Archive for 02 Mar 2014

Darbeci paşalara, kendisine hakarette sınır tanımayan küfürbaz Çölaşan’a, Papa’ya mektuplarında ezilme, yüceltme, izzet, iltifatta sınır tanımayan Pennsylvania Göçmeni’nin Bediüzzaman Said Nursi’yi “tanımadığı, belki Tolstoy, Shakespeare gibi okumuş olabileceği bir yazar” dan başka şey olarak görmediğini kendi sitesinden öğrenmiş idik (Metin Karabaşoğlu gibi bir çok yazar aynı veya benzeri mealde bir çok ifadelerini sundu).

Son incisini Başbakan Erdoğan’ın seçim konuşmasında duydum: 1995’te Merhum Savaş Ay ile yaptığı röportajda “Farz-ı muhal Cebrail Parti kursa ona da oy vermem” diyesi imiş (siyasete ne kadar mesafeli olduğunu vurgulamak için). “Diyesi imiş” diyordum ama biraz önce TV’de kendi kulaklarımla duydum. Sözlerini tam ezberlemediğim için küçük hatalar mümkündür ama hatırladığım:

Cebrail (aleyhisselam dedi mi emin değilim, demiş olabilir) ile tanışmam.. (veya hiç karşılaşmadım da demiş olabilir). Bana gelip dese ki parti kurdum, ‘kusura bakma’ derim…..”

(abartma yok azaltma olabilir). Aynen bu tonda anlatıyor.. Meleklerle, peygamberlerle sık sık buluşup konuşan biri olduğunu hissettiriyor dinleyiciye. Hani siyasiler, ünlüler bir diğerini küçümseyici “felanca kişiyi tanımam, belki karşılaşmış olabiliriz, hatırlamyorum” türü ifadeler kullanır ya, tam o tonda ve tavırda, yüzünde bir kendini beğenmişlik tebessümü ile serd etti bu sözleri!

(bu da bizim 14 yaşındaki, yakın zamana kadar dershane öğrencisi, abla evleri müdavimi Semanur’un TV’de duyduğu sözlere tepkisi: “Diğer meleklerle sık sık düşüp kalkıyor olmalı..Azrail (as)’ı tanıyor mu imiş?” (devamını oku…)

Read Full Post »