Hayal Et

John Lennon

Cennetin olmadığını hayal et
Bir dene,kolay
Aşağıda cehennem yok, yukarıda sadece gökyüzü
Hayal et ki tüm insanlar sadece bu gün için yaşıyor

Cennet de yok chennem de? Merak etme John, Biz var oldukça her iksini de inşa ediveririz. İkisi de var tabiatımızda. Sadece bu gün için yaşamak? Siz hedonist, bencil olmadığını iddia eden çiçek çocukları için cazip gelebilir, özellikle uyuşturucu etkisi altındayken. Ama ben hayal ettim; beğenmedim.

Hayal et, ülkeler yok
Hiç de zor değil
Ne ölmek öldürmek için neden
Ne de din
Hayal et, bütün insanlar barış içinde yaşıyor

Anlamadığın şu John: Bütün kötülük, ülkeler ve Tanrı olmasında sanıyorsun. Hayır, kötülük tabiatımızda. Şeytan ülkelerden de dinlerden de önce vardı DNAmız’da. Darwin’i dinlesene: Ayakta kalma güdüsü.
Okumaya Devam »

Reklamlar

johnlennon
Imagine
by John Lennon

Imagine there’s no heaven
It’s easy if you try
No hell below us
Above us only sky
Imagine all the people
Living for today… Aha-ah…

**************
I can imagine, but not a whole a lot better world than the one we have. Living for today might be an attractive proposition for the “flower childeren” like you, especially when under the influence, but it never excited me; too selfish for my taste.
***************************

Imagine there’s no countries
It isn’t hard to do
Nothing to kill or die for
Okumaya Devam »

godKocaa TDK’nın Türkçe yazamadığı, gençlerin OMFG’nin manasını bildiği ama “haddizatında” ‘yı yemek adı sandığı “ilginç zamanlardan” geçiyoruz. Hal böyle olunca birilerinin kapsülün de etken maddesini ayırıp, bitter çikolata tadında sunması gerekiyor zamanın insanına ki herkes her şeyi bildiğinden şüpheye düşmesin.

Bizim mahallenin köşe başlarını tutan hocaları “deizm tehlikesi” ‘ne karşı antidot geliştirmekle meşgul ama tek mesele deizm olsa keşke! Bakın:

Teizm: Var
Ateizm: Yok
Agnostisizm: Eminim, ya var ya yok; hem ben nerden bileyim!
Deizm: Var ama işini bitirdi; artık karışmaz kimsenin işine gücüne.
Monoteizm: Var, bir tane.
Politeizm: Var mezbul miktarda.
Okumaya Devam »

Dersimin kayıpkızlarıÇocukluğumda hafızama yer etti bahsedeceğim karakterler ve hiç çıkmadılar.
Birincisi, doğduğum köy, Sivas’ın Yıldızeli İlçesi, Kavak Köyü’nden.

Çocukluğumda yaz tatillerinde babamdan yalvarıp yakararak izin koparıp, bir kaç günlüğüne gidebildiğim Köy’de bir aile yaşardı. Evlerine de gitmiştim bir defa. Muhtemelen köyün en temiz, düzenli hatta diğerlerine kıyasla en modern evi idi. Ailenin hali vakti yerinde idi köy ölçeğinde. Akranım sayılabilecek iki oğulla tanışmıştım.Sanıyorum ikisi de öğretmen oldular. Aklı başında, düzgün kişiler olarak yer etmiş hafızamda.

Ama neden bu aile için, arkasından “gavur” veya “Ermeni”diye bahsederlerdi?
Okumaya Devam »

Faruk-ErolBiraz da pazar olmasından olsa gerek hınzırlığım üzerimde idi. Prof. Dr. Faruk Beşer’e bu günki yazısı ile biraz alakalı, daha çok da alakasız bir e-posta (dikkatinizi çekerim gavurca e-mail değil, güzel Türkçe e-posta!) yazdım ki ne ilk günahımdır, gazeteci, yazar, alim, uzman, akil adam, ord.prof.doç.drlarımız’a (sahi bizim alimlerin titreleri neden gavurlarınkinden uzundur bilen var mı?) ne de son olacak gibi. “Akıllı ol” mamı dahi öğütleyenler oldu (ayniyle vaki) ama nafile!
Geçmişte bunları burada paylaşmadım ama bugün 30 Ağustos, Dünya Barış Günü, vesilesi ile müessesemizin hedayesi olarak paylaşıyorum. Unutmayınız: Münzevi’nin notları milli mecradır!
******************************
Konu: “Sahih sünnet” belirlemenin kesin bir yöntemi mi var, yoksa adamına göre değişiyor mu? (Düzeltme. Hadis diyecektim, “sünnet” yerine ama ona da uyar, neticede-BLY)
Muhterem Hocam,
Mesela geçmişte sahih sandığınız sözün sahih olmadığını hangi yöntemle belirlediniz? Turnusol gibi bir test mi var, yoksa “o zaman öyle zannettim, şimdi böyle zannediyorum, yarın başka türlü zannedebilirim” mi?

Bir de şu gazetenizde yazan bir prof.dr. ilahiyatçının bir diğer prof.dr. ilahiyatçı yazara söylediği şu sözlerin hikmetini sormak isterim:

“Daha İstanbul’a geleli kaç yıl oldu ki gonuşuyong köylü!? Ben 38 yıldır geçimimi tasavvuftan sağlarım; hem de İstanbul’da doğdum! “.
Okumaya Devam »

Yaş-3.5- 12
Okumaya Devam »

2011’de yazmışım. Güncellemeye ihtiyacı yok.
*******************

Bu gün notlara ulaşmak için kullanılan terimlere göz attım. Bir tanesi “kurban kemiği köpeklere verilir mi” sorusunu arama motoruna girmek sureti ile ulaşmış. Sorunun muhatabı değilim (İslam fıkhı zaviyesinden) ama aklım, vicdanım, kurbanın manası hakkındaki anlayışıma dayanarak “ne sakınca olabilir ki” diyorum; belki o kemiğe muhtaç insanlar var iken köpeğe vermeyi tercih etme gibi istisnai durumlar problemli bulunabilir, herhalde.

Neyse, o soru bana dostları hatırlama ve hatırlatma vesilesi oldu demek için girizgah idi okuduğunuz. Ve geçmişte düştüğüm bir notu tekrar ısıtıp kavurma niyetine önünüze sürmeye karar verdim.
*****************************************************

Yazıyı Ramazan’da yazmıştım. Değişikliğe hacet yok. Yazı bir vicdan uyandırma servisi çağrısı idi nihayetinde. Vicdanın Ramazan’ı, Kurban’ı olmaz zira. Ben gayretten sorumluyum.
Buyurun.
*******************************************
İslam’da hayvanların yeri üzerine fetva verecek teçhizatım da yok salahiyetim de. Söyleyeceklerimin muhatabı tüm insanlık, kaynağı da vicdan ve akıldır. Okumaya Devam »