Archive for the ‘DAEŞ’ Category

firatkalkani21. Suriye’ye fiziksel olarak müdahil olmamızın başlangıcında hedef hem DEAŞ hem PKK olarak ilan edilmişti. Hatta Fırat Kalkanı adı önceliğin PKK (PYD) olduğunu ima ediyordu. Ama şu ana kadar orada PKK hedeflerine yönelik tek mermi atıldığını duymadım. Her gün kaç DEAŞ hedefine kaç bomba atıldığı raporlarını takip ediyoruz.

2. “PKK Fırat’ın doğusuna çekilmezse hedeftir; Menbiç’i alırız (ÖSO vasıtası ile)” dedik yetkili ağızlardan. Aynı yetkili ağızlar “ABD PYD-YPG çekildi diyor ama çekilmedi” dediler; biz sadece DEAŞ’a attığımız bomba sayımına devam ediyoruz. Internette tartıştığım bir gavur gazetecinin ifadesi ile biz “talked the talk but did not walk the walk” (çok efelenme, fiiliyat yok)

3. Geldiğmiz noktada artık PKK Fırat’ın doğusuna çekilsin talebimizi de duymuyoruz. Yeni hedef: Rakka’ya sıcak bakıyoruz.

Bunlardan ne çıkıyor:

1. Suriye’de ABD ve muhtemelen Rusya da ancak DEAŞ hedeflerine dönük ABD’nin kara gücü rolüne müsade ediyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

“Üst akıl” emridir:        Bunlarla barış!                                   Bunlarla savaş!

Daha önce defalarca yazdım; bu gün özeti:

Türkiye IŞİD’in “tabii düşmanları” arasında değildi. Şimdi baş düşmanlar arasında. 2-3 yıl önce Musul Konsolosluğu  çalışanlarının rehin alınması Musul’un işgalinin bir parçası idi. Bizi hedef alan bir eylem değildi. nisbeten kısa bir sürede serbest bırakıldı. Onlar Amerikan, Fransız, İngiliz, Alman ya da İranlı olsalar idi sağ çıkma şansları  yoktu.

“Üst akıl” Türkiye’nin PKK yerine IŞİD ile savaşması kararını vermişti. Ama efkar-ı umumiyi, Erdoğan ve AK Parti’yi buna ikna etmek gerekiyordu.

Önce IŞİD’e yardım ediyor “terörist otobanı” türü propaganda ile Türkiye sanık sandalyesine oturtuldu. Erdoğan ve Türk psikolojisini bilenler Erdoğan’ın “böyle olmadığını isbat” için aşırı bir IŞİD’le savaş, mücadele savunması vereceğini biliyorladı.

Sınır geçişleri, ekstra kontroller, tutuklamalar, sonrasına obüs bombalamaları, PKK’ya karşı yapılan her hareketle eş zamanlı IŞİD hedeflerinin vurulması vs..ile “Bak  eyy Batı, IŞİD’le nasıl savaşıyoruz” dedi Erdoğan! Ama Batı “aferin” yerine en fazla “yetmez ama evet” dedi. Ve bizimkiler daha da arttırdılar IŞİD’le savaş dozunu.

Netice: IŞİD için birincil hedefler arasına girmeyi başardık! Bir taraftan dostları arttırma-düşmanları azaltma, hedef küçültme atağında iken diğer yandan -ve belki de bunun karşılığında kendimizi İŞİD’e birincil hedef yaparak hedef büyültmeye gittik (bu sonuçta “Beştepe’de dahi hala var olan” Paralel mi yoksa onun dimdik sandığı danışmanlar mı rol oynadı bilmem ama iyi niyeti ve dış dünya hakkında bilgi eksikliğini sömüren bir takım danışmanlar tarafından manipüle edildiğini sanıyorum)

Şimdi son aşamaya geçti “üst akıl”.”İçerdeki Ali Bayramoğlu (varın diğerlerini siz sayın – ben bu adamın ajan olduğunu düşündüğümü de not edeyim. Bkz. http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ertugrul-ozkok_10/durun-hemen-gitmeyin-daha-soracaklarim-var_40124496 ve http://www.yenisafak.com/yazarlar/alibayramoglu/isid-vahseti-ve-uyarilar-2030096) dışardaki Henri Barkey’den David Philips’e  Siyonist sözcüleri (siz İsrail’le mutabakattan ne anladınız? Yok öyle 5 kuruşa üç köfte!)  diğer propagandistler korosundan papağan gibi  “PKK’yla savaşı bırak İŞİD’i birinci düşman yap” hatta IŞİD’le savaşmak için PKK ile barış yap, işbirliği yap” diyorlar. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bakın Sayın Bağdadi veya her kim ise reisiniz,

Yaşadığımız çağın ahlakız düzenine eli, dili ve kalbi ile isyan eden bir insan ve Müslüman olarak, Büyük Şeytan (İsrail-ABD Inc. ve uşakları)’nın “terörist” dediğine tabii bir sempatim olagelmiştir. Şeytanın iyiden nefret ettiğini kitaplardan değil gözlemleyerek öğrendim zira.

Bu hissiyat ile, ilk ortaya çıktığınızda, size ahlaksız paradigmanın sahte ahlakçılarının propagandaları ile zehirlenmemiş olarak baktım. Artık kararımı verdim: Herhangi bir hayıra vesile olma ihtimaliniz yok.

Yok, ne terörizm uzmanıyım, ne “siyaset bilimci” (!) ne de İslam alimiyim. Rivayete göre MKA bir ere “oğlum elektrik nedir” diye sormuş. Er de “ne olduğu bilinmez, yaptığından bilinir komutanım” demiş. Benimki de ona benzer gözlemlerden çıkarımlar.

Mühendis gözlüğümle görüğüm şu: Siz bir gavur, yüz Müslüman öldürüyorsunuz “Allah yolunda” tabii! (belki samimi olarak buna inanıyorsunuz). Gavur sizi cezalandırmak için bin Müslüman daha öldürüyor. Ve “artık savaşlar Müslümanlar-arası olmalıdır” diyen Yahudi de “terörle savaş” diyerek, bütün Müslümanlar’ı biribirine kırdırtıyor, diğer gavurları Müslüman sürek avına davet ediyor. Ve Ayetullah’ından, müftüsüne, aliminden, müridine, devlet adamına herkes de Kissinger’in senaryosunda rol almak için can atıyor!

Artık ne için savaşıyorsunuz? Bu ahlaksız dünyada “uyumlu bir insan” olarak yaşamayı kendine zül gören çocuklar için (ki onların hissiyatını en iyi anlayanlardanımdır), onurlu bir intihar vesilesi olmaktan başka ne işleviniz kaldı? İntihar bir çeşit cesaret işidir, dinen yasak olsa da. Ama “benden sonra tufan” demek de, bırak iyi Müslüman’ı pek onurlu adam işi değil; intihar etmeden önce ailesini katleden adam misali.

Gavurun teki güzel demiş: “Ham insanın şiarı bir dava için asilce ölmek, olgun insanınki ise bir dava için mütevazice yaşamaktır” (https://bekirlyildirim.wordpress.com/2009/04/01/muhsin-deniz-metin-ernesto-ve-ahmet/)

Sizinkisi kamikaze de değil zira şeytana zerre kadar zarar vermiyorsunuz, bilakis.. (daha&helliip;)

Read Full Post »