Archive for the ‘Din’ Category

Faruk-ErolBiraz da pazar olmasından olsa gerek hınzırlığım üzerimde idi. Prof. Dr. Faruk Beşer’e bu günki yazısı ile biraz alakalı, daha çok da alakasız bir e-posta (dikkatinizi çekerim gavurca e-mail değil, güzel Türkçe e-posta!) yazdım ki ne ilk günahımdır, gazeteci, yazar, alim, uzman, akil adam, ord.prof.doç.drlarımız’a (sahi bizim alimlerin titreleri neden gavurlarınkinden uzundur bilen var mı?) ne de son olacak gibi. “Akıllı ol” mamı dahi öğütleyenler oldu (ayniyle vaki) ama nafile!
Geçmişte bunları burada paylaşmadım ama bugün 30 Ağustos, Dünya Barış Günü, vesilesi ile müessesemizin hedayesi olarak paylaşıyorum. Unutmayınız: Münzevi’nin notları milli mecradır!
******************************
Konu: “Sahih sünnet” belirlemenin kesin bir yöntemi mi var, yoksa adamına göre değişiyor mu? (Düzeltme. Hadis diyecektim, “sünnet” yerine ama ona da uyar, neticede-BLY)
Muhterem Hocam,
Mesela geçmişte sahih sandığınız sözün sahih olmadığını hangi yöntemle belirlediniz? Turnusol gibi bir test mi var, yoksa “o zaman öyle zannettim, şimdi böyle zannediyorum, yarın başka türlü zannedebilirim” mi?

Bir de şu gazetenizde yazan bir prof.dr. ilahiyatçının bir diğer prof.dr. ilahiyatçı yazara söylediği şu sözlerin hikmetini sormak isterim:

“Daha İstanbul’a geleli kaç yıl oldu ki gonuşuyong köylü!? Ben 38 yıldır geçimimi tasavvuftan sağlarım; hem de İstanbul’da doğdum! “.
(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

2011’de yazmışım. Güncellemeye ihtiyacı yok.
*******************

Bu gün notlara ulaşmak için kullanılan terimlere göz attım. Bir tanesi “kurban kemiği köpeklere verilir mi” sorusunu arama motoruna girmek sureti ile ulaşmış. Sorunun muhatabı değilim (İslam fıkhı zaviyesinden) ama aklım, vicdanım, kurbanın manası hakkındaki anlayışıma dayanarak “ne sakınca olabilir ki” diyorum; belki o kemiğe muhtaç insanlar var iken köpeğe vermeyi tercih etme gibi istisnai durumlar problemli bulunabilir, herhalde.

Neyse, o soru bana dostları hatırlama ve hatırlatma vesilesi oldu demek için girizgah idi okuduğunuz. Ve geçmişte düştüğüm bir notu tekrar ısıtıp kavurma niyetine önünüze sürmeye karar verdim.
*****************************************************

Yazıyı Ramazan’da yazmıştım. Değişikliğe hacet yok. Yazı bir vicdan uyandırma servisi çağrısı idi nihayetinde. Vicdanın Ramazan’ı, Kurban’ı olmaz zira. Ben gayretten sorumluyum.
Buyurun.
*******************************************
İslam’da hayvanların yeri üzerine fetva verecek teçhizatım da yok salahiyetim de. Söyleyeceklerimin muhatabı tüm insanlık, kaynağı da vicdan ve akıldır. (daha&helliip;)

Read Full Post »

pOLAR bEAR

“Tanrı, “Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, sığırlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun. … Yeryüzünü doldurun ve hakimiyetiniz altına alın.. İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak. … Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı gün oluştu.”
(İncil, Yaratılış: 25-29

Yeri, göğü,
milyarın, milyarinci gücünün milyarinci gücünü: sonsuzluğu,
O sonsuzlukta bir toz tanesi mesabesindeki dünyayı
Ona hayat üfleyen havayı, suyu, güneşi
ve o hayatın kâinatla aldığı muhteşem terkibi,
Her an seni zikreden balıkları, dinozorları, filleri, kurtları, kuşları, böcekleri, çiçekleri
Mavi okyanusun, yağmurun, derenin, tepenin mükemmel harmonisini
O dereden su içen ceylanı, gölün kenarında baraj yapan mühendis kunduzu
O mis kokulu çiçekten bal yapan arıyı, güle en güzel aşk şarkısını yapan bülbülü,
tarım yapan karıncayı yaratan akıl almaz büyüklük, güzellik, güç!

..ve düşündün, “Hmm bir şey eksik” dedin,
(daha&helliip;)

Read Full Post »

yusuf-ziya-kavakci-880-iha-2_16_9_1524128075

Zat-ı muhteremi yakından tanımayanlar şoke olmuşlar “Gülen özür dilesin, gelsin iade-i itibar yapalım, üniversite kurduralım, alim yetiştirsin, daha önce yaptığı gibi..” mealindeki ifadeleri okuyunca.

Ama yakından tanıyanlar, aile durumu mecburiyetinden tanımış fakir gibi kişiler için fazla şok olmamıştır.

Açıklayayım: “Yaşayan tek fakih.. tek İslam hukuku profu” vb şeklinde yakınları tarafından pazarlanan bu zatın, aile fertlerinin en az bir tanesi Fethullah’ın ABD’deki en makbul prenslerinden ve özel böbrek doktoru olması belli ki Erdoğan için dahi sorun teşkil etmemiş idi. Belli ki maçası, Arınç’ınkinden de Kadir Topbaş’ınkinden de güçlü idi. Zira onların damatlarından çok daha yakındı bu damat Fethullah’a. Başka nasıl açıklanır Erdoğan döneminde iki kız kardeşe, bir kaç toruna kafeteryada yemek beğenir gibi beğendikleri yazarlık, elçilik, vekillik, özel danışmanlık vb mevkilerin hiç bir liyakat kriterine tabi tutulmadan altın tabakta sunulması?
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Bu site ile alakamı, siteyi bir kaç gencin yardımı ile kurduğum zaman yazmıştım. Son zamanlarda bu bloga ulaşmak için kullanılan terimlerde “derin düşünce” kelimelerini görür olduğum için bir kaç satır açıklama yazma ihtiyacı hissettim.

