Archive for the ‘Amerika’ Category

robert-amsterdam-turkiye-ye-geliyor-1499756758Daha önce söylemiştim: “Hizmet Erleri efendimize bu gün nasıl hizmet ederiz diye sorarken AK Erler (bu benim uydurmam-paralellik olsun) “bu gün efendimiz için ne yapıyor görünebiliriz” diye sorar.
Malesef Batı cephesinde değişen fazla şey yok. Yapılan hala “kim daha reyisçi, kim daha FETÖ karşıtı, Reyis’in istediklerinin gönülden savunucusu ve karşılığında kim daha çok maddi manevi rantı hak ediyor” rekabetinden ibaret.

Mücahit Amsterdam FETÖ’ye karşı!

Alın bizim medyanın dilinden düşüremediği Amsterdam’ın kitabı haber-yorumlarını Bir temsili örnek: FETÖ Apple’ı nasıl kazıkladı Habere göre, FETÖ sadece Amerika Hükümeti’ni kazıklamakla kalmamış, ucuza aldığı arsayı Apple’a pahalıya satarak Apple’ı da kazıklamış. N’olamazz, Nayır! Hangi vicdan sevgili,tüyü bitmemiş Apple’ımızın paracıklarını iç etmeye müsaittir!?

İyi de bize ne Amerika’yı, dünyanın en zengin şirketi Apple’ı kandırıyorsa? Kendi zararlarımızı kurtardık da sıra Amerikan dolarlarını FETÖ’den kurtarıp Trump’a teslim etmeye mi geldi?

Kül yutmaz bacım tabii ki böyle diyeceğimizi ön görmüş ve tedbirini almış. “Bu kitabı bizden önce Amerikalılar okumalı” imiş.
(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Melis-AHCoşkunDünyadüzdiyengençBiri “bizim” mahalleden, diğeri standard “öbür mahalle” prodüksiyonu iki cehalet örneğini konuştuk, belki hala konuşuyoruz son günlerde.Biribirinin tıpkısının aynısı denmesi zor, ama örtüşen en azındaN cehalet boyutu var ve bu notları düşme nedenim de özellikle o boyut.

Birinde laik mahalleden (şimdi laik, laikçi, Türk laikçisi, Fransız laicisti ayrımı gibi bayat konulara girmeyelim) bir Kahverengiburunlueskibeyazkaptan çağdaşı hatun. Hatun’un söylediği kendi mahallesinden iki sapığın ensest ilişkisi üzerine ortaya attığı “%40 ensest yapıyor; şaşıracak ne var bunda”çıkışı (tahminim yazı fikirleri en azından Ertuğrul’a ait, fazlası değilse).
(daha&helliip;)

Read Full Post »


1. Amerika’yı Yahudiler yönetir. Onlar isterse düşman bildiklerinin üstüne atom bombası da attırırlar Conilere. Detaylara girmeyeceğim ; buradaki bir çok yazımda anlattım bir kısmını. Merak edenler Paul Findley’in “They dared to speak out” kitabı ile başlayabilir. (Hamiş: Türkçe’ye de çevrilmiş).

2. Hal böyle olunca İsrail hedef belirler, Washington vurur. Aklıma gelmişken Trump’ın neden hala gitmediğini merak ediyorsanız cevap Yahudiler’dir. ABD şimdilerde Netanyahu’nun kadım dostu-akrabası, azılı siyonist, Kushner Ailesi (Trump’ın kızını da Yahudi yapan Milli Damat Jared Kushner var ya işte o) tarafından yönetiliyor. ..ve Trump’ın koruması da onlar. Böyle aptal, hiç bir değeri olmayan megalomanı daha nerden bulacağız? Fırsat varken sonuna kadar kullanalım” diyor Tel Aviv.

3. Bunun Zarrab’la ne alakası var diyorsanız biraz cahil kalmışsınız; analitik düşünceniz de zayıf kalmış.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

D.RockefellerÖncelikle bu yorum yazarının “komplo teorileri” kavramını nötral olarak gördüğü, bilgiye, istihbarata dayanan, Watergate’ten Viet Nam’da Mi-Lai katliamına, sonradan doğruluğu tarihe geçen pek çok komplo teorisinin olduğunu not ederek “iyi ve kötü komplo teorileri vardır” fikrinde olduğunu ve bunu da bir kaç yıl önce Star Gazetesi Açık görüş’te “Komplo teorilerimiz çoktur, zira komplolarımz çoktur” başlığı ile yayınladığını not etme zarureti var zira yazının ana konusu kötü, bilgiye dayanmayan, tabiri caizse işkemeden komplo teorilerinin yarattığı tahribat.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

clinton-trump2Özetin özeti. Tahminim ABD yarin ilk kadın ve ilk karı-koca başkanını seçmiş olacak.

Önce hatırlamakta yarar var: ABD otomatikte çalışır. Bu otomasyonun veya establishment denilen kurulu düzenin dümeninde Yahudi var. Başkanın adı Nixon, Kennedy, Burak Hüseyin veya Hillary olsun rengi siyah beyaz veya mavi, cinsiyetierkek veya kadın olsun, bu kuralı unutrmayın: Paradigmayı değiştiremezsiniz.

Ondandır Donald Trump gibi bir cinsel sapık, soytarının o seviyelere gelmesi mümkün. Zira o yönetmeyecek ki ülkeyi. Ülke otomatik pilotta.

Ama hiç mi fark etmez kimin oraya oturacağı. Eder, bir miktar, düzeni belirleyen temel politikalar, zihniyet sabit kalır ama bazı tavırlar, öncelikler değişebilir. “Amerika hapşurduduğunda biz grip oluruz” dan mütevellit, gerek biz gerek dünyanın geri kalanı için Clinton veya Trump seçeneklerinin bazı muhtemel sonuçları:

Clinton seçilirse

1. Sözlükte statükonun karşısında onun resmi var. Düzenin ağababalarının onu tercih etme nedeni de bu: Sürpriz olmaz, söz dinler, insiyatif almaya kalkmaz. (daha&helliip;)

Read Full Post »

firatkalkani21. Suriye’ye fiziksel olarak müdahil olmamızın başlangıcında hedef hem DEAŞ hem PKK olarak ilan edilmişti. Hatta Fırat Kalkanı adı önceliğin PKK (PYD) olduğunu ima ediyordu. Ama şu ana kadar orada PKK hedeflerine yönelik tek mermi atıldığını duymadım. Her gün kaç DEAŞ hedefine kaç bomba atıldığı raporlarını takip ediyoruz.

2. “PKK Fırat’ın doğusuna çekilmezse hedeftir; Menbiç’i alırız (ÖSO vasıtası ile)” dedik yetkili ağızlardan. Aynı yetkili ağızlar “ABD PYD-YPG çekildi diyor ama çekilmedi” dediler; biz sadece DEAŞ’a attığımız bomba sayımına devam ediyoruz. Internette tartıştığım bir gavur gazetecinin ifadesi ile biz “talked the talk but did not walk the walk” (çok efelenme, fiiliyat yok)

3. Geldiğmiz noktada artık PKK Fırat’ın doğusuna çekilsin talebimizi de duymuyoruz. Yeni hedef: Rakka’ya sıcak bakıyoruz.

Bunlardan ne çıkıyor:

1. Suriye’de ABD ve muhtemelen Rusya da ancak DEAŞ hedeflerine dönük ABD’nin kara gücü rolüne müsade ediyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Erdoğan-Obama“Dakikalar” ‘ı çift anlamlı kullandım. Biri artık hepimizin tartışır olduğu görüşmenin olması yanında süresinin kaç dakika olduğunun önem ve ehemmiyeti. Diğeri ise gavurların “tutanak” veya konuşulanlar yerine kullandığı “minutes”.

Dakikalar, yani süre

Bu “kaç dakika görüştü” meselesi yeni değil. Benim aklıma gelen ilk dikkat çekme, İnönü’nün damadı (nam-ı diger Milli Damat) Metin Toker‘in 1974 Kıbrıs Çıkartması sırasında, kayınpederi Milli Şef’i devirdiği için hiç hazzetmediği Ecevit’i küçük düşürmek için bir gazetede (Sanıyorum Cumhuriyet) yazdıkları idi. Çıkartma’dan bir gün önce İngiltere’ye gidip onların garantör devlet olarak müdahele etmesi için yalvaran Ecevit zamanın İngiliz Başbakanı Harold Wilson ile görüşmesinin sadece on dakika sürmesi üzerine şöyle bir şeyler yazmış idi.

On dakikada ne konuşulur ki?

How are you Mr. Ecevit?

Fine, thank you. How are you Mr. Prime Minister?

Fine, thank you.

How is Mrs.Ecevit?
-She is fine thank you,
How is Mrs. Wilson?
She is fine, thank you
………..

ve on dakika doldu” (hafızadan).

Ve madem gerilere gittik. O zamanlar başbakanlar ABD’ye gittiğinde başkanla falan görüşemezdi. Şansları yaver giderse dışişleri bakanı…Çıkartma sonrası The Ambargo’dan önce Türkiye’ye gelen en yüksek devlet adamı Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco idi; o da “Mr. İcvit”‘in kulağını çekmek için. Menderes ABD’ye gayri-resmi ziyaret için gittiğinde (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »