Archive for 04 Ara 2015

Önem sırasına göre:

1.Evet, sahiden “Çok Güzel Hareketler bunlar” (neresi?) programının aynı adlı şarkı müziğnin bir Texas (veya başka bir Güney eyaletinde) bir hillbilly (dağ köylüsü) halk dansı müziği olduğunu bir tek ben mi biliyorum yoksa herkes Yılmaz Erdoğan’dan mı korkuyor? Amerika-bilir tonla aydınımızı bi tarafa bırakalım, 5 tane kovboy filmi seyretmiş herkesin duymuş olması lazım, özellikle bar sahnelerinde. Her yanlışı düzeltmeyi Murat Bardakçı ile Engin Ardı’tan beklemeyin, elinizi taşın altına koyun biraz!

2. “Canım şimdi bundan önemli konular var” diyorsanız tamam ona gelelim. Evet, aynı beste nasıl hem “As Time Goes by (Kazablanka’da “play it again Sam” sahnesindeki şarkı) hem de Edith Piaf’ın sözleri ve bestesi kendisine ait denilen “Vie en rose” ‘u oluyor ve bir tane kaynak “yaw siz adamla dalga mı geçiyorsunuz, ikisi de aynı beste” demiyor? İngilizce şarkı 1932’de yazılmış, Edith Piaf’ınki 40larda. Hmm acaba kim kimden çaldı  gavuratapan Zelig- Ertuğrul?

Sahtekarlık çağı mı dediniz? Burada felsefe yapmıyoruz; suni gündem oluşturmayın!

3. Geçen bi köşe yazarı konuyu gündeme getirdi. Bir diğer “kardeş” “Şanzelize Düğün Salonu” diye kitap yazmış! Bu bacı da çok etkilenmiş bu kardeşin sosyokültürel  keşfinden! Oysa burayı okusaydı o “keşfe” dair yüzlerce refarans görürdü, 8-9 sene önce düştüğüm “Hereford Pide Fırını” (Sivas) notundan “Marjinal Kuaför” ler başta olmak üzere. Ama konu o değil. Dün gece “Yeteneksizsiniz” ‘i seyerdiyordum. Adana’nın bilmem ne kazasından bir genç “elektro-robotik(?) danke yapacağım” dedi. Acun da “danke” kısmını anlayamadı, “donkey” mi yoksa Almanca “danke” mi, nasıl yazılıyor diye sordu. (daha&helliip;)

Read Full Post »