Archive for Kasım 2012

Nasıl olsa ne ikbal hırsım var ne endişem. “Sivil diktatör” Başbakan’ın yarin kapıma polis göndermesi ihtimali de sütçü göndermesi ihtimalinden fazla değil. Hatta Fehmi Koru gibi bana da “sevsinler seni” diyeceğini de sanmıyorum, zira aldığım istihbarata göre buranın düzenli takipçiklerinden değilmiş Başbakan Erdoğan. Ah ne şok!

O zaman eğri oturup doğru konuşabilirim:

Hangi kanuna muhalefetten Başbakan savcıları “Muhteşem Yüzyıl” dizisi için göreve çağırıyor anlayamadım, ben dahi bir çokları gibi. Hukukçu değilim demeye gerek yoktu ama dedim gitti. Ama modern demokrasilerde hukuk, ifade hürriyeti ve alt kategorisi sanatsal özgürlük gibi kavramlara aklım erer, biraz. Yanlış, hatta zararlı, “iyi, doğru ve güzel” ‘e ait bir nosyonu olanlar için zerre kadar değeri olmayan fikirler serdetme hürriyeti olduğu gibi pornografi dahil zerre kadar değer içermeyen, insanlığın süfli zaaflarını tatminden başka işlevi olmayan, toplumu yozlaştıran, ahmaklaşıtıran, cehaletini derinleştiren “eserleri” üretme ve yayma hürriyeti de vardır..

Yanlış anlaşılmasın, hangi seviyede ve hangi katmanda konuştuğumuzu unutmayalım. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

İsrail, AK Parti, Neoconlar, Asker ve Rodrikler

Resmen Gazze’de Holokost!

Gazze’yi Seyretmek: Genovese Sendromu

Antisemitlik yapmayın lan!

İsrail’in Amerika’daki illegal yerleşim birimleri

Haber-Türk’te aleni ırkçılığı protesto edelim!

İyi yırttık! Yahudiler “one minute” ı unutmuş!

İsrail Türkiye’nin demokratikleşmesinden neden kaygılanır?

Gazze ve Türk Medyası (II): Kavli Leyyin veya vicdan kabarması ile tacizin farkı (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bizim mahalle camiindeki geçen cumaa hutbesi ve bu günkü Star’daki Yağmur Atsız yazısının tahriki sonuncu hayvan hakları üzerine bir not daha düşme ihtiyacı hasıl oldu. Önce hutbeden:

İmam, “Peygamber efendimiz (sas) ‘komşunun bir köpeğine taş atmak o komşuya eziyettir’ buyurdu” dediğinde aklımdan ne geçtiğni beni birazcık olsun tanıyanlar tahmin edebilir: Komşuya dahi eziyet olduğuna göre köpeğe ne olur?
Haşa, hadis-i şerifin hikmetini sorgulamak haddim değil. Mezkur hadisin sahihliği konusunda da bilgim yok. Velev ki sahih, biliyoruz ki hayvanlara merhametli davranma üzerine de bir çok hadis-i şerifi vardır, kedi uyanmasın diye eteğini kesen Peygamber’in. Hutbe komşu hakkı üzerine idi onu vurguladı imam.

Benim itirazım olaya sadece insanın hakkı zaviyesinden bakılıp hayvanın adata bir meta, bir tüketim malzemesi mertebesine indiren kültüredir: Mesela bu topraklarda hakim olan kültür, veya Ispanya’da, Meksika’da…

Şimdi aklıma ABD’de bir zamanlar yayınlanan “Gece Mahkemesi” adında bir komedi dizisinden bir sahne geldi. İki adam kavga yapmış, müşteki müdafinin kendsine bir cisim fırlattığını iddia ediyor. Hakim “ne fırlattı” diye sorduğunda bir cüce yerinden kalkıp “beni fırlattı” diyor. Davacının avukatı da cüceyi işaret ederek ilave ediyor: Bunun bir tanesinin adama ne yapacağını bilmiyor musun? (daha&helliip;)

Read Full Post »

Dil Bilgisi (1)

Öncelikle medya, hele de muhabirler, haber editörleri, köşe yazarları, reklamcılar, tirend-gonsept, vizyon, misyonlu şirketler, üniversite hocaları, öğrencileri için. Üzgünüm ama hepinizin de ihtiyacı var.

Aklıma geliş sırasına göre:

de, da, ki ekleri : 1.Yer, zaman bildiriyorsa:

A. Cins isim veya zamirin sonunda ise bitişik yazılır. Orada, evde, okulda, yemekte, ikindide gibi.
B. Özel isim sonunda ise veya zaman rakamla yazılmışsa üstten virgül ile ayrılır. Ankara’da, Dolmabahçe’de, saat 9:45’te.

2. Dahi (ilaveten) manasında ise ayrı yazılır. Ör.: Özal da cumhurbaşkalığı yaptı. Veya Özal da Demirel de Erbakan da İTÜ mezunudurlar. Evde de internete bakarım işte de.

*********
12 bin 408 değil 12408 veya aritmetikle aranız iyi değilse kolaylık için 12,408 . Ya hu siz mektepte binlere gelmeden mi ayrıldınız? Ya rakamla yazın ya harfle! 15 yüz 12 defa söyledim!

***********************
Askeri ücret, sivil ikramiye:

Askeri ücret değil asgari ücret! Asgari: En az, minimum.

***************************************
Marjinal kuaför, kafe, internet bilmemnesinden geçilmiyor. Nerdeyse karizmayı yakaladı marjinal bu gidişle. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Metin Münir Milliyet’ten kovulmuş! “Bize ne? Hem Metin Münir de kim?” diyorsanız tam da ayağınızı noktamın üzerine bastınız. AH Coşkun Ah! ‘ı, Serdar Ortaç ve Yılmaz Özdil’i bilmemenin adamı beş paralık ettiği memlekette Metin Münir diye birini tanıyan insan sayısının “de, da, ki” eklerini doğru kullanan insan saysından fazla olmaması: Böyle bir şeydir vasatizmin diktatörlüğü! Kötünün iyiyi, yağcılığın, çığırtkanlığın, eş dost ahbap ilişkilerinin liyakatı kovduğu bir kültür.

Yok, yok, Metin Münir büyük bir filozof falan değil. Çöplüğe atılmış bir elmas olduğuna dair bir kanaatim de yok. Aslında bir kaç yıl öncesine kadar adını da bilmezdim, büyük ölçüde yurt dışında oluşumdan ve muhtemelen bir nebze de tam da yazının konusu olan nedenlerle yeteri kadar “ünlü” olmamasından. Kendisine müteveffa Ufuk Güldemir’in “spor avcılığı” ile alakalı yazdığı bir yazı üzerine takdirimi yazmıştım. Bir iki e-mailleşmemiz olmuş idi sanıyorum (hani şu bir çoğunun nesli tükenen dünya güzeli arslanlar, ayılar, çitaları kalleş ve canice, tam da cool gavur milyonerlerin yaptığı gibi katledip “I did it my way” diye böbürlenerek giden niyazi, wannabe var ya? İşte o idi Ufuk Güldemir, bilmeyenler için. Şimdi de onun parasıyla Yaban TV diye bir kanal kurulmuş. Aciz korunmasız canlıları katletme sanatını öğretiyor halkımıza).

Metin Münir ile bu konudaki duygudaşlığımız değerli idi benim için ama takip ettiğim bir kaç köşe yazarından biri değildi. (daha&helliip;)

Read Full Post »