Archive for the ‘Felsefe’ Category

Hayal Et

John Lennon

Cennetin olmadığını hayal et
Bir dene,kolay
Aşağıda cehennem yok, yukarıda sadece gökyüzü
Hayal et ki tüm insanlar sadece bu gün için yaşıyor

Cennet de yok chennem de? Merak etme John, Biz var oldukça her iksini de inşa ediveririz. İkisi de var tabiatımızda. Sadece bu gün için yaşamak? Siz hedonist, bencil olmadığını iddia eden çiçek çocukları için cazip gelebilir, özellikle uyuşturucu etkisi altındayken. Ama ben hayal ettim; beğenmedim.

Hayal et, ülkeler yok
Hiç de zor değil
Ne ölmek öldürmek için neden
Ne de din
Hayal et, bütün insanlar barış içinde yaşıyor

Anlamadığın şu John: Bütün kötülük, ülkeler ve Tanrı olmasında sanıyorsun. Hayır, kötülük tabiatımızda. Şeytan ülkelerden de dinlerden de önce vardı DNAmız’da. Darwin’i dinlesene: Ayakta kalma güdüsü.
(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

pOLAR bEAR

“Tanrı, “Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, sığırlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun. … Yeryüzünü doldurun ve hakimiyetiniz altına alın.. İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak. … Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı gün oluştu.”
(İncil, Yaratılış: 25-29

Yeri, göğü,
milyarın, milyarinci gücünün milyarinci gücünü: sonsuzluğu,
O sonsuzlukta bir toz tanesi mesabesindeki dünyayı
Ona hayat üfleyen havayı, suyu, güneşi
ve o hayatın kâinatla aldığı muhteşem terkibi,
Her an seni zikreden balıkları, dinozorları, filleri, kurtları, kuşları, böcekleri, çiçekleri
Mavi okyanusun, yağmurun, derenin, tepenin mükemmel harmonisini
O dereden su içen ceylanı, gölün kenarında baraj yapan mühendis kunduzu
O mis kokulu çiçekten bal yapan arıyı, güle en güzel aşk şarkısını yapan bülbülü,
tarım yapan karıncayı yaratan akıl almaz büyüklük, güzellik, güç!

..ve düşündün, “Hmm bir şey eksik” dedin,
(daha&helliip;)

Read Full Post »

“Gerçek” dediğime bakmayın; ben de flaş flaş medyacılık yaptım mezkur gasteler gibi. Karalioğlu, Ocaktan, Cömert ve arkadaşlarının Star-Akşam’dan gidişinin sebebi tahminim: Tam da Ethem Sancak’ın dediği gibi “felsefe ayrılığı” olduğunu düşünüyorum.

Sex felsefesi hoşunuza gitmiyorsa “arz-talep” diyin.

Bu arkadaşlar diyor ki biz Sabah olmayalım, İslami kimliğimiz, itibarımz var,fazla frikikçi, magazinci takılırsak inanılırlığımız kalmaz tabanda. Sancak da diyor ki: İyi de gençler, ben bu gastelere miyonları hayır, himmet olsun diye yatırmadım.. Halkımız ne Şükrü Hanioğlu’nu bilir ne de Taha Özhan’ı tıklar. Ayşe Özyılmazel diye IQ’su 65, SHQ'(Sexual Hormone Quotient-uydurdum) 265 olan kızımızın felsefesini takip etmeyi yeğler.Bu kredileri kim ödeyecek? Tamam bir adet Nihat Hatipoğlu veya H. Karaman da biz buluruz ille de “İslami” olacaksak” ama hem Doğan’la yarışıp hem de “temiz medyacılık” yapmayı keşfeden varsa onlar alsın. Hem”ahlak” dediğinizde cinsellikten ibaret değil ve dahi “İslami olmanın” da piyasa değeri malumunuz..

Hasılı tahminim, sebep Sabah Grubu için yazdıklarımın aynısı: Felsefe.

Son noktayı koyduğuma göre artık konu kapanır eminim.

Read Full Post »

wilhelm-nietzsche-238x300Dostum yalnızlığa kaç! Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş ve küçüklerin iğnesiyle didiklenmiş görüyorum. Orman ve kaya seninle vakur, susmayı bilirler. Sevdiğin geniş dallı ağaca benze yine! O, denizin kenarında susan ve dinleyen bir tavırla durmaktadır.

Yalnızlığın bittiği yerde panayır başlar ve panayırın başladığı yerde büyük artistlerin gürültüsü ve zehirli sineklerin vızıltısı başlar. Dünyada en iyi şeyler bile, gösterecek kimse bulunmazsa, bir şeye yaramaz. Halk bu göstericilere büyük adam der. Halk büyükten pek anlamaz. Büyük, yaratıcıdır. Oysaki halk yalnız büyük davaların göstericilerini ve artistlerini tanır. Dünya, yeni değerler yaratanların etrafında döner. Görünmeden döner. Oysaki halk ve şöhret artistlerin etrafında döner. Dünyanın gidişi böyledir. Artistin zekası vardır. Fakat zekanın vicdanı zayıftır. O daima en çok inandırabileceği şeye inanır. Yarın başka, öbür gün başka bir şeye inanır. Onun duyguları halk gibi ve hava gibi sık değişir.

Panayır şatafatlı şaklabanlarla doludur ve halk bu büyük adamlarla övünür. Onca zamanın egemenleri bunlardır. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Adından bahse çoğunlukla methiye ile başlanan, en azından “ünlü sosyolog” olduğu hatırlatılan Prof. Şerif Mardin “fanı” olmadığımı bir kaç defa ifade ettim sanıyorum. Yüzüne de söyledim hakında düşündüğümün hülasasını. Burada yayınlamadığım notlar arasında bu “imam öğretmeni döver”, “mahalle baskısı” ve bu gibi endişelerin hülasasından çıkan zihniyet üzerine kendisine bazı eleştrilerde ifade veya ima edilen “yerli oryantalist” şapkasının iyi yakıştığını düşündüğümü yazmış idim. “Tesadüf” bu ya, 4-5 yıl önce İstanbul’da Edward Said anısına düzenlenen Oryantalizm Sempozyumu’nun açış konuşmasında da Oryantalizm savunuculuğu ona düşmüş idi. Boşuna dememiş gavur “pis iş ama birinin yapması lazım”.

İşte bu yellenmesinde entellerin hikmet aradığı “ünlü sosyolog” gene tartışma konusu. Bu konuda Ali Bulaç’a katılıyor, Batı’ya yeteri kadar şüpheci yaklaşmadığını, onların ölçütleri, başlangıç noktalarını fazla itira<zsız kabul ettiğini düşündüğüm Taha Akyol’a ancak kısmen katılıyorum. Geriye ise tamamı ile katıldığım Yusuf Kaplan Yazısı kalıyor. Tavsiye ediyorum.
Zamanı dar olanlar için hülasa: Mardin dünyaya ve bize Batı gözlüğü ile onun öncelikleri, hassasiyetleri ajandası çerçevesinde bakıyor” diyor. Bu da benim ilavem: Kendine ait bir narrative (betimleme?) si yok çünkü kendisinin Cumhuriyetçiler için kullandığı ifade kendine de uyar: “İyi, doğru ve güzel”e ait özgün bir nosyonu yok. *******************************************************
Yusuf Kaplan
Sosyal bilim ne/resi, Şerif Mardin nereye “düş-er”?

Soru/n şu aslında: Gerçek miyiz, gölge mi? Sormamız gereken yakıcı soru bu. Ama kimse sormadı bu soruyu bu ülkede: Gölge oldukları halde, gerçekmiş gibi hareket eden (biz) gölgelerin, böyle bir soruyu sorabilmeleri mümkün mü/ydü? Değil/di elbette. (daha&helliip;)

Read Full Post »

İslam dünyasının geri kalmışlığı son bir kaç yüzyılın bir ‘realitesidir’; bir gün kadar kısa milyonlarca yıllık bir insanlık tarihine nazarla. Farklı değerler sistemi ve sosyal verilere bakılarak İslam dünyasının çok daha ilerde olduğu da söylenebilir.

BEKİR L. YILDIRIM

Yazar

Yakınlarda TV’deki bir tartışma programında bir ekonomi profesörü dünya nüfusunun yüzde 22’sini teşkil eden Müslümanların üretimin yüzde 7’sini sağladığı ve 57 İslam ülkesinin ekonomik olarak bir Amerika değil ancak bir Almanya ettiği gibi verileri İslam dünyasının geri kalmışlığına delil olarak sundu. Bunu ilk yapan o değil tabii. Son 200 yıldır birçok Batılı ve daha çok da yerli aydının bu geri kalmışlık yargısı “I. Cumhuriyet” paradigmasının temelidir. Geri kaldığımız aksiomatik olduğuna göre tartışmaya “niye geri kaldık?” sorusu ile başlamak rasyoneldir. Burada sorgulanan, bu ve benzeri verilerden geri kalmışlık gibi geniş bir teşhise gitmenin objektivitesidir.

Tüketim kültürü kriterleri

Geri kalma veya ileri gitmeden bahsetmek bir felsefi ön kabul gerektirir.
Devamı Star, Açık Görüş’te

Read Full Post »

Bu yazıyı bildik “Müslüman ülkeler geri kaldığına göre müsebbib İslam’dır” tezini son olarak bir TV programında dillendiren Mehmet Altan’ın argumanlarına cevaben Star Açık Görüş için yazmış idim bir ay kadar önce. Mehmet Altan’ın Star’ın baş-yazarı olması hasabı ile herhalde buraya not düşmek daha uygun oldu.

*******************************
O kadar geri kalmamış da olabiliriz

Prof. Mehmet Altan TV’de bir tartışmada dünya nüfusunun %22’sini teşkil eden Müslümanların üretimin yüzde 7 sini sağladığı ve 57 İslam ülkesinin ekonomik olarak bir Amerika değil bir Almanya ettiği gibi verileri İslam dünyasının geri kalmışlığına delil olarak sundu. Bunu ilk yapan o değil tabii. Son 200 yıldır birçok Batılı ve daha çok ta yerli aydının bu geri kalmışlık yargısı “I. Cumhuriyet” paradigmasının temelidir. Geri kaldığımız aksiomatik olduğuna göre tartışmaya “niye geri kaldık” sorusu ile başlamak ta rasyoneldir. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »