Archive for 19 Oca 2014

NazlıAT AlkanYazının önceki kısmı “Ve Tanrı köşe yazarını yarattı! Bizim Nazlı ve bizim Aamet vakaları” ‘nda köşe yazarının mana ve ehemmiyeti , nasıl o köşeleri edindikleri ve “Başbakan’a sordum iki gündür cevap vermedi…. Cumhurbaşkanı’na dedim ki….tarihe not düşüyorum” deme öz güvenini nerden aldıkları üzerine birkaç fikir serd etmiş ve bir sonraki yazıda, belki oralara nasıl gelindiği konusunda ip uçları verebilecek iki örnekten, Nazlı Ilıcak ve Ahmet Turan Alkan’dan bahsedeceğimi söylemiştim. Buyurun. (Not: “Bizim” kelimesi sözün gelişi. Tanışıklık var, yetişkin Ahmet ile çok az, Nazlı ile biraz daha fazla ama her ikisi ile de “hukuk” olduğunu sanmıyorum).

Aamet vakası
Sivas’ta geçen çocukluk yıllarımda kapı komşumuz Ahmet Turan diye bir oğlan vardı. Benden bir sınıf önde idi sanıyorum. Ama arkadaşım olduğunu söyleyemem. Zira sokağa pek çıkmazdı; çok ağır bir kekemeliği vardı, belki ondan çekinirdi bilemem ama halim, selim, zararsız bir çocuktu. İzini kaybedeli 40 yıla yakın zaman geçtikten sonra, Zaman Gazetesi’nde kahvehane sohbeti tadında, mizahi siyaset, içtimai mevzular vs bildiği bilmediği her konuda ahkam kesen, arada da “suçlu yani criminal” gibi çoğunlukla yanlış, İngilizce bilgilendirmeler yapan, babacan, tonton yüzlü ihtiyarın bizim Aaamet olduğunu nerden bilebilirdim kendisi bir diğer komşumuz olan Şeyh İsmail Hakkı Toprak’tan bahsetmese idi?

Yakın zamana kadar kendisinin ne fikri, ne zikri ile bir problemim vardı. Ayda yılda bir göz atardım yazılarında ilginç başlık görürsem. Sonuçta fakir “büyük çadır” altında, kapsayıcı İslamcılığı (Ümmetçilik de denir) ve daha önemlisi düzgün ahlakçılık-vicdanı siyasetinin de belirleyici ilkesi edinmiş bir aydın olarak bir İslami gazetede İslam’a hamiyeti olan kimselerin fikir serdetmesinden ancak memnuniyet duyar idi; kapasitesi ve fırkası ne olursa olsun. Bilmem kaç sene önce bir laikçi gazeteciye “İslami kesimden ne kadar takdir alsam önemli değil.. Laik kesimden birileri takdir etmedikçe aşağılık duygusu hissediyorum” mealinde inciler yumurtladığında dahi fazla rahatsız olmamıştım; nihayetinde Türkiye’deki bu sahte değerler sistemini ihdas edenler idi sorumlu, ne bizim Ahmet Turan ne de Ahmet Hakan! (devamını oku…)

Read Full Post »