Archive for 08 Tem 2014

Dünya Kupası finalinde Hollanda veya Almanya, Brezilya ile karşılaştığında “dur bakalım, bu eşit yarış değil, senin saha, seyirci avantajın var” diyebilir mi?
Veya bizim Milli Takım İngiltere’de 8-0 yenildiği maçtan önce, Ertuğrul Sağlam çıkıp “olmaz böyle! Hem kendi sahanızda, kendi seyirciniz önünde, hem de oyuncularınızdan bir tanesinin değeri bizim takımın tamamı kadar, derhal UEFA, FIFA neyse, “fair play” adına ilk 11’deki oyuncuları istifa ettirsin ve de maçı tarafsız sahaya alsın” dese idi..?

Demem odur ki hayatta “eşit şartlarda yarış” diye bir şey yoktur sevgili Devletli. Evet acı gerçek bu! Tam tersine hayatın kendisi eşitsizlikler üzerine kurulu. “Güçlünün ayakta kalması” kanunu budur.

Tamam, niyetim konuyu felsefeye boğmak değil, senin bahsettiğni biliyorum. “demokratik bir seçim olması için yarışçıların eşit imkanlara yarışması” gibi oldukça makul bir kavrama dayandırıyorsun itirazını.

Evet, bir usül meselesi olarak “daha eşit” şartlarda yarış adına yapılabilecek bazı şeyler olabilir. YSK da bunun için kuruldu. Batı ülkelerinde bu bağlamda bir çok şey yapılır ama sana bir haberim var: Çoğu göz boyamadır. Eşitlik sağlamaktan ziyade insanlarda bu algıyı oluşturmaya dönüktür. Mesela Obama California’ya her katılıcının onbinlerce dolar ödediği bir “fund raiser” (seçim fonu toplama) yemeğine gene Air Force One (Başkanlık Uçağı) ile gider güvenlik gereği ama güya mevkiisini avantajına kullanmamış olmak için kampanya fonundan devlet kesesine birkaç bin dolar öder. Bir diğer örnek: “Zenginler para ile Beyaz Saray’ı satın alıyor” diyenleri uyutmak için “bağış limiti” getirilir ve böylece araba tamircisi Joe ile Bill Gates ve Yahudi lobisi eşitlenmiş olur! (daha&helliip;)

Read Full Post »