Beni birazcık tanıyanlar en azından “derin düşünce” gibi kendini bilmez, ebleh ifadesinin bana ait olamayacağını bilir. Boşuna dememiş atalarımız: “Derin düşünüyorum” diyenlerin dünyanın Fethullahları veya Aysun Kayacıları olma şansı, Einsteinları veya Nietzcheleri olma şansından yüksektir.

Açıklama ve sahtekar bir FETÖCÜ oğlanı ifşa etme

Türkiye’ye döndükten sonraki yıllarda (2005-2006 gibi) Mustafa Akyol’un sitesinde takılır, yorum yazar, okurdum. Bir çeşit tartışma platformu idi ve elimde boş zaman çoktu. Orada özellikle İslami konulardaki tartışmalarda bir çeşit İslami hassasiyet, İslam’a, Müslümanlara hamiyetini gözlemlediğim, konularda hakimiyeti, ifade kaabiliyeti olduğunu düşündüğüm bir kaç genç ve bir kaç da özgün düşünce sahibi ama pek de İslami kesimden olmayan – evet ateist ama demokrat olan da vardı- kişiler ile temas kurup “bir site açalım, orada yazalım hepimiz de” dedim.

Temas kurduklarım istekli gözüktü. Mustafa Akyol da ilk katılanladan idi. Ve işin teknik detaylarını gençler halletti. (Fazla da bir iş yoktu; hazır format, kayıt vs; ticari amacım yoktu zira).

Problem burada başladı. Önce bu fark edilme özgüveni dolu, gayet derin düşündüklerinden emin gençler, Mustafa Akyol’un o zaman için manidar “Derin Demokrasi” (Derin Devlet’ten mülhem) teklifini beğenmeyip “Derin Düşünce” koydular sitenin adını! Kibarca “Arkadaşlar bu fazla iddialı bir isim; biraz daha mütevazi bir isim olsa” nasihatimi veto ettiler demokratik olarak!
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Haber ‘e göre merhum Erbakan Hoca’nın oğlu Fatih Erbakan ve damadı Mehmet Altınöz (Elif’in kocası) Saadet Partisi’nin mallarına haciz koydurmuş, ödenmeyen kiralar için. Okuyalım:

“Saadet Partisi’nin (SP) ‘manevi lideri’ Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan ve damadı Mehmet Altınöz, kendilerine ait şirkete olan kira borcu nedeniyle SP’nin hesap ve araçlarına haciz koydurdu. Haciz konulan gayrimenkuller arasında genel merkez binası da var. Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun makam aracına ise ‘yakalamalı haciz’ işlemi uygulandı”

Bugün gazeteler bunu haber olarak verdiler sadece. Ama emin olabilirsiniz önümüzdeki günlerde yorumların sökün edeceğinden. Benimkisi ilk tepki; fazla geciktrirsem belki medya yorumları ile yalın, özgün fikirlerim kirlenir diye korktum.

Arka plan bilgisine sahip değilseniz olayı basit bir alacak verecek icra takibi vakası sanabilirsiniz. Ama İslami Partiler ile az çok ilgilenmiş, 40 yaşının üstündekiler arasında kazın ayağının hiç de öyle olmadığı bilinir.

Herkesin bildiği, lakin SP’nin şimdiki yönetcilerinin dahi ikrar etmekte biraz utangaç davrandığı (nedeni sonraya) sırrı ifşa ediyorum: (daha&helliip;)

Read Full Post »

robert-amsterdam-turkiye-ye-geliyor-1499756758Daha önce söylemiştim: “Hizmet Erleri efendimize bu gün nasıl hizmet ederiz diye sorarken AK Erler (bu benim uydurmam-paralellik olsun) “bu gün efendimiz için ne yapıyor görünebiliriz” diye sorar.
Malesef Batı cephesinde değişen fazla şey yok. Yapılan hala “kim daha reyisçi, kim daha FETÖ karşıtı, Reyis’in istediklerinin gönülden savunucusu ve karşılığında kim daha çok maddi manevi rantı hak ediyor” rekabetinden ibaret.

Mücahit Amsterdam FETÖ’ye karşı!

Alın bizim medyanın dilinden düşüremediği Amsterdam’ın kitabı haber-yorumlarını Bir temsili örnek: FETÖ Apple’ı nasıl kazıkladı Habere göre, FETÖ sadece Amerika Hükümeti’ni kazıklamakla kalmamış, ucuza aldığı arsayı Apple’a pahalıya satarak Apple’ı da kazıklamış. N’olamazz, Nayır! Hangi vicdan sevgili,tüyü bitmemiş Apple’ımızın paracıklarını iç etmeye müsaittir!?

İyi de bize ne Amerika’yı, dünyanın en zengin şirketi Apple’ı kandırıyorsa? Kendi zararlarımızı kurtardık da sıra Amerikan dolarlarını FETÖ’den kurtarıp Trump’a teslim etmeye mi geldi?

Kül yutmaz bacım tabii ki böyle diyeceğimizi ön görmüş ve tedbirini almış. “Bu kitabı bizden önce Amerikalılar okumalı” imiş.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »