Archive for the ‘Cumhuriyet’ Category

canakkale-resized2.jpg

Çanakkale Zaferi’mizden beri, onun için yazılan söylenenlerin, en güzeli Akif’in şiiridir benim için. Tabii bir de cephede savaşan kahramanlarımızın mektupları, hatıratları ve okur yazarlığı olmayan Mehmetçikler’in, eşleri, çocuklarının, meçhul askerlerin ifade edilme şansı bulmamış duyguları. Onlarla empati kurduğumu söylesem dahi haddimi aşmış olurum. Sadece kulun görmediği, duymadığını gören, Alîm, Basîr, Rahman ve Rahim Olan’a onlar için dua edip bir kere daha Akif’in, çocukluğumdan beri çoğu ezberimde olan o eşsiz dizelerini okurum. Buyurun şehitlerimizin ruhlarını şad ederek bearaber okuyalım:

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya (daha&helliip;)

Read Full Post »

80 yıl sonra Kalpaklı Kubilaylar

İlkokul 2 veya 3’te ezberlediğim Atatürk’ün gençliğe Hitabesi ‘ni hala ezbere okuyabilirim ama bunun beni ne “Atatürk uzmanı” ne de “enn Atatürkperver” yapacağının farkındayım.

O zaman ne yapmalı bu bütün dünyanın mateme boğulduğu 10 Kasım’a kayıtsız kalmış olmamak için diye düşündüm taşındım, acı, acı kaşındım ve Atatürk uzmanlığı da Atatürkperverliği de tartışılmaz, tartışılması teklif edilemez, tartışılmasının tekif edilmesi düşünülemez iki duayene kalemi teslim etmenin pek de manidar bir jest olacağında karar kıldım.

Birinci Kemalist Cumhuriyet Gazetesi’nden Ali Sirmen tabiatı ile.

Yazılmış En Güzel Atatürk Yazısı
1881 Madeleine Meydanı’nda Bir Güz Öğlesi
Sağımda Madeleine Kilisesi, karşımda Cerruti Mağazası, önümde sıska bir akordeoncu, üstümüze eğilmiş güz çınarları. Boş bir kahve terasındayım. Sabahımsı duran, ıssız bir öğle saati. Üstü kapalı bir kamyondan, kamyon büyüklüğünde bir kristal ayna iniyor. Dört kişi taşıyor aynayı. Madeleine Kilisesi aynaya düşüyor, Cerruti Mağazası aynaya düşüyor, (daha&helliip;)

Read Full Post »

Gülay Göktürk (Bugün Gazetesi)

Zamanı çoktan gelmişti aslında. Gelmişti de geçmişti bile…

Faşizmin yükseldiği o yıllarda (1932) bizim tek parti yöneticilerinin yolları İtalya’ya düşmeseydi ve stadyumlarda seyrettikleri o militarist gösterilere o kadar hayran kalmasalardı, bunca kuşak o eziyeti çekmeyecekti belki de…
Ama hayran kalmaları tesadüf değildi elbette, o günlerde yüreklerinin Hitler ve Mussolini ile birlikte çarptığını düşünürsek… Faşizme doğru doludizgin ilerleyen o ülkelerden her şeyi getirdikleri gibi, o gösterileri de getirip 19 Mayıs kutlamalarına yerleştirdiler. O gün bugündür de bir türlü değiştiremedik. Daha doğrusu değiştirememiştik.

Bu yıla kadar… Şükürler olsun ki Türkiye de artık benzeri sadece Kuzey Kore’de, Çin’de (kim bilir belki kenarda köşede birkaç yerde daha) kalan bu militer gösterilerden kurtuluyor.
Darısı Ankara’nın da başına!

Stadyumlar sabıkalıdır
(daha&helliip;)

Read Full Post »

İNNESSELATE KANET ALE’L-MÜ’MİNİNE KİTABEN MEVKUTA

“Şüphesiz namaz belli vakitlerde müminlere farz kılınmıştır.” (Nisa Suresi, 103)

İslam aleminin kahramanı Paşa Hazretleri’ne

Ey şanlı Gazi, yüce şahsiyetiniz hem başarılı ordunun hem de yüce Meclis’in manevi kişiliğini temsil ediyor. Bu vesileyle kişilerin kusuru, onların manevi kişiliğine ve temsilcisinin hesabına geçer. Dolayısıyla kişileri ve temsilcileri doğru yola teşvik etmek, yönlendirmek, en önemli görevinizdir. İki cihanda mutluluk ve başarılarınızı can-ı gönülden dileyen bu fakirin, bir meselede 10 sözünü, tavsiyesini, birkaç nasihatını dinlemenizi rica ederim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

1. Önce bu milleti tebrik etmek lazım. Demokrasi bize bir kaç boy büyük gelir. Bu millet demokrasiden anlamaz. O üstün Batılalara lazım” diyenlere şamar gibi cevap verdi. İyi başlangıç; devamını bekleriz. Demokrasinin ne olduğunun, nasıl tesis edildiğinin, nasıl korunduğunun şuurunda bir millete doğru daha da emin adımlarla yürüyoruz. Demokrasinin, meşruiyetin, daha ahlaki, daha ileri bir yönetimin girdilerini tadan millet geri gitmez bir daha.

2. Tebrikler Sayın Başbakan, Hükümet, Ak Parti! Tarihi bir zafer. Bu bir günde olmadı. Bu devrim gibi evrimin bir merhalesi. Yürek farkı, seviye farkı, kalite, çap farkı getirdi zaferi. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Referendum yasakları gereği, konum 12 Eylül’ü daha da tarihilerştiren diğer olay: Bir zamanlar hayal dahi edmeyeceğmiz olaylarla dolu günler yaşıyoruz!! Türkiye’ye demokrasinin geldiği günde dünya şampiyonluğu hayal değil artık. Uzansak dokunacağımız kadar yakın.

Amerika’nın nesindem kokacağız!! Artık kendine güvenen, damarlarmıza 100 yıldır zerkedilmiş aşağılık duygusu zehrini atmış bir Türkiye var. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Çetin Doğanlar’ın, herkesin kanının rengini sorgulayan “bir kaç boru”, “gizli şahit…biz diil polis” yalanları ile “paşa gibi yalan söylüyor” sözünü lisanıma sokan kerameti boşluğundan ve taşıdığı metallerden menkul “devlet adamı” nın, en büyük hüneri orduevlerinde balolarda biribirinin karısını kızını ayartmak ve kafayı çekip asılacak, kesilecekler listesi çıkarmak olan kahraman komutanları üzerine yazdıklarım yayınladıklarımın iki katından fazla. Düşündüklerim ise X 10.

Neyse ki lisanı sanitize edilmiş bir Yağmur Atsız yetişti bu gün de imdadıma. (Ön not: Yağmur Atsız Taraf’ın Komuta için “hain değil beceriksiz” notunu verdiğini söylüyor ama bu doğru değil. Taraf “GK, hain değiliz beceriksiziz diyor mealen” diyor mealen. Kendi “notu” değil, GK’ın kendine verdiği not söz konusu olan. Buyurun her hâl-u kârda:
************************************
‘Beceriksizler’ ve ‘Edebsizler’ (Yâhut Salonda Danışıklı Kördöğüşü)

Yağmur ATSIZ (Star)

Taraf” notunu vermiş: “Hâin Değil Beceriksizler!”

İnşallah “sâdece” öyledirler!

Lâkin “açıklama”ları öylesine çelişkili öylesine entipüfden ki daha yayınlandığı an çok değişik kişilerden gelen tesbitlerle darmadağın oldu. Bilhassa görüntülerin saatine ilişkin “bilgiler” evlere şenlik. Ama bir tek o olsa balla besleyelim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »