Archive for the ‘Hristiyanlık’ Category

D.RockefellerÖncelikle bu yorum yazarının “komplo teorileri” kavramını nötral olarak gördüğü, bilgiye, istihbarata dayanan, Watergate’ten Viet Nam’da Mi-Lai katliamına, sonradan doğruluğu tarihe geçen pek çok komplo teorisinin olduğunu not ederek “iyi ve kötü komplo teorileri vardır” fikrinde olduğunu ve bunu da bir kaç yıl önce Star Gazetesi Açık görüş’te “Komplo teorilerimiz çoktur, zira komplolarımz çoktur” başlığı ile yayınladığını not etme zarureti var zira yazının ana konusu kötü, bilgiye dayanmayan, tabiri caizse işkemeden komplo teorilerinin yarattığı tahribat.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Kaverengiburunlubeyazeskikaptan ‘ın hayatı Noel kutlamasından ibaret. Ona artık kelime sarfetmeye hacet yok. Ama işi son günlerde “Noel’ime dokundurtmam” gayretkeşliğine dönüştüren (gavurlara, yeni müttefik “çağdaşlara” yaranma kapmanyası)  Fethullah ve “bu gün ne desem de cool olsam” diyerek klavye başına oturan kırmızı pantolonlu, Noel’in merkezi Nişantaşı’nın pek de kabul edilmeyen sakinine basit bir akıl izan dersi daha verme ihtiyacı hasıl oldu.

Fethullah’ın çocukları haberlere, köşe yazılarında bütün konuları bitirmişler şimdi de “Noel’a karşı çıkanlara savaşa” girmiş durumdalar. Zırvalarını tek tek alıntı yapmaya hacet yok. Ayn zırvann tekrarından ibaret.

Bir kaçına cevap:

Zırva 1 : “ben bu ülkede Noel’i kutlayan bir kişiye rastlamadım”. Adamların yaptığı yılbaşını kutlamak. (daha&helliip;)

Read Full Post »

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Bob DylanBu gün Star’da, ahlaki duruşunu takdir ettiğim bir kaç köşe yazarı-aktivistten biri Hakan Albayrak’ın “Bob Dylan’a açık mektup” yazı başlığını görünce merak sardı, “bu da nereden çıktı” dedim. Yazıyı okudum. O’nun Hristiyanlığa geçtiğini ilan etmesi haberi üzerine yazmış: İslam’a çağırıyor.

Daha önce Taraf yazarı Mithat Sancar onu “şair, feylesof, .. “vs diye yüceltince gülüp geçmiş idim. Hakan Albayrak’ı kardeşim saydığım için bir iki satır mesaj yazdım gerçek Dylan hakkında. Paylaşıyorum:
********************************************************

Yahudidir. (hayatı boyunca Yahudiliğin bütün avantajlarından yararlanmıştır)

İyi pazarlamacıdır

PR’ı en iyi bilendir

Yahudi olduğu için Yahudi kültür endüstrisi ondan bir ikon yaratmıştır

Felsefi derinlik yoktur (Bir diğer Yahudi Woody allen “ben entellektüel değilim; gözlüklü olduğum için öyle sanarlar” demişti ya? Hah işte odur Dylan)

İşe Woody Guthrie’yi taklitle başlamıştır. Ürettiklerinin çoğu ondan “esinlenme” dir.

-ABD’nin “Anadolu çocuğunu” oynar ama hali vakti yerinde bir Yahudi ailesindendir…

-Davası mavası, muhalifliği falan yoktur (Joan Baez “Dylan nerde diyorlar; aptal! Dylan hiç orada olmadı ki” der. Evet, ateist Joan Baez ahlaken hep ondan yüksek yerde durdu ama onun da kafası basmazdı meselelere. Son olarak Gezici oldu o da)
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Ayasofya’nın statüsü konusunda Hükümet’i içeride ve dışarıda köşeye sıkıştırma gayretlerine ve bilumum Pensilvanyalıların hayaline rağmen “Müslüman Gezisi” türü eylemlere veya bununla Erdoğan’ı sandıkta cezalandırmaya müsait bir ‘sosyoloji’ mevcut gözükmüyor.
Ayasofya’ya ‘Müslüman Gezisi’

 
Bekir L. Yıldırım/Yazar

Ayasofya 1935 yılında, zamanın ruhuna uygun şaibeli bir kararname ile müzeye dönüştürülmesinden beri, zamanın ifade özgürlüğü nispetinde tekrar İslami ibadete açılması talepleri olmuştur. Son yıllarda bu talebin daha sık ve daha yüksek sesle yapılabiliyor olması da herhalde içerde ve daha çok da dışarıda resmedilen, sesi çıkamayan bir toplum emaresi olmasa gerek.  Yakın zamanlarda bu talepte bulunanlar arasında TBMM’de bu yönde teklif veren MHP’li milletvekili Yusuf Halaçoğlu, SP, BBP’li siyasetçiler ve onlarla bağlantılı gençlik örgütleri ve bundan siyasi çıkar sağlayabileceğini düşünen muhtelif gruplar vardı.  Ama son kampanya arkasındaki aktör(ler), beklenen işlevsellik, iç siyaset-dış siyaset bağlantısı ve kullanılan yöntem gibi birçok zaviyeden mercek altına alınmayı hak ediyor. Bu aktör de artık pek çoklarının tahmin edebileceği gibi Gülen Örgütü (GÖ).

GÖ’nün son Ayasofya kampanyası konusunda takındığı tavra bakıldığında görülüyor ki ya  taktik hataları yapıyor ve geri-pedallamak zorunda kalıyor, ya da örgütün modus operandisi gereği her muhatabın nabzına uygun ürettiği mesaj diğer adreslere de gidiyor yanlışlıkla (!).

Devamı Star Açık Görüş’te

Read Full Post »

Dr. Ebubekir Sifil
Milli Gazete

Yarın miladi 2012 yılının ilk günü. Hıristiyan dünya yanında dünyanın oldukça büyük bir kısmı “yeni bir yıla” girmenin heyecanını yaşıyor. Yeni bir yıla girmek insanda niçin bir heyecan oluşturur? Doğrusu işin bu yanını düşünen pek kimse yok. Oysa burada üzerinde durulması gereken iki önemli nokta var: “Yeni bir yıl” ve onu “kutlamak.”

Hemen belirtelim ki işbu “yeni yıl” sadece Hristiyan dünyaya ve onların etkisi altında bulunan kültürlere ait bir zaman algısını yansıtıyor; dolayısıyla izafi ve hatta “muhayyel.” Çinlilerin ve Yahudilerin 3 binli, 5 binli yıllara tekabül eden takvimleri, onların çok farklı bir zaman ve takvim algısına sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla dünyanın bir kısmının yarın gireceğini farz ettiği yeni yıl, onlar için bir şey ifade etmiyor.

Bu durum Müslümanlar için de böyle elbette. Biz kendi zaman ve takvim anlaylışımız içinde yeni yılımızı bir aydan biraz fazla bir süre önce giren Muharrem ayıyla birlikte idrak ettik.

Meseleye “yenil yıl” tabirinin ifade ettiği mana ve hayatımıza getirdiği şeyler açısından baktığımızda Müslümanlarla gayrimüslimler arasında bariz bir farklılık görülüyor. Bizler hayatımıza anlam katan zaman dilimlerini “kut”lar, yani onları kutsal bilir, onların bize bereket, rahmet ve esenlik getirmesini temenni ederiz. Yani bizim o zaman dilimlerini idrakimiz, “eğlence” üzerine değil, kulluğun hatırlanması, teberrük ve esenlik dileği şeklinde kendini gösterir.
(daha&helliip;)

Read Full Post »