Archive for 28 May 2014

Sami DemirbilekEnerji Bakanlığı eski müsteşarı, Ciner Holding-Park Enerji Üst Yönetciisi Sami Demirbilek’i kaybettiğimizi bu gün bir eski dosttan öğrendim. (http://ekonomi.haberturk.com/is-yasam/haber/952123-sami-demirbilek-i-ugurladik).
70’lerdeki Üniversite yıllarından önce yurt sonra da ev arkadaşımdı Sami. Hatıralarım çoktur. Sonraki yıllarda 2-3 defa görüşmüş idik Ankara’da 80’lerin ve 90’ların sonlarında. Son olarak 2-3 ay kadar önce telefonda konuşmuştuk. Kandillerde mesajlarını ihmal etmezdi. Severdim Sami’yi. Üniversite yıllarındaki o hoş sohbet, ahkam kesmeyi seven, güncel –siyasi konulara hakim, mizah kaabiliyeti güçlü sevimli çocuk olarak hatırlıyorum hala. Gazetelerde yakın zamanlara ait resimlerini gördüm; aynı sevimli çocuksu sima.
İTÜ’den maden mühendisi olarak mezun olduktan bir süre sonra Ingiltere’de doktorasını yaptı . Yurda döndükten sonra sonra Enerji Bakanlığı, Elektrik İşleri Etüd Idaresi, EPDK, DTP gibi bir çok kurumda üst düzey görevler üstlenmiş, girişken, dinamik, zeki bir arkadaş idi.
Cenazesine yetişemediğim için üzgünüm. Allah’tan ona rahmet aile ve yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.

Read Full Post »

Güle güle Don Kişot

Resim-Araba-Serpil-4-1-2013 053Bulut-Don Kişot-7-adj
Büyük ninesi balkonumda doğum yaptığında başladı ortak kaderimiz. Siyah parlak yeşil gözlü bir kedi idi; ad dahi koymamıştım zira benim değildi. Sokak kedsiydi işte büyük nine. Herhalde benim dost olduğumu sezmiş  olmalıydı ki benim balkonu güvenli bulmuştu dünyaya getireceği yavrular için. O üç yavrudan birini daracık sokakta ralli yapan bir …… ezdi. Bir diğeri kayboldu, belki onun kaderi de kardeşininki gibi idi. Ve sonuncusu, iki defa araba çarpmasına rağmen, direndi, ayakta kaldı, kalçasında metalli  topal bir oğlan olarak.

Sonra kör kız girdi  hayatıma. (devamını oku…)

Read Full Post »

 
Gözyaşları yüzlerini yıkıyor, 14-15 yaşındaki kuzuları PKK tarafından kaçırılan anneler. 

Ellerinde çocuklarının fotoğrafları, yüzlerinde kararlı bir ifadeyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde oturuyor ve çocuklarını almadan şuradan şuraya gitmeyeceklerini söylüyorlar.

Kararlılıkları da haklılıkları kadar etkileyici.

Endişe ve özlem yüklü olsa da bu eylem, çözüm sürecinin sağladığı güven ortamını, gelecek umudunu ve sivillerin örgüte karşı kazandığı özgüveni de gösteriyor.

Evlatları dağa inançla ya da zorla çıkarılmış on binlerce anne yıllarca kuytularda ağladı çünkü. Artık meydanlara çıkıyor ve “yeter ciğerim yanıyor, çocuğumu ver!” diyebiliyorlar.

Belediye önünde oturmaları da boşuna değil. PKK’ya karşı ilk eylemi yapan anne, çocuğunun BDP’li belediye tarafından düzenlenen pikniğe katıldığını ve oradan dağa çıkarıldığını söylemiş, isabet kaydeden bu tepki üzerine çocuk ailesine teslim edilmişti.

Şimdi aynı çağrıyı, sayıları 10’u bulan çocukların aileleri 10 günden fazladır yapıyor ama durumun doğru algılandığını ve sorumluluk alındığını gösteren herhangi bir yankı gelmiş değil. (devamını oku…)

Read Full Post »