Archive for Eylül 2014

Buradaki bir çok yazımda vurguladım, “haydi kızlar piç doğurmaya” çağrılarından fahişeliği, teşhirciliği “cesaret” olarak sunulmasına, ibneliğin “normalleştirilmesi” ‘ne, çocukların zombileştirilmesine kadar biribirini tamamlayan tüm kültürel yozlaştırma faaliyetlerinin bir plan program çerçevesinde yapıldığını, her aktivite, her “haber”, her mülakat, tartışma hatta sözüm ona “bilimsel tebliğ” ‘in “master plan” içerisinde bir subrutin olduğunu.

Şimdi bu büyük resimde bu “haber” ‘in nereye oturduğuna siz karar verin:

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hayat/27260988.asp

Bayanlar, baylar, bu “söyleşi ile alakalı her şey” made-in-Amerika’dır. Evet, kelimeler dahil. Bu ibneler de konu mankeni. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Rehine vatandaşlarımızın sağ salim ailelerine, vatanlarına kavuşmalarından dolayı Allah’a şükürler olsun! Allah bir daha yaşatmasın bu acıları.

Bu sonucun elde edilmesinde gayreti olan başta ülkemizi yönetenler olmak üzere herkesten Allah razı olsun!

Herhalde laik, dindar, milliyetçi, Kürt, Türk, Boşnak, Ermeni bu ülkenin her ferdi yukarıda ifade ettiğim duyguları paylaşıyordur değil mi? Malesef değil. Ben “bir kaç gün bekleyin, görün ne kulplar takacaklar, hangi tavizlerin verildiği, kimlerden yardım alındığı vb. şeytani komplo teorileri sökün edecek” diyecektim ki Fatoş-medya beni yalancı çıkardı. Bir kaç gün bekleyememişler içlerindeki zehiri kusmak için. Bir haber başlığı şu: “Şamil Tayyar: Rehinelerin bırakılması CIA’nin hamlesi”. Bakar mısınız şeytana? “Biz demiyoruz, kendi adamınız diyor. Aman Hükümet veya Tayyip’e kredi vermeye kalkmayın”. Oysa Ş. Tayyar’ın CIA’yi de dahil eden, fuzuli bulduğum twiti aslında bu sonucu sağlayanlara övgü niyetine yazılmış. Fatoş-çocukları ve benzer zihinliler sözkleri bağlamdan çıkarıp zıddı manada tevil etmişler mutad olduğu üzre.

Düşeceğim ikinci not ise “şimdi ABD ve Avrupalılar “hadi artık rehine bahanen de kalmadı, git biraz Müslüman öldür ve öl! Yoksa seni İŞİD’in destekçisi ilan ederim” diyecekleri idi. (daha&helliip;)

Read Full Post »

İstanbul-betonlaşma“Değil mi” demem şehircilik, yapı vb. uzmanı olmadığım sadece mantıki “sağlama” yaptığım için “bilmediğim parametreler olabilir” düşüncesi ile bıraktığuım tereddüt payı.

Son asansör faciasının gündeme tekrar getirdiği konulardan biri de “yatay vs. dikey büyüme”. Erdoğan gibi Davutoğlu da “yatay büyümeyi” (az katlı yapılar) tercih ettiğni ifade etti konu ile alakalı tartışmalarda. Erdoğan bunu dediğinde de aynı soru vardı kafamda: Ama bu nasıl olacak? Yatay büyüme demek daha fazla alanın yapılaşması demek olduğuna göre ve İstanbul hal-i hazırda dolu olduğuna göre bu nasıl olacak ve ne zamana kadar sürdürülebilir?
(daha&helliip;)

Read Full Post »

FatoşErdoğan’ın Fatoş hakkında “iade et veya deport et (ülkenden çıkar)” sözlerinden beri uyanık hizmet erleri Erdoğan ve bizim gibi diğer cühelaya yüksek perdeden Amerikan hukuku ve beynelmilel hukuk dersleri veriyor. Bununla kalmıyor ev sahibi edası ile “burası senin Türkiye’ne benzemez, burda gerçek hukuk var” demeye getirenler de yok değil. Çok yaygın Türkçe karşılığı olan “parlak” gibi kelimeler yerine “dırahşan” gibi kelimeler seçerek, Peygamber’e “insanlığın iftihar tablosu” diyerek, dedirterek “benim lisanım da biriciktir zira ben sizin gibi fanilerden değilimn” diyen Fatoş dahi son zamanlarda “bu realiteler karşısında…. yeni rantabıl alanlara yönelmek lazım” türü lisan ile “bak bu cahil Türk biz çağdaş, demokrat Amerikalılar’dan ne istiyor” mesajını veriyor.

“Biz demokrat, çağdaş Amerikalılar vs. İslamist Erdoğan” diyerek Amerikalılar’ı kandırdığını sanan vatandaşlık başvurusunu yıllar önce yapmış, karşılığında “hizmet” üretmesi beklenen adamın son “gönül sohbetlerinden” birinden şu sözleri beni gülümsetmiş idi: “Niyjürsi savcısı bunların gönderdiği kağıtları okuyunca gülmekten affedersiniz göbeği çatladı” (daha&helliip;)

Read Full Post »

Epeydir hemen herkesin mutabık olduğu CHP hakkındaki veriler nelerdir?

Büyük şehirlerin zengin, “çağdaş” semtlerinde CHP süpürür.
El-hak doğru.

Başka?
CHP’lilerin tahsil düzeyi yüksektir. Hatta işi “çoğu yüksek tahsilli”, selfie çeken, bohem, avangard, çok dil bilen, oyu dağdaki çobana eşit sayılmaması gereken vs türü masturbasyona götürenler de olur.

İstatistikleri tartışmıyorum ben. Artık liseyi bitirip, isteyip de üniversiteye girmeyen kalmadı bildiğim kadarı ile. Dolayısı ile “daha fazla diplomalı” da doğru olabilir.

Ama daha fazla bilgili, kültürlü? Bu sorunun cevabı pek çok verilerde bulunabilir. Örneğin bu günkü Cumhuuriyet’ten aşağıdaki alıntıdan. “Aralarında hatasız bir cümle bulabilene havuzlu villamı veriyorum”

derdim olsaydı.
*********************************************
İŞTE TWİTTER’DAN GELEN YORUMLAR

Burak ETİK ‏@dyt_burak

Kemal Kılıçdaroğlu 740 oy Muharrem İnce 415 oy. Çok şey anlatıyo bu seçim

Braveheart ‏@GameOwer74

Yüregine Saglık @vekilince Unutmayın Vekilim bu Ülke de dogru söyleyeni kimse istemez 9 köyden kovarlar

Ece ☮ ‏@idealistkoyunn

KURULTAYDAN 5 SEÇİM KAYBETMİŞ KILIÇDAROĞLU’na 740 YALOVA’yı gece gündüz DEVLET OLANAKLARINA SAVAŞARAK ALAN MUHARREM İNCE’ye 415 oy çıktı!

Halil Eyidoğan ‏@HalilEyidogan

muharrem ince diğer seçimde başkan

muhammed göktaş ‏@mgoktas19

Chp’ye Muharrem İnce daha çok yakışırdı ya başkası olmaya gerek yok Chp kendin ol,sana oy verenler zaten belli,niye sağa çekiyorsun ki (daha&helliip;)

Read Full Post »