Archive for 23 Tem 2015

Bu notlar, bizlerden fazla bilgi sahibi olan karar vercilere eleştiri değil; fikrin sorumluluğu böyle kriz zamanlarında “önce zarar verme” düsturuna uymayı gerektirir zira. Bizi yönetenlerin de güvenlik güçlerimizin de niyetlerini sorgulamam. Ancak basiret, ferasetle karar vermemeri için dua ederim. Aşağıdakiler sınırlı bilgiye dayalı değerlendirmeler, duygular, temennilerdir.

1. Türkiye dışarda ve içerdeki her dönemeçte ülkeye düşmanlıkları ve ihanetleri tescilli olanların manipülasyonu, propagandası, tehdidi, şantahjı ile kimseyle savaşa girmemeli, İŞID (DAEŞ) dahil.

2. Türkiye, Türkiye’yi düşman ilan etmiş, ona karşı 35 yıldır bir kirli ve haksız savaş veren teröristler ve onların destekçilerini tatmin için Suriye’ye asla girmemeli. Dünya’da hiç bir ülke, kendisi ile her yöntemi kullanarak hala savaş vermekte olan bir terör organizasyonunun kendisine karşı güç kazandırmak için onun gösterdiği hedefleri vurmaz! Bu intihar demektir. Ama Türkiye tam da düşmanını parlementosuna almış bir ülkedir “dağda terörün ovada siyasetini yapsınlar” ve “dünyaya ne kadar demokrat olduğumuzu gösterelim” diyerek.

3. IŞID (DAEŞ) mi daha kötü, PKK mı değildir soru. “Hangisi bize daha zararlı” dır. Methmetçik Kuzey Suriye’ye girsin” diyenler bize karşılığında daha güçlenmiş, tahkim edilmiş bir düşman dışında ne vaad ediyorlar? Onların Türkiye’nin maslahaatı diye bir dertleri var mı?

4. IŞID (DAEŞ)’i ABD, İsrail. Avrupa ve dünyanın kalanı alakası nisbetinde düşman ilan etmiştir. Ona dost olan, ona destek sağlayan ülke yoktur (belki daha çok Müslüman kanı aksın, İslam dünyası alt-üst olsun dibi İsrail-Fethullah zihinlilerin taktik desteği haricinde). ABD çok istiyorsa göndersin Conileri Irak’a gönderdiği gibi. AMA “bizim teröristleri” besleyip büyüten, şimdi de “Türkiye partisi” diye bize kakalayan 7-düvel var! Hem de sadece Güneydoğu’da değil İstanbul’da kurtarılmış bölgeleri var! (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »