Archive for the ‘Günün İncileri’ Category

yusuf-ziya-kavakci-880-iha-2_16_9_1524128075Zat-ı muhteremi yakından tanımayanlar şoke olmuşlar “Gülen özür dilesin, gelsin iade-i itibar yapalım, üniversite kurduralım, alim yetiştirsin, daha önce yaptığı gibi..” mealindeki ifadeleri okuyunca.

Ama yakından tanıyanlar, aile durumu mecburiyetinden tanımış fakir gibi kişiler için fazla şok olmamıştır.

Açıklayayım: “Yaşayan tek fakih.. tek İslam hukuku profu” vb şeklinde yakınları tarafından pazarlanan bu zatın, aile fertlerinin en az bir tanesi Fethullah’ın ABD’deki en makbul prenslerinden ve özel böbrek doktoru olması belli ki Erdoğan için dahi sorun teşkil etmemiş idi. Belli ki maçası, Arınç’ınkinden de Kadir Topbaş’ınkinden de güçlü idi. Zira onların damatlarından çok daha yakındı bu damat Fethullah’a. Başka nasıl açıklanır Erdoğan döneminde iki kız kardeşe, bir kaç toruna kafeteryada yemek beğenir gibi beğendikleri yazarlık, elçilik, vekillik, özel danışmanlık vb mevkilerin hiç bir liyakat kriterine tabi tutulmadan altın tabakta sunulması?
(devamını oku…)

Read Full Post »

Daha önce yazdım Zarrab Davası konusunda esas meselenin ne olduğunu ve dinamiklerini. Bunca “uzman” arasından sesimin duyulacağını sanmasam da bu gün patlayan “Zarrab öldürülecek” bombası üzerine birazcık zihin temizlemeye teşebbüs etmekten alıkoyamadım kendimi. Kısa olacak.

Bu “Zarrab öldürülecek, o adda biri olmayacak” bombası kimden gelse iyi? Evet yeni mücahidelerden Sevilay Yükselir (pardon Yılman’mış) Bacımız’dan:

Şöle diyor bacım:

[Ç]ünkü eğer iddialar doğru ise yeni yılda yani 2018’de Reza Zarrab adıyla, kimliğiyle yaşayan bir insan olmayacak artık! İtirafçılığının karşılığında FBI tarafından tanık koruma programına alındığı için öldürülecek Zarrab. … Büyük bir ihtimalle koruma programının gereği estetik ameliyatla filan görüntüsü de değiştirilecek.

Tabii bacım “öldürülecek” derken “kimlik değişecek” demek istiyor ama öyle dese diğer duayen meslekdaşları bundan “flaş flaş” çıkarır mı? Hem dikkatinizi çekerim “iddialar doğru ise dedim ben” diyecek tutmazsa, Temel’in “mesela dedük” ‘ü misali.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Çöküş Zamanı gastesindeki “haber” üzerine tepkim 140 karakteri geçtiğinden ötürü deftere not olmak zorunda kaldı.

Aslında olgu yeni değil: Fethullah’ın “esir” (madde) konusundaki teorinin sahibi olduğundan (STV’de dinledim) NFK’ya ait bildiğmiz “Utansın” şiirinin içine etmek sureti ile altına imzasını atmasına, Cebrail’i pek kaale almadığı bir melek işte ve Bediüzzaman’dan “okumuş olabileceği ama tanımadığı bir yazar” olmasına kadar megaloman cinnetinin örnekleri çok.

Bu da tükeniş sürecinin derecesini göstermesi açısından manidar. Neymiş. efendim Cumhurbaşkanı Erdoğan, Facebookçu Mark Zuckerberg’in  “Müslümanlar’ı Amerika’ya sokmayalım” diyen Donald Trump’ı eleştriren (bu arada Yahudilik propagandası da yapsa da o kadar kusur kadı kızında da bulunur olmalı ki bizim İslamcılar’ın dahi dikkatini çekmemiş-geleceğim sonra) twitinden dolayı CB Erdoğan da teşekkür etme ihtiyacı hissetmiş! (bu senin fikrin mi idi İbahim (Kalın)?). Gelvelakin teşekkür ifadesi “Müslüman terörist terörist de Müslüman olmaz” Muhterem Fatoş Hocafendi Hazretleri’ninkinin tıpkısının aynısı imiş! Kazan çömlek patladı! Yola geldin mi Tayip?! diyorlar gariban Fatoş çocukları akıllarısıra.

Önce  oyunbaşını oynatma işini aradan çıkaralım.
Bakın Zamane gençleri ve ihtiyarları, bu ifade aynen veya çok küçük fark ile milyon defa kullanıldı en azından 11 Eylül 2001’den beri. İnanmayanın Google’ına kuvvet! Hababam sınıfında “Sessiz Gemi Hümeyra’ya aittir; Yahya Kemal Beyatlı diye şarkıcı yoktur hocam” diyen Tarık Akan misali Fatoş’un “Sıkılsın” şiirini yutturdunuz tabanınızdaki köle çocuklarınza, utanıp sıkılmadan. Oğlum siz herkesin Google’ı olduğunu da mı bilmiyorsunuz? Bir de gavurcasını da yazmışsınız; ya onu girip de “12800000 kayıt” bulurlarsa netcez düşüncesi aklınıza gelmedi mi?

Şimdi gelelim Cumhurbaşkanı’nın böyle bir “teşekkür” ‘ünden neden mutlu olmadığıma. (devamını oku…)

Read Full Post »

Tuğçe Kazzaz Bu konuya geçmiş notlarımda da çok değindim. Nihai tahlilde mesele hakikat arayışı ise hakikate daha yakın olduğunu iddia edenlerin daha yüksek ahlaki değerler, akli muhakeme, doğruculuk sergilemesi gerekmez mi? Bir belirlenmiş kötüye karşılık iyi olmanın yeter şartı mı? Ve yaptığınız o mahut kötüye karşı o mahut iyinin tarafında olduğunun beyanı her zaman iyiye hizmet eder mi?  Kafanızı mı karıştırdım? Basitleştireyim müşahhas örneklerle. “Bizim medya” veya öbür yandaşların ifadesi ile “Yandaş Medya” gerçekten yandaşı olduğu inanışa,felsefeye veya onu temsil eden kişilere hizmet eden bir yayıncılık yapıyor mu? Bir adım daha ileri gideyim: Her gün “paralel karşıtı” görünümlü haberler yapmak uğruna önüne geleni “konunun uzmanı” veya şahidi yapmak gerçekten “paralelle mücadeleye” katkı mı sağlar zarar mı verir. Hala mı karmaşık? O zaman alın size bir haber:

Tuğçe Kazaz: Fethullah Gülen kullanılıyor

Türkiye’nin en ünlü mankeni Tuğçe Kazaz, A Haber’de Ergün Diler ve Bekir Hazar’ın yönetimindeki Yaz Boz’a konuştu. Kazaz, ‘Paralel Yapı’ ve CHP ile ilgili şok açıklamalarda bulundu.

(devamını oku…)

Read Full Post »

Bizim “kıyafetlerimin seçimi üzerinde eşimle bir modacı ekibi çalışıyor” Gandi, bu defa çark etmek için tamı tamına bir hafta bekleyerek Guinness rekorlar kitabına girdi! Suriye tezkeresini desteklemeye karar vermiş!

Ama “çark etti” demeyin kendisine “bana çark etti diyenin ana a….” (ayağını denk alsın demek istiyor) haaa!

Zira, dikkatinizi çekerim Meclis’ten çıkan Suriye_Irak tezkeresinde “Türkiye’nin bekası için” denilmiyor. Dolayısı ile nerden bilsin CHP’liler yapılanın Türkiye’nin mi, Madagaskar’ın mı, Grönland’ın mı bekası için olduğunu? Dolayısı ile TBMM’nin derhal toplanıp, bu tezkereleri yırtıp “Türkiye’nin bekası için” yazan tzkere çıkarsın istiyor.

Sadece bu da değil. Çıkan tezkere ülke güvenliğnin gerektirdiği müdahele ihtimalini ögörür iken Gandi’nin tezkeresi “aman ha Esed’ime dokunmayın, Süleyman Şah’tan bana ne, sadece Mehmetçik ABD-Fransa vs.’nin üzerine her gün tonlarca bomba yağdırıp durduramadığı IŞİD’cilerle göğüs göğüse savaşsın, “Koalisyon’un” ihtiyacı olan “kara gücü” olsun, Ayn-al Arab (pardon kurtarılmış Güney Kürdistan’ın Kobane Kantonu)’nu alsın PKK’lı kardeşlerimize teslim etsin ki, kolayca Kuzey Kürdistan’ı da fethetsinler, Reyhanlı katliamı türü Esed adına gerçekleştirilen saldırılarında lojistik zorluklar çıkmasın” diyor mealen. (devamını oku…)

Read Full Post »

Fazıl Say sempatik gelir bana. Yok, klasik müzikten anladığımdan veya onun iyi bir klasik müzik bestecisi (Sazan Aksu gibi ‘şarkı yazarı’ ile karıştırmayın, Fazıl kızar ha!) veya icracısı olduğunu bildiğimden de değil. Klasik müziği düzenli iş yıllarımda ofiste fon müziği olarak dinlerdim; lisansüstü öğrencilik yıllarımda da biraz. İyi gelirdi zihnime. O kadar.

Nedense her görüşümde aklıma ellerindeki pikanları kemiren sevimli sincaplar gelir. Ordan severim Fazıl’ı, bir. (devamını oku…)

Read Full Post »

Adı ve zamanını şu anda hatırlayamadığım bir dergide bir karikatür görmüştüm. Bir hippi gencin elindeki “Savaş yapma, aşk yap” pankartına karşılık şikayeti perişan bir ihtiyar da “aşk zaten yok, bari savaş olsun” pankartı taşıyordu.

Dewlett “50 yıl daha dağlarda gezeriz” dediğnde de aklıma geldi o ihtiyar. “Benden sonra tufan” diye de ifade edilen psikopat türü aşağıdaki habere “cuk” diye oturuyor.

“Küçük, 1. Meşrutiyet’in ilan edilmesi için birçok paşanın dağa çıktığını söyledi. Kendi öğrencilerinden de çok sayıda kişinin dağa çıktığını anlattı: “Dağa gitmek o kadar kötü değil! Enver Paşa, Talat Paşa, Eyüp Sabri 1. Meşrutiyet ne kadar enteresan, üçü birlikte dağa çıktılar. Meşrutiyet böyle kuruldu……. (devamını oku…)

Read Full Post »

Beni bu notları düşmeye iten provokasyon, evet iyi tahmin ettiniz, gene Kürşat Bumin karakterinden geldi.

Geçmişte bu adamla ilgili bir kaç yazı yazdım. Bununla gurur duymuyorum, zira “aptallar kişilerle, ortalama zekalılar olaylarla, zekiler ise fikirlerle uğraşır” sözü bana da hatırlatıldı. Lakin her zaman da ne o ne de “sineklerle uğraşma, bataklığı kurut” darbımeseli ortadaki somut meseleler karşısında pratik yol göstericilik arz etmiyor. Daha önermlisi tahrik gelince insan tabiatı devreye giriyor.

Bu adamın cürümleri artık çizmeyi aşmış vaziyette. Tahmin ediyorum, benimki gibi okur tepkileri yanında kendi gazetesinden ve diğer mütedeyyin, demokrat kesimin medya mensuplarından buna benzer çok protesto geliyor zata. (devamını oku…)

Read Full Post »

Cemel Vakasıİtiraf edeyim The Jet Umreciler’in seyehatname tefrikalarına bir iki defa tıkladım biraz insanı Kartal Tibet’in veya Cüneyt Arkın’ın kahramanlık filmlerine takılmaya iten zaaf, biraz da “acaba ne yapmaya çalışıyorlar” merakı. Ne yapmaya çalıştıkları konusunda az çok bir fikir oluştu kafamda ama bu notu onun için düşmüyorum (İpucu: Ali Bulaç hangi eksiği telafi için ilave edildi?).

Esas sebep şu. Sit-com’un bu günkü bölümünde esas oğlanlardan hangisinin yazdığına emin olmadığım şu satırları çözemedim de belki birileri imdadıma yetişir diye buraya koyayım dedim:

Kâbe’yi çevreleyen binaların içi 365 derece geniş koridorlardan oluşuyor.
Bunun bir bölümü, umrenin parçası sayılan “Say”ın yapıldığı yer.
………
Bu iki tepe arasında 300 metre kadar bir mesafe var.
Say, bu iki tepe arasında yedi turluk yürüyüşe verilen ad.

DOĞRUSAL YÜRÜYÜŞ: SAY
……….
Tavaf, dairesel bir hareketti.
Say ise doğrusal yürüyüş.”

Şimdi biri bana açıklar mı lütfen:

-365 derece ne demek? 360 mı demek istiyor?

-Ve daha zor soru: (devamını oku…)

Read Full Post »

polat_11 Galatasaray Başkanı Adnan Polat’tan tabu yıkan sözler: Çanakkale’deki anlamsız savaşın ardından dostluk tohumları atıldı, Avustralyalılar da şehitti. Florya’daki Türkiye ve Avustralyalı ressamlara ödül töreninde konuşan Polat’tan radikal bir Çanakkale Savaşı analizi geldi. Polat: Avustralyalılar, Galatasaray Liselilerle beraber şehit düştü. Bu anlamsız savaşın neticesinde oluşan dostluk Kewell ve Arda’yı aynı takımda buluşturdu

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, genel merkezi Avustralya Sidney’de bulunan Gallipoli Memorial Club ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi tarafından düzenlenen 2009 Çanakkale Resim Yarışması’nın basın toplantısında Çanakkale Savaşı için “anlamsız” ifadeleri kullanırken, Avustralyalı askerlere de “şehit” dedi. (devamını oku…)

Read Full Post »

Older Posts »