Archive for the ‘Başörtüsü yasağı’ Category

http://odatv.com/n.php?n=bir-eski-akplinin-odatvye-itiraflari-suruyor-1304151200

veya sadece  http://odatv.com ve orada arama.

Reklamlar

Read Full Post »

1. Yazı
https://odatv.com/merve-kavakci-ibrahim-kalin-zahid-akman-tayyip-erdogan-besir-atalay-ve-digerleri…–1004151200.html

http://odatv.com

2. Yazı
https://odatv.com/bir-eski-akplinin-odatvye-itiraflari-suruyor-1304151200.html

3. Yazı

https://odatv.com/erbakanla-sahte-isimlerle-bir-araya-geldik-1504151200.html

(Güncel not: Ulaşamıyorsanız, web adresini buradan kopyalayıp URL adres satırına koyun.

Not: Başlık,alt başlıklar “olay yaratacak”, “damat” vb ifadeler bana değil, editöre aittir. Muhteva tamamı ile bana aittir. Yarin ve muhtemelen daha sonra da devam edecek.

“Neden Oda_TV” diye sorabilecek olanlara cevap: 1. Yeni Şafak, Star, Yeni Akit “biz yayınayalım” diye yarışa girdiler de ben mi “yok ille de Oda TV” dedim? Epeyce araştırma, kişisel tanıklık sonucu ürettiğim 11 Eylül Yazı dizisini dahi, gazeteleri bırakın bir tane “islami web sitesi” dahi yayınlamaya yanaşmamış idi. İtirafnamem de tam da bu zihniyetle alakalıdır. 2. Oda-Tv ne kadar ağır dil kullansa da Özkökgiller-Fethullah Medya’nın aksine fact-check hassasiyeti var, yani verileri fazla çarpıtmıyor; ama yorumunu meşrebine göre yapıyor intibası ediniğim için.

Read Full Post »

Şafak Pavey’in baş örtülü vekillere “kicking and screaming” müsade alicenaplığını ifade eden konuşması, hem aynı çaptaki Çarkçı’yı mutlu etmiş, hem de laikçi medyaya “teselli mükafatı” olmuş gözüküyor. Dünyanın kahverengi burunlu eski kaptanlarının mevkutelerinin “Şafak Pavey öyle bir konuştu ki” reklam başlıkları ile tam metin ve de video ile verdikleri konuşma bana Abidin Aydoğdu’yu hatırlattı. Milli takımın her maçta Avrupalı rakiplerden yarım düzine gol yediği zamanlarda maç anlatırken “İngilizler’in bu atağını da golle savuşturduk” vecizesinin müellifidir Abidin Aydoğdu, bilmeyenler için. Kendi jest, mimikleri ile kendinden geçmiş Şafak fark edemedi ama attığı gol kendi kalesine idi.

Pavey’in, her tarafından laikçi, kıskanç, ötekileiştirici ruh damlayan “Tarihi konuşma” ‘sında Meclis’e baş örtüsü ile giren vekillere çaresizlikten müsade etmelerini lütuf gibi sunan, bunun karşılığında diyet olarak onlardan beklentileri listesini deklere eden, sanki bilinmiyormuş gibi “bir bacağını bir erkek yüzünden kaybetmesinin” günahını da Ak Parti’ye yükleyen (rivayete göre kocası kendisini terk etmiş , onun için intihara kalkışmış.(?). vs. ama kör alaka!) konuşmasından tek bir cümlede, Hanım’ın ve temsil ettiği CHP ruhunun psikoanalizini yapmak mümkün.

O cümle:

“Çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla Çamlıca parkının kuytularında sevgilisiyle öpüşen genç kız özgürlüğünü Mustafa Kemal’e borçludur”

Bu da psikoanaliz: (daha&helliip;)

Read Full Post »

Ak Parti’li bir kaç hanım vekilin Hac dönüşü aldıkları kararla TBMM’ne baş örtülü olarak gelmelerine CHP’nin vereceği tepki tartışılıyor.

Benim bu müptezel zorbalık karşısındaki psikolojim bu gün Türkiye’de bilinçli olarak başını örten milyonlarca kadınınkinden fazla farklı değil sanıyorum.

1999’da Washington’da çalıştığım ofiste okuduğum Washington Post Gazetesi’nden almıştım bir vekilin Meclis’e baş örtülü girmesi haberini ilk olarak sanıyorum. 2 Mayıs 1999’da o olayın gerçekleşmesi ve verilen tepkiler haberini de sanıyorum NPR (National Public Radio) haberinden almıştım.

O gün ve takip eden utanç verici zamanlar hafızasında taze olan biri olarak CHP’nin vereceğini ilan ettiği “Ecevit’inkinin seviyesinin altında kalmayacak” tepki tehdidi (o seviyenin altında kalmak mümkünmüş sanki!) bana dejavu duygusu yaşatmadı. Çünkü bu ülkenin “bir daha asla” dediğine yıllar önce kanaat getirmiş idim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

X ve Y’yi siz doldurun, böylece biz de her kelimelerinden politik zeka fışkıran köşe yazarlarının “yetmez ama evet” formatında yazı başlıkları modasının dışında kalmayalım. Ne türevler üretmediler bu kanaat önderlerimiz:

-Yetmez ama evet
-Şaşırdım ama evet
-Okumadım ama tabii ki hayır
-Beklemiyordum ama hayır
-Yetmez ama hayır
-Bizimkinin kopyası ama hayır
-Evet ama hayır
……..
(bir kısmı benim muhtevadan yaptığım yakıştırma)

Bu köşe ve dahi TV kadılarının Demokratikleşme Paketi’ne verdikleri eleştirel tepkilerde göze çarpan bir kaç çizgi var. Bunlardan biri “yetmez ama evet” diye tarif edilebilir. Bunlar Paket’i genel olarak demokratikleşme yolunda önemli adımlar içerdiğini tespit etseler de “Aleviler için fazla şey yok”, “Kürtçe neden sadece özel okullarda eğitim dili”, “X, q iyi ama w’ya hayır!”, “baş örtüsü serbestisi niye üniformalıları kapsamasın” gibi eleştiriler getirenler var.

Aslında Hükümet’in de beklediği anlaşılan bu eleştrilere Erdoğan toptan cevap vermişti: Bu paket bir son nokta değil. Ölümsüzlük iksiri (panacea) da değil. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Geçenlerde Toyota-Türkiye’nin işçileri çağdaşlık=Gayri-İslamilik testine tâbî tuttuğu haberini okuduğumda, “bu Fransız’dan çağdaş, Türk laikçi zibidilerin işidir; Toyota merkezin işi olamaz” demiş idim. Toyota Merkez yönetiminin tepkisi bu tahminimi doğruladı.

Başörtülü Kızılay gönüllüsüne dahi tahammül edemeyen, despot-zorba-yobaz mağaza yönetcisi olayında durumun birazcık farklı olabileceğini düşündüm. Zira Türk-ortak her nekadar laikçilik-sahte çağdaşlık uygulamaasında TÜSİAD’cı (SA) olsa da gavur ortak Anglo-Sakson veya Japon çok-uluslu şirket değil, bir Fransız: CarreforSA. Sosyalisti ile en LePenn’inin İslamofobi, ırkçılık skalasında fazla farklı olmadığı, bizim laikçilerin laikçiliklerini pazarlamada, “baksana Batı’da da var böyle laiklik” demelerine imkan veren Sarkozy’nin ülkesinden bir şirket.

Gene de bu müptezel, yobazlıkta bizim bir kahverengiburunlunun Fransızlaşma gayretinin Fransız patronların DNA’sındaki İslamofobiden daha güçlü rol oynadığı kanaatindeyim. Neden derseniz, tecrübe: Bilmezmiyim adamımı? (daha&helliip;)

Read Full Post »

Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç bu gün bir TV kanalında yaşına başına, adının başındaki “prof” titresine bakmadan yalan söylüyor idi, YÖK’ün “bir hoca başörtülü (şapkalı veya başka türlü) öğrenciyi sınıftan çıkaramaz, gerekli görürse tutanak tutar” ihtarını “kaos ötesi hukuk ihlali” olarak tevil ederken. “Ee, bunda ne haber değeri var; hayatı büyük bir yalan olan adam değil mi bahis konusu” derseniz haklısınız ama konum o değil.

Konum şu: Malesef gazetelerde köşe tutanlar, “kanaat önderi, fikir adamı, prof., milletvekili” titrelerini taşıyanların bir çoğu dahi şu meşhur “türban yasağı” konusunda ya alenen yalan söylüyor ya da kara cahiller. İşin kötüsü bir çok başörtüsü mağduru veya dindar kesim mensubu da Teziçgiller’in yalanına inanıp gerçekten “başörtüsü yasağı” nın kanuni temeli olduğunu ve Anayasa veya kanunlarda değişiklik yapılmadan bu yasak uygulamasının kaldırılamayacağına inanıyor.
(daha&helliip;)

Read Full Post »