Archive for the ‘Bekir L. YILDIRIM’ Category

Dersimin kayıpkızlarıÇocukluğumda hafızama yer etti bahsedeceğim karakterler ve hiç çıkmadılar.
Birincisi, doğduğum köy, Sivas’ın Yıldızeli İlçesi, Kavak Köyü’nden.

Çocukluğumda yaz tatillerinde babamdan yalvarıp yakararak izin koparıp, bir kaç günlüğüne gidebildiğim Köy’de bir aile yaşardı. Evlerine de gitmiştim bir defa. Muhtemelen köyün en temiz, düzenli hatta diğerlerine kıyasla en modern evi idi. Ailenin hali vakti yerinde idi köy ölçeğinde. Akranım sayılabilecek iki oğulla tanışmıştım.Sanıyorum ikisi de öğretmen oldular. Aklı başında, düzgün kişiler olarak yer etmiş hafızamda.

Ama neden bu aile için, arkasından “gavur” veya “Ermeni”diye bahsederlerdi?
(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Yaş-3.5- 12
(daha&helliip;)

Read Full Post »

2011’de yazmışım. Güncellemeye ihtiyacı yok.
*******************

Bu gün notlara ulaşmak için kullanılan terimlere göz attım. Bir tanesi “kurban kemiği köpeklere verilir mi” sorusunu arama motoruna girmek sureti ile ulaşmış. Sorunun muhatabı değilim (İslam fıkhı zaviyesinden) ama aklım, vicdanım, kurbanın manası hakkındaki anlayışıma dayanarak “ne sakınca olabilir ki” diyorum; belki o kemiğe muhtaç insanlar var iken köpeğe vermeyi tercih etme gibi istisnai durumlar problemli bulunabilir, herhalde.

Neyse, o soru bana dostları hatırlama ve hatırlatma vesilesi oldu demek için girizgah idi okuduğunuz. Ve geçmişte düştüğüm bir notu tekrar ısıtıp kavurma niyetine önünüze sürmeye karar verdim.
*****************************************************

Yazıyı Ramazan’da yazmıştım. Değişikliğe hacet yok. Yazı bir vicdan uyandırma servisi çağrısı idi nihayetinde. Vicdanın Ramazan’ı, Kurban’ı olmaz zira. Ben gayretten sorumluyum.
Buyurun.
*******************************************
İslam’da hayvanların yeri üzerine fetva verecek teçhizatım da yok salahiyetim de. Söyleyeceklerimin muhatabı tüm insanlık, kaynağı da vicdan ve akıldır. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Then God said, “Let us make man in our image, after our likeness; and let them have dominion over the fish of the sea, and over the birds of the air, and over the cattle, and over all the earth, and over every creeping thing that creeps upon the earth.” So God created man in his own image.. And God blessed them, and God said to them, “Be fruitful and multiply, and fill the earth and subdue it; and have dominion over the fish of the sea and over the birds of the air and over every living thing that moves upon the earth.

(Genesis 1:26–28).

You create the
earth and the sky
a billionth power of a billionth power of a billion: the infinity
And a the World magnitude of which is but a dust particle in that infinity
And the sun, air and water which breathe life into it
and the perfect harmony that life formed with your universe

Dinosaurs, gazelles, wolves and birds, insects and flowers who recited your name in everything they did
The magnificent coexistance with blue ocean, rain, river, mountain,
the deer that drank from that river and the beaver built dams on the side of that lake
(daha&helliip;)

Read Full Post »

pOLAR bEAR

“Tanrı, “Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, sığırlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun. … Yeryüzünü doldurun ve hakimiyetiniz altına alın.. İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak. … Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı gün oluştu.”
(İncil, Yaratılış: 25-29

Yeri, göğü,
milyarın, milyarinci gücünün milyarinci gücünü: sonsuzluğu,
O sonsuzlukta bir toz tanesi mesabesindeki dünyayı
Ona hayat üfleyen havayı, suyu, güneşi
ve o hayatın kâinatla aldığı muhteşem terkibi,
Her an seni zikreden balıkları, dinozorları, filleri, kurtları, kuşları, böcekleri, çiçekleri
Mavi okyanusun, yağmurun, derenin, tepenin mükemmel harmonisini
O dereden su içen ceylanı, gölün kenarında baraj yapan mühendis kunduzu
O mis kokulu çiçekten bal yapan arıyı, güle en güzel aşk şarkısını yapan bülbülü,
tarım yapan karıncayı yaratan akıl almaz büyüklük, güzellik, güç!

..ve düşündün, “Hmm bir şey eksik” dedin,
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Buradaki pek çok notumda zikretmişliğim vardır “alternatifsizliğin canı çıksın” türü ifadeleri. Artık Etyen Mahcupyan’dan diğer Karar yazarlarına ve bir çok AK Parti’ye yakın köşe yazarı, anketçi, konuşmacının da not ettiği gerçek şu ki “küskün AK Partili”, “şehirli muhafazakar”, “AK Parti’nin entellektüel kesimi” vb tavsif edilen memnuniyetsizler kesimi ciddi bir eşiğe ulaşmış vaziyette. Evet, Saadet’in Büyük Birlik’in “anahtar” olduğu bir konjunktürde buna “kaderi değiştirme eşiği” demek hiç da mantık dışı değil. Devlet’e pirince giderken evdeki bulgurdan olma halinden bahsediyorum.

Nihayet muhalefet (tekmili birden) bunu kavramış olacak ki, o havuzdan çekmeye çalışıyor. Bir çok bakımdan o havuzda bir damla olarak şu kadarını deklere edebilirim:

Evet, hayal kırıklığına uğradım “Erdemliler hareketi” ile. En fazla hayal kırıklığına uğrayanlardan oluşum belki ütopik denecek kadar idealist ümitlere kapılmış olmam, onları kaide üzerine oturtmamdan idi.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

yusuf-ziya-kavakci-880-iha-2_16_9_1524128075

Zat-ı muhteremi yakından tanımayanlar şoke olmuşlar “Gülen özür dilesin, gelsin iade-i itibar yapalım, üniversite kurduralım, alim yetiştirsin, daha önce yaptığı gibi..” mealindeki ifadeleri okuyunca.

Ama yakından tanıyanlar, aile durumu mecburiyetinden tanımış fakir gibi kişiler için fazla şok olmamıştır.

Açıklayayım: “Yaşayan tek fakih.. tek İslam hukuku profu” vb şeklinde yakınları tarafından pazarlanan bu zatın, aile fertlerinin en az bir tanesi Fethullah’ın ABD’deki en makbul prenslerinden ve özel böbrek doktoru olması belli ki Erdoğan için dahi sorun teşkil etmemiş idi. Belli ki maçası, Arınç’ınkinden de Kadir Topbaş’ınkinden de güçlü idi. Zira onların damatlarından çok daha yakındı bu damat Fethullah’a. Başka nasıl açıklanır Erdoğan döneminde iki kız kardeşe, bir kaç toruna kafeteryada yemek beğenir gibi beğendikleri yazarlık, elçilik, vekillik, özel danışmanlık vb mevkilerin hiç bir liyakat kriterine tabi tutulmadan altın tabakta sunulması?
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »