Archive for the ‘Terör’ Category

firatkalkani21. Suriye’ye fiziksel olarak müdahil olmamızın başlangıcında hedef hem DEAŞ hem PKK olarak ilan edilmişti. Hatta Fırat Kalkanı adı önceliğin PKK (PYD) olduğunu ima ediyordu. Ama şu ana kadar orada PKK hedeflerine yönelik tek mermi atıldığını duymadım. Her gün kaç DEAŞ hedefine kaç bomba atıldığı raporlarını takip ediyoruz.

2. “PKK Fırat’ın doğusuna çekilmezse hedeftir; Menbiç’i alırız (ÖSO vasıtası ile)” dedik yetkili ağızlardan. Aynı yetkili ağızlar “ABD PYD-YPG çekildi diyor ama çekilmedi” dediler; biz sadece DEAŞ’a attığımız bomba sayımına devam ediyoruz. Internette tartıştığım bir gavur gazetecinin ifadesi ile biz “talked the talk but did not walk the walk” (çok efelenme, fiiliyat yok)

3. Geldiğmiz noktada artık PKK Fırat’ın doğusuna çekilsin talebimizi de duymuyoruz. Yeni hedef: Rakka’ya sıcak bakıyoruz.

Bunlardan ne çıkıyor:

1. Suriye’de ABD ve muhtemelen Rusya da ancak DEAŞ hedeflerine dönük ABD’nin kara gücü rolüne müsade ediyor. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Sanıyorum bu ifade kullanılıyor son zamanlarda Fethullah’ın çetesinden hareketle. Cemaat kelimesi özellikle İslami cemaatler için kullanıldığı için kavramıı daha cihan-şümul tutmak için olsa gerek bu yeni ifade (sanıyorum Etyen Mahcupyan kullandı ilk)..Fark etmez kelime seçimi; kapalı yapılar, kültler, localar, cemaatler, çeteler, gizemli örgütler, esoterik yapılar..

Yakın zamana kadar bu tür yapılar konusunda oldukça nötral idim. “Case by case” bakılması (ayrı ayrı bakma, genelleştirmeme) düşüncesinde idim. Bardağın dolu tarafı ve boş tarafını da görüyordum. Ama artık boş tarafının kesinlikle ağır bastığı kanaatindeyim. Sebeplerimi sıralayacağım:

1.Ben söylemedim belki yüzyıllaraca vardır kültürümüzde “mürşid uçmaz, mürid uçurur” sözü. Çok yerinde. Lidere, imama, papaza, mürşide, kılavuza kusursuzluk, yanılmazlık izafe edilir ekseriyetinde. Masonlar gibi bazı cemaatlerde ise kurallar, ortak idealler liderden önemlidir.

2.Bireyi, hür iradeyi değersizleştirir, hatta yok eder. Bu tür yapılarda en değerli üye öğretiyi en iyi kavrayan, en kolay sürüleşendir.

3.Entellektüel olarak zayıf kalır üye veya müntesib. Zira karşılaştırma, kıyaslama yokur, liderin veya grubun dogmasıdır bütün bilginin, iyi güzel ve doğrunun kaynağı. Papağan olma işlevi görenler dışındaki nöronlar ölür. Yaratıcı veya inovatif fikir üretemezler, Bütün ballarını tek çiçekten alırlar, diğer çiçeklere dokunmayı kendi çiçeklerine ihanet addederler.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

“Üst akıl” emridir:        Bunlarla barış!                                   Bunlarla savaş!

Daha önce defalarca yazdım; bu gün özeti:

Türkiye IŞİD’in “tabii düşmanları” arasında değildi. Şimdi baş düşmanlar arasında. 2-3 yıl önce Musul Konsolosluğu  çalışanlarının rehin alınması Musul’un işgalinin bir parçası idi. Bizi hedef alan bir eylem değildi. nisbeten kısa bir sürede serbest bırakıldı. Onlar Amerikan, Fransız, İngiliz, Alman ya da İranlı olsalar idi sağ çıkma şansları  yoktu.

“Üst akıl” Türkiye’nin PKK yerine IŞİD ile savaşması kararını vermişti. Ama efkar-ı umumiyi, Erdoğan ve AK Parti’yi buna ikna etmek gerekiyordu.

Önce IŞİD’e yardım ediyor “terörist otobanı” türü propaganda ile Türkiye sanık sandalyesine oturtuldu. Erdoğan ve Türk psikolojisini bilenler Erdoğan’ın “böyle olmadığını isbat” için aşırı bir IŞİD’le savaş, mücadele savunması vereceğini biliyorladı.

Sınır geçişleri, ekstra kontroller, tutuklamalar, sonrasına obüs bombalamaları, PKK’ya karşı yapılan her hareketle eş zamanlı IŞİD hedeflerinin vurulması vs..ile “Bak  eyy Batı, IŞİD’le nasıl savaşıyoruz” dedi Erdoğan! Ama Batı “aferin” yerine en fazla “yetmez ama evet” dedi. Ve bizimkiler daha da arttırdılar IŞİD’le savaş dozunu.

Netice: IŞİD için birincil hedefler arasına girmeyi başardık! Bir taraftan dostları arttırma-düşmanları azaltma, hedef küçültme atağında iken diğer yandan -ve belki de bunun karşılığında kendimizi İŞİD’e birincil hedef yaparak hedef büyültmeye gittik (bu sonuçta “Beştepe’de dahi hala var olan” Paralel mi yoksa onun dimdik sandığı danışmanlar mı rol oynadı bilmem ama iyi niyeti ve dış dünya hakkında bilgi eksikliğini sömüren bir takım danışmanlar tarafından manipüle edildiğini sanıyorum)

Şimdi son aşamaya geçti “üst akıl”.”İçerdeki Ali Bayramoğlu (varın diğerlerini siz sayın – ben bu adamın ajan olduğunu düşündüğümü de not edeyim. Bkz. http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ertugrul-ozkok_10/durun-hemen-gitmeyin-daha-soracaklarim-var_40124496 ve http://www.yenisafak.com/yazarlar/alibayramoglu/isid-vahseti-ve-uyarilar-2030096) dışardaki Henri Barkey’den David Philips’e  Siyonist sözcüleri (siz İsrail’le mutabakattan ne anladınız? Yok öyle 5 kuruşa üç köfte!)  diğer propagandistler korosundan papağan gibi  “PKK’yla savaşı bırak İŞİD’i birinci düşman yap” hatta IŞİD’le savaşmak için PKK ile barış yap, işbirliği yap” diyorlar. (daha&helliip;)

Read Full Post »

ali-b-670Ali Bayramoğlu genel siyasi çizgisinde fazla zigzaklar olmayan, ilkeli bir köşe yazarı. Sorun tutarsızlık veya ilkesizlik değil, ilkeleri. Kendisini 15-20 yıllık takibimde edindiğim genel intiba, sol kökenli “liberaller”, demokratların muzdarip olduğu anti-devlet  ki bu çoğunlukla anti-biz şeklini alır- çizgisinden sapmaması. Anti-biz nedir? Basitçe, bizimle, bize ait olan şeyler, değerler ile, kollektif temsilcimiz olan devlet ile aynı çizgide olmayı zül saymak. Kanaatimce bu Batı’dan gelme “entellektüel olmak için iktidara muhalif olacaksın”(!) düsturunu bilmesinden ve kendisini böylesi seçkin bir gruba dahil etmesinden. Aksi,adamı yandaş, sahibinin sesi vb. nitelemelere maruz bırakır ki bunu kimse istemez. Bu çizgisinden dolayı Kaverengiburunlubeyazeskikaptan (veya kendi ifadesi ile Özkökgiller’in) dahi takdirine şayan olmuşluğu vardır kendisi bundan utanç duysa da.

“Biz haksızız” demeyi veya daha müşfik ve yanlış tabir ile “özeleştiri” yapmayı asli hatta biricik görev addedince artık Ülke’nin karşılaştığı her sorun veya olayda “çözüm” önermek kolay oluyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

ChomskyGavurun sözünü herkes duymuştur: Herkesi bazen, bazıların her zaman kandırabilirsiniz ama herkesi her zaman kandıramazsınız.

Bu söze göre  ünlü dil-bilimci/düşünür Noam Chomsky en azından bizimle ilgili konularda “bazıları”  kümesine giriyor , zira bizim yerli bize ait herşeyin düşmanları onu her defasında kandırıyorlar veya kanmıyor aslında ama ajandası onlarla örtüştüğü için onların dezenformasyonunu stratejik olarak araçsallaştırıyor. Kim bilir? Kalbine giremem ama aklına hitap etmeye çalıştım.

Daha önce Gezi sırasında kendisi ile yaptığım yazışmalardan bahsetmiştim. Kendisine bilgiyi Türkiye’deki dostlarının sağladığını ve Amnesty International (AI) ve medya haberlerinin de bunu desteklediğni ifade ettikten sonra beni “kafayı kuma görmekle”, konuda cahil kalmakla itham etmişti. Benim cevabımın da onun altında kalmamış olduğunu beni biraz tanıyanlar tahmin eder.

Adını “Barış İçin Akademisyenler” veya medya ifadesi ile “1128 akademisyen” bildirisinde görünce dayanamadım, gene sordum “katil Erdoğan” hükmüne nasıl vardığını: Yazışmaların bir kısmı aşağıdadır (tercümeler altında):

****************************
From: Bekir L. Yildirim [mailto:bekirlyildirim@yahoo.com]
Sent: Sunday, January 24, 2016 5:53 AM
To: Noam Chomsky
Subject: Are you truly interested in the facts on the ground?

Mr. Chmosky,

As in the Gezi Protests, you appear not to be bothered by the facts vis-a-vis the “Kurdish Issue” or let them get in the way of a good Erdoğan bashing.
You appear to be so confident in your stature as an independent thinker that you could get away with claim that North Korea is a true liberal democracy!

Show me or the world or informed public,  whoever means anything to you, verified facts to prove that “Erdoğan is a murderer”. I can cite to you hundreds of such facts , all using anti-Erdoğan or International watchdog, UN sources.
Facts Mr. Chomsky, verified or verifiable facts, even if you are Socrates, your claims must be supported by facts.

Do you know how many protesters were killed by police during Gezi protests? Not more than 3-4 (and only two by bullets , one by tear gas canister hitting a sensitive part of the body). That is less than half killed by the protesters.

The operations in the southeast Turkey (a.ka.Turkish Kurdistan) soldiers are carrying civilians trapped behind the ditches, dug by the terrorists, on their backs akin to Rachel Corrie trying to save the Gaza family! Yesterday they threw bombs in an elementary schoolyard where Kurdish children were receiving their semester reports. Does it matter to you? It matters to us.

If your stance is due to lack of knowledge, I invite you to planet earth and pay attention to the facts before reaching conclusions on who is murderer. (daha&helliip;)

Read Full Post »

1128 kişiymişler.

Bir tanesi Noam Chomsky, ünlü Yahudi “iyi polis”, sözüm ona bağımsız düşünür. Kendisine Gezi hakkındaki bilgilerini hangi kaynaktan edindiğini sorduğumda “Türkiye’deki dostlarım” cevabını vermişti; “medyayı da takip ettim” diye ilave etmişti. Bana da konuda ne kadar cahil kaldığımı hatırlattığında kendisine “sizin bir sözünüz vardır: O kadar az biliyorum ki ama o kadar eminim ki” diye cevap vermiştim.

Bir diğeri,  Yahudi “kötü polis” Judith Butler: Neconların dahi aşırı ucunu temsil eden bir Siyonist, (Daniel Pipes’ın işi çıkmış olmalı). Washington’daki İsrail propagandistlerinden bir tanesidir. Hangi ara “akademisyen” oldu bilmem ama cemaziyelevvelini ABD siyasetini takip edenler bilir.

Başka? Ha Nilüfer Göle. Gavurun “famous for being famous” (ünlü olmakla ünlü) takımından bir siyasi/sosyal neyse bilimci, yani laf ebeliği branşından, zira “siyaset bilimi” oksimorondur; söyledikleriniz magazin niyetine de tüketilir (bkz. bilimsellik kriterleri: yanlışlanabilirlik, tekrar edilebilirlik).

Geriye ne kaldı? Üçte biri hocasının gözüne girmeye çalışan öğrenci (nasıl akademisyen oluyor öğrenci, yoksa doğru düşündüğü için mi?).

Bakiyesi binküsur dolgu maddesi, Murat Bardakçı’nın tasvir ettiği “akademik” esamisi okunmayan, var olduklarını hissettitmek için bir çeşit grupta yer alıp “Chmosky ile berberdik” diye torunlarına anlatabilme şerefine nail olacak parazit: Bilimin paraziti, eğitimin paraziti, kaynakların, toplumun paraziti. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bakın Sayın Bağdadi veya her kim ise reisiniz,

Yaşadığımız çağın ahlakız düzenine eli, dili ve kalbi ile isyan eden bir insan ve Müslüman olarak, Büyük Şeytan (İsrail-ABD Inc. ve uşakları)’nın “terörist” dediğine tabii bir sempatim olagelmiştir. Şeytanın iyiden nefret ettiğini kitaplardan değil gözlemleyerek öğrendim zira.

Bu hissiyat ile, ilk ortaya çıktığınızda, size ahlaksız paradigmanın sahte ahlakçılarının propagandaları ile zehirlenmemiş olarak baktım. Artık kararımı verdim: Herhangi bir hayıra vesile olma ihtimaliniz yok.

Yok, ne terörizm uzmanıyım, ne “siyaset bilimci” (!) ne de İslam alimiyim. Rivayete göre MKA bir ere “oğlum elektrik nedir” diye sormuş. Er de “ne olduğu bilinmez, yaptığından bilinir komutanım” demiş. Benimki de ona benzer gözlemlerden çıkarımlar.

Mühendis gözlüğümle görüğüm şu: Siz bir gavur, yüz Müslüman öldürüyorsunuz “Allah yolunda” tabii! (belki samimi olarak buna inanıyorsunuz). Gavur sizi cezalandırmak için bin Müslüman daha öldürüyor. Ve “artık savaşlar Müslümanlar-arası olmalıdır” diyen Yahudi de “terörle savaş” diyerek, bütün Müslümanlar’ı biribirine kırdırtıyor, diğer gavurları Müslüman sürek avına davet ediyor. Ve Ayetullah’ından, müftüsüne, aliminden, müridine, devlet adamına herkes de Kissinger’in senaryosunda rol almak için can atıyor!

Artık ne için savaşıyorsunuz? Bu ahlaksız dünyada “uyumlu bir insan” olarak yaşamayı kendine zül gören çocuklar için (ki onların hissiyatını en iyi anlayanlardanımdır), onurlu bir intihar vesilesi olmaktan başka ne işleviniz kaldı? İntihar bir çeşit cesaret işidir, dinen yasak olsa da. Ama “benden sonra tufan” demek de, bırak iyi Müslüman’ı pek onurlu adam işi değil; intihar etmeden önce ailesini katleden adam misali.

Gavurun teki güzel demiş: “Ham insanın şiarı bir dava için asilce ölmek, olgun insanınki ise bir dava için mütevazice yaşamaktır” (https://bekirlyildirim.wordpress.com/2009/04/01/muhsin-deniz-metin-ernesto-ve-ahmet/)

Sizinkisi kamikaze de değil zira şeytana zerre kadar zarar vermiyorsunuz, bilakis.. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »