Archive for the ‘Uncategorized’ Category

Ola ki bilmeyen var, ben de bir babadan geldim. Kaybedişimin 3. sene-i devriyesi yaklaşıyor. Oğlumun 4. yaş gününden 2 hafta sonra. Annemi kaybedeli de 9.5 sene olacak. Ama yaslarını tutmaya başladım mı emin değilim. Allah bana böyle bir özellik verdi veya hayat bilinç dışı bir koruma mekanizması gelişmesini sağladı: Travmaları anında hissedemem; hissedersem felç olurum, en zor an daha zorlaşır. Oysa travmalarda insan en güçlü, ayakta kalma gücü maksimum noktada olmalı. Sonra idrak ederim ne olduğunu tedrici olarak. Belgesellerde arslanın geyiği öldürüşünü görürüz ya? Bir diğer belgeselde hayvanın muhtemelen şoka girmiş olduğu ve acıyı hissedemediğini duymuştum. Bu bilgiye rağmen bakamam o sahnelere ve gazetelerdeki “her şey bir anda oldu” başlıklı utanmazca tıklama alma oyunu hayvanların birbirini öldürme sahneleri veya”hayvan pornosu” ‘na bakamam.

İşte benim anne-babama herkes gibi yas tutmaya hala başlayamamış olmamın büyük sebebi bu korunma mekanizması olsa gerek.
(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »


– Taylan duvarları kim çizdi?

– Baba, sofrada konuşulmaz dedim!

***********************
-Taylan, Taylanistan, Tayland, Tayvan..

-Baba şımarma, ödev yapıyorum!

*********
-Baba Minika-Çocuk’a bakabilir miyiz?
-Hani sen beni sevmiyordun?
-Şimdi seviyorum.
-Tamam o zaman.
-Sonra da Planet-Çocuk’a bakarız.
****************

Markette:

-Kasiyer gelmedi, biz ödemeden çıkalım bari
-Hiç komik değil baba! (daha&helliip;)

Read Full Post »

Daha önce yazdım Zarrab Davası konusunda esas meselenin ne olduğunu ve dinamiklerini. Bunca “uzman” arasından sesimin duyulacağını sanmasam da bu gün patlayan “Zarrab öldürülecek” bombası üzerine birazcık zihin temizlemeye teşebbüs etmekten alıkoyamadım kendimi. Kısa olacak.

Bu “Zarrab öldürülecek, o adda biri olmayacak” bombası kimden gelse iyi? Evet yeni mücahidelerden Sevilay Yükselir (pardon Yılman’mış) Bacımız’dan:

Şöle diyor bacım:

[Ç]ünkü eğer iddialar doğru ise yeni yılda yani 2018’de Reza Zarrab adıyla, kimliğiyle yaşayan bir insan olmayacak artık! İtirafçılığının karşılığında FBI tarafından tanık koruma programına alındığı için öldürülecek Zarrab. … Büyük bir ihtimalle koruma programının gereği estetik ameliyatla filan görüntüsü de değiştirilecek.

Tabii bacım “öldürülecek” derken “kimlik değişecek” demek istiyor ama öyle dese diğer duayen meslekdaşları bundan “flaş flaş” çıkarır mı? Hem dikkatinizi çekerim “iddialar doğru ise dedim ben” diyecek tutmazsa, Temel’in “mesela dedük” ‘ü misali.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Dün, yarın ve diğer kalan günlerim gibi..

Read Full Post »

Yazıyı 7-8 yıl önce Ramazan’da yazmıştım. Değişikliğe hacet yok. Yazı bir vicdan uyandırma servisi çağrısı idi nihayetinde. Vicdanın Ramazan’ı, Kurban’ı olmaz zira. Ben gayretten sorumluyum.
Buyurun.

*******************************************
İslam’da hayvanların yeri üzerine fetva verecek teçhizatım da yok salahiyetim de. Söyleyeceklerimin muhatabı tüm insanlık, kaynağı da vicdan ve akıldır.

Herhalde şu kadarı üzerinde tartışma yoktur: Dünya bizim malımız değil. İstediğimiz gibi tepe tepe kullanamayız onu. Tapulu malımızı dahi istediğimiz gibi tepe tepe kullanamayız ey “sokak kedilerine niye yiyecek veriyorsun? Ben şurada oturuyorum, karışırım, hukukçuyum” diye beni taciz eden arkadaş cinsinden olanlar! Tapular ancak sınırlı kullanım hakları tevdi eder. Dünyanın gerçek tapusu da Yaratan’dadır.

Eşref-i mahlûkat olmak beleş değil; sorumlulukları var. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bir Münzevinin Notlarından...

Bir kaç yıl önce, İsrail Gazze’deki son büyük katliamı devem ederken.. Zaman Gazetesi’nde bir yazı çıkmıştı Ahmet Selim imzalı. Gazze’den demir atolyesinde yapma roketlerden İsrail’e atan gençleri, Hamas’ı sigaya çekiyordu “savaş böyle olmaz, nizami ordular arasında olur, ne hakkın var İslam dünyasını savaşa sokmaya” falan diyerek. Gavurlar dahi böyle diyenlere “blaming the victim: Kurbanı suçlamak) diyordu. Ona cevaben yazdığım yazıda aynen şöyle demişim:

Bak Ahmet Efendi,
Ahirette komşu olarak senin ilim ve irfanından mahrum kalmış, Şeyh Ahmet Yasin’i de, Rantissi’yi de, Yusuf El Karadavi’yi de Filistinli şehit bebeleri, gençleri kadınları da, intihar bombacılarını da, yanlış yaptığını senden öğrendiğimiz Hasan Tahsin’i de Sütçü İmam, Kara Fatma ve diğer Kurtuluş Savaşı teröristlerimizi de sana tercih ederim.

Sanıyorum aynı yazıda “Gazze’de Siyonist Katil’in buldozerinin altından çocukları çıkarmaya çalışırken ezilen Rachel Corrie ile komşu olmayı sana yeğlerim” de demiştim.

Buradan ne anlaşıiıyor? Sıkça hatırlatrım fetva mercii olmadığımı, malümün ilamı olsa da. Ama yüreğimi, beynimi…

View original post 395 kelime daha

Read Full Post »

FatoşBaştan “tarihe not” düşeyim. AK Parti’nin “persona non grata” ilan ettiği adam olarak.

Bu Fethullah’ın iğfal ettiği askerelere mesajım: Talat Aydemir’e selam söyleyin!

Yarin değil, bir hafta, bir ay sonra değil şu anda ne söylediğiniz karakterinizi belirler. Biliyorum şu anda deliklerine saklanıp “bakalım kim kazanacak” diye bekleyen pek çok “dava adamı” yarin “zaten ben hep..” diye gürleyecek köşelerinde, kürsülerinde, partilerde, toplantılarda ve “ganimet bölüşümünde” parsayı götürecek; bu işler hep böyle olur, taa İTÜ yıllarından hatırlarım. Despotik, saldırgan solcu anarşistlere karşı durmayan omurgasızlar sonradan ganimeti götürdüler Egemen gibi. Sahi şimdi Egemen ve diğer 3 bakan nerdedir bilen var mı? Ya öteki içerinin de içinden olanlar?

Biraz önce dostum İsrail’li entellektüel, yazar İsrael Shamir aradı. Bir İsveç  gazetesine yazı yazacakmış, taze bilgi, değerlendirmemi aldı. Başarabilirler mi diye sordu.No  way! Sular yukarı akmaz dedim. Öyleyse niye giriştiler sence dedi. Fethullah kamikaze, desperation dedim. It’s not his blood.

Ona söylediklerim de duyar duymaz twitter’da yazdıklarım. yazdıklarım.

AKP beni hatırladı

İki yıldır dilekçelerime cevap vermeyen, beni ademe mahkum eden, “adaylık sürecinde” şarlatanlığında ahlak dışı davranışlara maruz bırakan AKP’nin il başkanından SMS geldi.  “Kardeşi”  imişim. İlçe teşkilkatına gitmem gerekiyormuş.

Ne yapacağıma ben karar veririm bazen kardeş, bazen değil. Senin dolgu malzemen değilim. Ahlaki sorumluluk duygusunu sana öğretene de öğretirim! Çağrıya hacet yok!

Benim hakkaniyet duygum, vicdanım, mayam ne yapmam gerektiğini söyler. Temurci’yi bırak Erdoğan’ın dahi bana öğreteceği bir şey yok.

Evet bu çapulcu kalkışmasını vücudumdaki her hücre ile direneceğim!

Sizin için değil, inandığım “iyi, doğru ve güzel” için!

Hamiş:

Bu da gaflet ve delalet içindeki askere.

Milletinize ateş açmayın.Direkt Obama garanti verse de kaybedersiniz. Komutanınız da sizin gibi iğfal edilmiş “badelenmiş” garibandır. Ben Albay Talat Aydemir’e uyan bir kaç gafil tanıdım.

Elebaşlarınızın PKK’lı eşkiyadan farkı yoktur. Siz cehalet, korku savunması yapar muhtemelen az ceza ile yırtarsınız. Affedilmeyecek olan elebaşlarıdır!

Kendinize yazık etmeyin.

Washington’u iyi bilen biri olarak söyleyeyim: BU AMERİKAN DESTEKLİ DEĞİL. Kanmayın “İSLAMİ MEDYA” ‘daki bunu diyerek iyi bir şey yaptığını sanan gerzeklere. Bu arkası sıkışan Feethullah şeytanının size yaptırdığı son kamikaze dalışıdır.

“AMERİKAN DESTEKLİ” demek “başarı şansı var” demektir be Yeni Şafak’ın başındaki aptal çocuk!  Halkı energize edeyim derken ne yaptığının farkında bile değilsin!

Hamiş 2: Geçmişte 28 Şubat’a destek veren Doğan Medyası dahil, “ana akım medya” Türk medyası bu defa iyi bir sınav verdi şu ana kadar. Hakkı teslim edelim.

Bakın bir gösterge daha: Yarın Ertuğrul da “darbeye hep karşı oldum” diyecek! Bu neyi gösterir. OLMADI FETHULLAH, GENE KAYBETTİN!

Fatoş’un ÖZGÜR DÜŞÜNCE’sine baktım: Süt yemiş kedi misali TEK KELİME YOK!

Bu neyi anlatıyor size?

*********************************

Alakalı tweetlerim:

 

Read Full Post »

Older Posts »