Archive for Nisan 2015

nişanyanhaykoAynen öyle emrederdim padişah, diktatör felan olsaydım. Bilmeyenler için kısa özet: Sevan Nişanyan namında İslam ile dalga geçmeyi seven, lakin ateist olduğunu beyan ettiği halde diğer dinlere pek dokunmayan, Türkçe’yi iyi bilen ve kullanan (sahi neden yazar konuşurlarımız arasında en düzgün Türkçe, düzgün imla kullananların soyadları genellikle Mahcupyan, Esayan, Nişanyan, Paylan, Bağdat felan olur?) bir çeşit ikonoklast, muhalif bir zat üzerine bu günkü not. Adamın radarıma girmesi de tabii ki kazaren değil, çok sayıda dostunun olmasından aydın kesim arasında. Bir zamanlar Taraf’ta okurdum kelime kökeni yazılarını ara sıra. Haa bir de dışkısını kavanozda biriktirip karısının üzerine boca etmesinin müdafasını okumuş idim saygın entellektüellerimizden birinden. Bir zaman önce de Star Açık Görüş’te Ali Nesin’den okumuştum, hakkında bir methiye ve kendsine karşı yapılan “haksızlığı”, daha sonra sağda solda çok kişinin kaleminden dilinden.

Olay şu imiş. İzmir-Selçuk-Şirince’de turizmle uğraşır imiş Nişanyan. Orda kaçak binalar inşa etmek, otel pansiyon yapmak, sit alanına bina yapmak vs. türü imar kanunları ihlellerinde ısrar etmesi, konudaki mevzuatı kaale almaması sonucu iş hapse kadar varmış. Şimdi aydınlarımız (sağcısı, solcusu, dinsizi, dindarı “Sevan’a özgürlük” istiyorlar. Bu notları düşme sebebim olan nedenleri çok ilginç:

Nişanyan iyidir, yahşidir, enteldir, baş örtüsü yasağına karşı gelmiştir hatta, hapiste Müslüman bir mahkuma Kur’an alfabesi öğretmiştir. Hal böyle iken “İmar Yasası” diye bir sözde kanunu bahane ederek adamı içeri atmak ülkede dikatörlüğün delili değil midir? (sahi Çankırıspor’un 3. ligde küme düşmesi dahil dikatörlüğün delili olmayan bir olumsuzluk kalmadığına göre öyledir herhalde). (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bir Münzevinin Notlarından...

Başbakan’ın taziye mesajıyla Türkiye ahlaki sorumluğunu tamamlamıştır. Diaspora, Ermenistan ve destekçileri, benzeri bir jestle, “Ayrılıkçı Ermeni örgütlerince öldürülen sivillerin torunlarının da benzeri acılar yaşadığını kabul etme” manasında bir mesaj ve “artık konuyu tarihçilere bırakabiliriz” mealinde bir cevap üretmezse bu, Batı’nın ahlaki değil siyasi doğruculukla hareket ettiğinin delili olacaktır.
Erdoğan’ın Ermeni taziyesi ve vicdanın paketlenmesi

 
Bekir L. Yıldırım/Yazar

Başbakan Erdoğan’ın Ermeniler’e 1915 taziyesine içeriden ve dışarıdan gelen tepkilere bakıldığında “herkesi ters köşeye yatırdı” metaforu pek isabetsiz sayılmaz. İçerdeki yeminli Erdoğan düşmanları dahi “lamı cimi yok, beğendim” ama hani bana,  “şimdiye kadar nerde idi” türü ancak şaşkınlık ürünü veya mizah addedilebilecek tepkileri, dışarıdakilerin “yetmez ama evet” olarak özetlenebilecek tepkileri böylesi bir tasvire destek teşkil edici.

Ama bu yorum, olayı adeta bir siyasi satranç hamlesi mesabesine düşürmesi, vicdani boyutu ihmal etmesi gibi bir eksiklikten de muzdarip. Bütün siyasetçiler, liderler için bu söylenemez ama Erdoğan siyasetinden bahsederken ahlakı elementi çıkardığınızda o siyasetin kalbini almış olursunuz. Zira eğer Erdoğanizm diye…

View original post 31 kelime daha

Read Full Post »

Gerek seçime giden partiler, gerek çok satmak, tıklanmak, reklam almak isteyen gazeteler, gerek başarılı olmak isteyen devlet kurumları, gerek kar etmek isteyen şirketler, iş adamları her hangi bir sistem veya ünite başarıyı yakalamak için eleman seçerken veya politika belirlerken hangi yöntemleri kullanmalı?
Cevap için gene bir takım ön kabuller yapmak zorundasınız. Carl Sagan’ın sıkça tekrarladığım sözü: Sıfırdan başlayıp elma turtası yapmayı anlatacaksanız işe Büyük Patlama’dan başlayacaksınız. Önce hakikatlerinizi tesbit edeceksiniz, bir felsefeniz, “iyi, doğru ve güzel” tanımınz olacak; ordan değerleriniz, neşet edecek. Bunlar tabiatın kanunları kadar sağlam temel ilkeler olacak. Sonra bu kanunların yorumundan hareket stratejileriniz, çözüm formülleriniz, subroutineleriniz, taktikleriniz, konjunkturel uygulamalarınız çıkacak.

Bu flow-chart’ı günümüz olguları ve olaylarına uygulamaya çalışalım. Diyelim ki manevi değerleri güçlü, hikmete uygun davranan, geçmişi ile barışık, “kimiz,nereden geldik, nereye gidiyoruz” şuuru olan, üretken, insanlar ve tabiatın geleceği sorumluluğu gelişmiş, eşref-i mahlukat olmanın gereklerine vakıf olarak hareket eden bireylerden oluşan bir toplum idealimiz varsa, bu hedeflere bizi yaklaştırcak hareket stratejisi ne olmalıdır? (daha&helliip;)

Read Full Post »

2015 notu: Bu defa çocukların bu oldukça çok tıklanan yazıya ulaşmak için kullandıkları arama terimlerinden bazılarını paylaşayım da “yeni Türkiye” hakkındaki endişelerimin nedenleri bir nebze olsun anlaşılsın:

23 nisan kompozisyon
23 nisan bana göre cocuk gozunden uzun kompozisyon
23 nisanla ilgili giriş cümlesi
23 nisan giriş gelişme sonuç
23 nisan komopsyon giriş gelişmesonuc
23 nisan 3 pararaf kompsisyon
benim gözümden 23 nisan giriş gelişme sonuç olcak
23 nisan kompozisyonları
23 nisan ile ilgili kompozisyon
23 nisan kompozisyon kısa

bu da 7 sene önce yazdığım “çocuklara yardım porocesi” komposyon:

Bir Münzevinin Notlarından...

Çocuğunuz olmamasının en büyük avantajlarından biri de 23 Nisan gelip çattığında onun kompozisyon ödevi için yardim talebi ile karsılaşmamanız. Benim çocukluğumda o is için benden birkaç sınıf ilerde olan ablalarım vardı ama ablası olmayan ne yapsın?

Ben de bu “karanlığa küfredene kadar bir kandil yak” diyen Konfuçius ruhu ve dahi iç ve dış düşmanlarımızın gene güzel vatanımıza göz diktiği şu badireli günlerde milyonlarca Atatürk çocuğuna bu 23 Nisan’da günün anlam ve önemine dair bir kompozisyon sunayım da çocuklar Googlellamaktan bitap düşmesinler ve “milli egemenlik ne” diye anne babalarının boyun etini yemesinler diye aşağıdaki dokümanı ürettim. Hoşunuza gitmedi ise GK’in ediplerinin kaleminden cıkmış 27 Nisan Mektubu veya uzun olmasında mahsur yoksa Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalcinkaya’nin 162 sayfalık demokrasi dersini koyun. Parayla değil ya.

İşte o kompozisyon:

View original post 934 kelime daha

Read Full Post »

http://odatv.com/n.php?n=erbakanla-sahte-isimlerle-bir-araya-geldik-1504151200

Not: ODa-Tv yazısındaki “ANAPLAŞMA Değil çürüme” ifadesi de diğer başlıklar da editöre ait. ANAPlaşma = Çürüme

Read Full Post »

http://odatv.com/n.php?n=bir-eski-akplinin-odatvye-itiraflari-suruyor-1304151200

veya sadece  http://odatv.com ve orada arama.

Read Full Post »

http://odatv.com/n.php?n=merve-kavakci-ibrahim-kalin-zahid-akman-tayyip-erdogan-besir-atalay-ve-digerleri…–1004151200

http://odatv.com

Not: Başlık,alt başlıklar “olay yaratacak”, “damat” vb ifadeler bana değil, editöre aittir. Muhteva tamamı ile bana aittir. Yarin ve muhtemelen daha sonra da devam edecek.

“Neden Oda_TV” diye sorabilecek olanlara cevap: 1. Yeni Şafak, Star, Yeni Akit “biz yayınayalım” diye yarışa girdiler de ben mi “yok ille de Oda TV” dedim? Epeyce araştırma, kişisel tanıklık sonucu ürettiğim 11 Eylül Yazı dizisini dahi, gazeteleri bırakın bir tane “islami web sitesi” dahi yayınlamaya yanaşmamış idi. İtirafnamem de tam da bu zihniyetle alakalıdır. 2. Oda-Tv ne kadar ağır dil kullansa da Özkökgiller-Fethullah Medya’nın aksine fact-check hassasiyeti var, yani verileri fazla çarpıtmıyor; ama yorumunu meşrebine göre yapıyor intibası ediniğim için.

Read Full Post »

Older Posts »