Archive for 03 Ağu 2014

Gazze’de katledilen çocukları seyrederken kabaran duygu antisemitizm de olmaz ırkçılık da. Zira ırkçılık da antisemitizm de bir olaya veya davranışa tepki değil, yapılanlardan bağımsız, devamlı var olan ontolojik nefretin adıdır. Bu ise vicdani isyandır, çaresiz kimselerin, müdanasız, siyasetsiz ve irrasyonel deşarjıdır. Ama Batı’nın Türkiye’deki disbribütör yazarları hem “kim antisemitik değil” yarışı hem de “İsrail şiddetini eleştirmek de antisemitizmdir” mealinde entelektüel şantaj yapmakta.
Gazze Vahşeti

Bekir L. Yıldırım/Yazar

İsrail’in 2008 Gazze katliamı sırasında Taraf Gazetesi’nde bir haber başlığı “Rabbin sana bunu emretmiş olamaz” idi. Hemen akabinde gazetenin birçok yazarı bu başlığı direkt ve endirekt olarak eleştiren ve esas sorunun ne olduğunu öğreten yazılarla bu “hatayı” telafi ettiler. Öğrendik ki esas sorun katliam değil, buna isyan-protesto mahiyetinde kullanılan bazı söylemlerden ötürü İstanbul’da yaşayan Yahudi dostlarının yaşadığı trajedi idi. Gazetenin en az üç kadın yazarı bulabildikleri en aşırı örnekleri kullanarak, çok dokunaklı ifadelerle bu “antisemitizm dalgası” üzerine yazılar döktürdüler. Tuttuğum blogda onlara cevaben yazdığım yazılarda ve kendilerine yazdığım mesajlarda “Gazze’de katledilen çocukları seyrederken kabaran duygu antisemitizm de olmaz ırkçılık da. Zira ırkçılık da antisemitizm de bir olaya veya davranışa tepki değil, yapılanlardan bağımsız, devamlı var olan ontolojik nefretin adıdır. Bu ise vicdani isyandır, çaresiz kimselerin, müdanasız, siyasetsiz ve irrasyonel deşarjıdır. Ama sizlerinki nasıl bir vicdandır ki ülkedeki bir avuç Yahudi’nin bazı aşırı söylemlerden dolayı “üzülmesini” katliamın kendisinden fazla dert ediyor” mealinde sorular sormuş ve tabii cevap alamamış idim.

Devamı Star, Açık Görüş’te

Read Full Post »