Archive for 23 Ağu 2012

“Baksana, ne kadar küçük” demiş Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, annesini de kaybettiği günde 1 yaşındaki Almina Melisa Aker’in minicik tabutu önünde ağlarken.

Terör hakkında okuduğum, duyduğum binlerce cümleden en manidar olanı. Manidar, zira iyi ile kötünün temel farkını hatırlatıyor. Kalplerinde korumasıza, masuma merhamet duygusu gibi ulvi duygulara haiz olan ve olmayan farkını ortaya koyuyor. İfadesi faille değil, meful ile alakalı. Bir küçücük canın gencecik annesi ve babası ile birlikte dünyadan alınması karşısında duyulan hüznün, en katıksız ifadesi.

Ben de terörün kazanamayacağına iman edenlerdenim. Bu inancımın en temel sebebi de insanımızda var olan Fatma Şashin’in o yalın cümlesinde tezahür eden hissiyat. Daha önce bir çok yazımda söyledim “düşman ancak siz teslim olunca kazanır” diye.

Bakmayın siz Borsa Lokantası’nda 3-nesil buluşup içkilerini yudumlayan sapıklara, entel, liberal, fikir adamı, enternasyonel statü ve itibarları için Türkiye’nin bir kısmını Ermenistan’a bir diğer kısmını terörist çapulculara söz veren, “benden sonrası tufan” cı “biz” e ait her şeye düşman olununca entel olunuyor sanan, Nietzsche’nin “panayır sineği” tesmiye ettiği modacılar size aksini söylerler ama inanmayın.

Türkiye “terörle savaşı” kazanıyor zira, Israil_ABD-Inc.’in aksine durduğu yer de ahlakidir kullandığı yöntem de. Evet, “teröre karşı savaş” ın görünürde daha etkin yöntemleri de vardır. İsrail, ABD, Rusya, Çin, Rwanda, Sırbistan öğretti bize bu metodları. PKK’nın bir kaç yıl önce rehin aldığı bir gazeteci yaşadıklarını nakleden yazıyı okudum. Bir yere araba ile gidiyorlar operasyon bölgesinde. Gazeteci teröristlere diyor ki: yukarda uçaklar helikopterler var, bombalamazlar mı bizi* Terörist cevap veriyor: Türk askeri asla sivil araca ateş açmaz! (daha&helliip;)

Read Full Post »