Archive for the ‘Referendum’ Category

Ahh öyle kararsızım ki! Bir tarafta Hakk öbür tarafta Şeytan. Nerden baksan zor tercih. Bir tarafta şeytanla yatakta olanlar, öbür tarafta Tayyip Bey’in deyimi ile sadece “halk ve Hakk” ile ittifak yapanlar. İkisi de cazip farklı nedenlerle olsa da.

Marmaray, metro, köprüler, havaalanları, temiz Haliç, su sıkıntısının tarihe karışması, benim gibiler için yiyecek makarna ve bulgur, yakacak kömür, karnımı kaşıyacak sıcak bir yuva, boyu uzun şarapçı Cüneyt Özdemir, Cem Boyner, Mine Kırıkkanat, kedi öldürme videolarını Face’e koyan Eskişher Üniversitesi’ndeki “proud to be white” entel ve diğer çapulcuların boylarını uzatmaları için havyar, balık ve şarap, selfieleri için I-pad, arabaları için yol yapılması, daha önceleri statü sembolü olan uçağa binme tecrübesini bu gün çocuk bakıcılarının dahi yaşıyor olması…. güzel ama öbür yanda da CHP-Çoban Sülü’nün asr-ı saadeti nostaljisi var. Boşuna dememişler “geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer”. Film şeridi gibi canlanıyor hatıralar:

70lerin ortalarında 250 gram sana yağı istihkakını almak için Taksim’den Beşiktaş Belediye Tanzim Satış Mağazası’na gitmek, 1.5 saat kuyrukta bekledikten sonra, kağıda sarılmadan (poşet de ne?) yüzüme fırlatılan margarinin eve gelmeden eriyip damlamaya başlaması, Taksim Tekel’de Samsun sigarası kuyruğuna girmek için zamanın geç olduğunu fark edip “yarin erken kalkmalı” diyişler, çöp dağları, Haliç’in bir kaç km uzaktan burnunuza gelen o romantik lağım kokusu…Polisten ehliyet almak için açıktan verdiğimiz standart rüşvet! “Bu ne için” diyenlerin yediği dayaklar…Cebimizde yanlış gazete ile yanlış mahalleye gitmemeyi bilecek kadar akıllı olduğumuz günler..Kilometrelerce benzin kuyrukları.. Hastane’de 1 dakikalık vizite için 4 saat bekleyip sıra gelmeden eve döndüğümüz, Pangaltı’dan Beyazit’e 2.5 saatte, balık istifi otobüslerde vardığımız günler, Sülü’nün yeğenlerinin sahte mobilya ihracatı ile devletten milyarlarca dolar götürdüğünü okuduğumuz “bazı gazeteler” ve onu savunan Nazlı Ilıcak ve kocasının Tercuman’ı(daha&helliip;)

Read Full Post »

Genel kültür sorusu:
Aşağıdaki resim neyi temsil ediyor?

A- Los Angeles Times’tan California Eyalet seçim tahminleri başlık grafiği?
B- Wellington Herald’den Yeni Zelanda genel seçim anketi?
C-Guardian’dan “bu gün seçim olsa” anketi başlığı?
D-Sydney Statesman’ın Queensland-Avustralya Eyalet Secimleri anketi?

Bilemediniz!

Bugün Gazetesi’ndeki 15-20 tıklamada okuyabileceğniz “bu gün seçim olsa” haberinin sunumundaki ilk tıklama karesi. (daha&helliip;)

Read Full Post »

1. Önce bu milleti tebrik etmek lazım. Demokrasi bize bir kaç boy büyük gelir. Bu millet demokrasiden anlamaz. O üstün Batılalara lazım” diyenlere şamar gibi cevap verdi. İyi başlangıç; devamını bekleriz. Demokrasinin ne olduğunun, nasıl tesis edildiğinin, nasıl korunduğunun şuurunda bir millete doğru daha da emin adımlarla yürüyoruz. Demokrasinin, meşruiyetin, daha ahlaki, daha ileri bir yönetimin girdilerini tadan millet geri gitmez bir daha.

2. Tebrikler Sayın Başbakan, Hükümet, Ak Parti! Tarihi bir zafer. Bu bir günde olmadı. Bu devrim gibi evrimin bir merhalesi. Yürek farkı, seviye farkı, kalite, çap farkı getirdi zaferi. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Hürriyet’in haberinden anladığımız kadarı ile koyunların çoğunluğu hayır kampında imiş.

CHP ve Bodrum Yurttaş İnsiyatifi adlı bir çağdaş düşünce kuruluşu ile işbirliği yapan 400 koyun Referendum konusundaki düşüncelerini bir gösteri ile ifade etmeye karar vermişler. Grup adına konuşan ismini vermek istemeyen bir koyun (ipucu: H harfinin ortasındaki yatay çizginin sağ ucu bölgesinde) “Tüm Türkiye’li koyunlar da bizim gibi hadlerini bilsin. Biz etinden, sütünden, postundan yararlanılmak, güdülmek için varız. Kendi adımıza karar vermek, çobanlarımıza karşı hak aramak, bize sürü muamelesi yapanlardan hesap sormak ne haddine çağdaş bir sürünün? Bizi adam mıyız ki bizi adam yerine koysunlar?(daha&helliip;)

Read Full Post »

Evet, herkesin aklındaki soru bu. Benim cevabım, kesin ve ikirciksiz: Emin değilim.

Zira aldığım sinyaller karmaşık. 29 Mart Seçimleri’nden önce CHP için sorsa idiniz evet diyebilirdim. Zira verileri objektif tahlilini yapıp sonuç çıkarmaya programlanmış bir mühendis zihni benimkisi. O zamanki veriler bunu işaret ediyordu. Türbanlılara rozet takan, onları seçim afişlerinin ortasına yerleştiren, kara çarşaflıları medya önünde üye yapan, kamera-sever bir Başkan (ah o kamera tutkusu!! Boşuna dememiş atalarımız “kamerayla yaşayan kamerayla ölür” diye) vardı o zamanlar.

Şimdi de Kağıttepe’li, kooperatif villalarının havuzlarının hiç birinin ölçüleri 9×16 yı geçmeyen Ecevit_Lenin kasketi, Etro gömleği ile tam bir Gandi görüntüsü sergileyen, “biz Başbakan gibi söz verip arkasında duranlardan değiliz”, (daha&helliip;)

Read Full Post »

Varsın bazılarına, mesela demokrasiye yeni yeni göz kırpmaya başlayan eski solcu yeni iberal, seküler, Batıcı demokratlara partizan gelsin söyleyeceklerim. Kendimi “yetmez ama evetçiler” gibi bir gruba koyma lüzumu hissetmiyorum. Bu arkadaşlar bu günlerde (muhtemelen bu gün) Tünel’den Taksim’e “yetmez ama evet” yürüyüşü yapacaklarmış. Kendilerini destekliyor başarılı bir yürüyüş olmasını diliyorum. Şartlarım müsade etseydi katılırdım da. Nihayetinde ben bu yürüyüşler, gösteriler toplantıların her birini bir demokasi bilinci artan, olup bitene müdahil olan bir toplum emaresi olarak okuyorum.

Ama “yetmez ama evetçiler” diye bir ayırım yapmayı manasız buluyorum. Sebep gayet basit: (daha&helliip;)

Read Full Post »

Fazıl Say sempatik gelir bana. Yok, klasik müzikten anladığımdan veya onun iyi bir klasik müzik bestecisi (Sazan Aksu gibi ‘şarkı yazarı’ ile karıştırmayın, Fazıl kızar ha!) veya icracısı olduğunu bildiğimden de değil. Klasik müziği düzenli iş yıllarımda ofiste fon müziği olarak dinlerdim; lisansüstü öğrencilik yıllarımda da biraz. İyi gelirdi zihnime. O kadar.

Nedense her görüşümde aklıma ellerindeki pikanları kemiren sevimli sincaplar gelir. Ordan severim Fazıl’ı, bir. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »