut çürük çıktı (veya o mealde bir ifade).

    Meclis’te ekseriyetin önemine vurgu yapınca ben de “Hocam, bu adamlar (asker) Meclis’te güçlü bir ekseriyetiniz olsa size müsaade mi edeceklerdi ki” dedim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Her ne kadar Gazete’yi şizofrenik, sağlam bir ahlaki temeli olmadığı halde kendini öyle sanmak şöyle dursun “ahlaki,vicdani, ilmi, siyasi otorite”  olarak gören tipik Altan Ailesi kibrine ifrit olsam da  Taraf’ın mizahi haber başlıkları hoşuma gider, neye yalan söyleyim. Mesela şunun gibi: Bodrum , Bodrum

Hakkında yakalama emri çıkarılan Mehmet Ağar’a, ailesinin oturduğu Bodrum yakınlarında uygun bir cezaevi aranıyor

Haberin gerisi kayda değmez. Kayda değen ise, evet iyi tahmin ettiniz. Kim bulur Taraf’ta bu zeki mizahi başlıkları? Gene bilemediniz! Genç Siviller’in ilk günlerinden “Tek parti olsun, temiz olsun” gibi hiciv sloganları ile tanıdığımız Yıldıray Oğur (haa Ramazan Rasim’in de o olduğunu herhalde siz de benim gibi ilk satırlarından anlamıştınız di mi?).

Gelelim başlık konusuna. Ne TCK’nın hüküm, infaz maddelerini bilirim ne de mevzuatın geri kalanını. Haber doğru ise burada ne kadar “infsiyatif” söz konusu, onu da bilmem  mümkün değil. Kala kala adalet duygusu kalıyor. Benim gözümde Mehmet Ağar 2-5 yıl falan değil 55 yıl giyse idi yırtmış sayılmalı idi. Elimde tabii ki kaç kişinin ölümünden, işkencesinden sorumlu olduğu, kaç mafya babası, terör lordu, darbeci, vurguncu ile ne kadar kirli iş çevirdiğine dair hukuken geçerli delil var. Askeriye’nin sıkça kullandığı ifade ile bende de “kanaat oluştu”, o kadar.

Lakin her ne yaptı ise “vatan için, görev aşkı ile” yaptığı kendi itirafı. Eh, hal böyle olunca ona Bodrum gibi milli değerlerden çok Fransız, İngiliz kültürünün kötü taklitlerini temsil eden yerden daha münasip bir yer bulunamaz mı idi? (daha&helliip;)

Read Full Post »

Dışardakiler, nominal olarak  İslami kesim(!) ‘in bir yerlerinde konumlanan herkesin bu kesime mensup herkesle içli dışlı olduğu faraziyesi ile hareket eder (Ör: Taraf’ta tarih yazan Bacı adını ilk ondan duyduğum Kavl-i Leyyin adıyla bir araya gelmiş bir grubun hesabını sormuştu fakire!). Bu cümleden olarak “The Cemaat”‘i de her “İslami kesim” mensubunun , müntesibi olmasa da yakından tanıdığı, içini dışını bildiği ama “dışardan” sakladığı vehmi içersindedirler. Oysa fakir , laikçi kesimin irili ufaklı elemanlarının baş konuğu olduğu Türkçe Olimpiyadları’na bir bilet almayı başaramadı yıllarca da TV’de seyretti yaşlı gözlerle. Belki onlar anlatırlar bana “The Cemaat”i de ben de öğrenirim.

Gene Salman Rüştü’nün Şeytan ayetlerindeki cümlesi geldi aklıma: Onların tasvir gücü var. Onlar bizi tasvir eder ve biz de boyun eğeriz. Buradaki “onlar” da gene laikçi kesim. Onlar tasvir ediyor Cemaat (doğrısu Hizmet’i mi yoksa?) ve bizler de hala ya boyun eğiyoruz ya onlara katılıp Cemaat’e yükleniyoruz veya en azından gündem oluşturuyoruz onlarla beraber.

Terörist örgüt olma, Şeriat devleti kurma ithamlarının tutacağını düşünen  hayal gücü ürünü  Bitirme Planları’ndan , “sivil toplum örgütü iseler şeffaf olsunlar” (yok, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar’dan bahsedilmiyor, okul açan, gaste çıkaran, bağış yapan bir grup insan muhatap) noktasına terakki etmeleri takdire şayan ama hala “şu sorularıma cevap vermelidirler” kibri kadar değil. Eğer bu Cemaat sandığınız  kadar güçlü ise artık Adana’daki pavyonlara düşen  “eski ünlü” mertebesindeki kahverengiburunluberyazkaptanlara  cevap yetiştirmek zorunda mı Ayten, zorunda mı? (daha&helliip;)

Read Full Post »