Posts Tagged ‘Bekir Lütfi YILDIRIM’

Bilgiçlik taslamak değil niyetim, hele böylesi günlerde. “Barış süreci” ‘nde olan biten her şeyin detayına, ahkam kesen gasteciler, konuşmacılardan fazla vakıf da değilim. Sadece açıklamakta zorlandığım bir aklı sorgulayacağım biraz. Daha önce yazmıştım “sürece” hiç inanmadığımı, ama “önce zarar verme” öğretisine uygun olarak yıkıcı olmaktan kaçındığımı.

Şimdi gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan gerek Başbakan Davutoğlu mealen “kandırılmışız” dediğine göre sorabiliriz:Ne idi kandırılmanıza sebep? Kimler size “bakmayın bölgeyi silah deposu yapmalarına, kurtarılmış bölgeler, paralel devlet aygıtı kurmalarına, TR’yi %85 terk ettik (S. Demirtaş) derken binlerce yeni çocuğu, genci dağa çıkrmalarına, sokaktaki adamın vakıf olduğu “ölüm dışı terör” ‘e, bu iş çok yakında tamam” dedi? O diyenlerin bir listesini çıkarın hele, köşe yazarından, akil adama, danışmandan uzmana, akademisyene kadar. Kimin ne dediğini ben bile biliyorum. Siz bilmiyor olamazsınız.. Önce onları bir akil adamlıktan, danışmanlıktan azledin. Hala akıl vermeye devam ediyorlarsa gülümseyip, kulak tıkayın. Gastede yazmakla akilliğin ne alakası var Allah aşkına?! El alem akil lazım olduğunda Marti Athisari’ye gider siz hayatını terörizme adamış Türkiye’nin her şeyinin düşmanı, parazit-anarşist Celalettin Can gibi tiplere ve “Kürtler’in, eşcinsellerin hakları verilmedikçe özgür olmayacağız” diyen yeni yetme, özgüven endeksi patlama yapmış baş örtülü kızlara, ağzı laf yapan tiplere ihale ettiniz işi. Akil (akla haiz) tanımınız nedir sizin? (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

GazetelerTahlil : Analiz, gençler. Hazır kelime varsa kullanırım, yok gavurca kullanmak zorunda isem doğrusunu kullanırım, tavsiye ederim.
Aklıma gelmişken medya: ortamlar, çoğul kelimedir (tekil: medyum), medyalar olmaz.

Bu gün gazete tirajlarına baktım. Şöyle bir tasnif yaptım siyasi konum bazında (internet tıklamalarnı hesaba katmadan) :

– “Yandaş” medya : 1,085,000.

-Fethullah medyası (direkt veya dolaylı ayırımı yapılmamıştır. Taraf, Yeni Asya, Millet dahil edilmiştir. Zaman’ın gerçek tirajı, zorunlu tirajı ayırmı yapılmamıştır): 930,000.

-Diğer muhalif medya (sağ-sol, dindar-laikçi, Türkçü-Kürtçü, vatansever-sevmez vb ayırım yapılmamıştır): 1,381,000.

Muhalif toplamı: 2,311,000.

Otada /Demirören’in Milliyet, Vatan’ı +Ciner’in Habertürk’ü: 436,000

Siyasete karışan medya toplamı: 3,396,000.

Muhalefet yandaşı: %68.
İktidar yandaşı: %32 (daha&helliip;)

Read Full Post »

nevruzBir tespit ile başlayayım. PKK ve bağlı kuruluşları (HDP vs.), muhatabı olan Devlet’in kendisine uygulamak zorunda olduğu Türkiye’nin menfaatini ilgilendiren sınırlardan azade konumu ile konjunkturel siyasi manevra işini iyi öğrendi ve uyguluyor da. Bunu liberal-sol’un Prens Selahaddin’i olarak seçimlere girme durumunun hesapları, orta ve uzun dönem hedefleri, Öcalan’ın maslahatı gibi bir çok parametreleri dengeleyen, her verilen sözde, varılan mutabakatta, çamura yatma ihtiyacı hissettiğinde kullanabileceği açıklıklar bırakan tavrından gözlemleyebiliyoruz.

İmralı’nın mesajında da bu kurnazca bırakılmış açıklıklar, aslında pozitif bir mesaj ve söz verilir iken araya stratejik olarak sıkıştırılmış, bu gün önemsiz görünen ama yarin, geri adım atmayı meşrulaşturmada kullanlabilecek kelimelere rastlıyoruz. Genel olarak Öcalan’ın Nevruz mesajı için “dağ fare doğurdu” demek bardağın boş tarafına bakmak olur ama herhalde Hükümet tarafı için de “beklentinin altında idi” demek fazla yanlış olmaz.

Neden beklentinin altında?

“TC Devleti’ne karşı kırk yıldır verilen silahlı mücadele boşa gitmedi ama sürdürülemez bir safhaya ulaştı” (hafızamdan meal) cümlesi en “olumlu” ana mesaj olarak alındı.Bu güzel ama borsa tabiri ile “piyasa bunu zaten satın almıştı”. Veya Mesut Yılmaz ifadesi ile “no sürpriz”. Benim ve tahmin ediyorum kamunun beklediği şu tarihe kadar Türkiye’de silahlı PKK öğesi kalmayacak; sadece siyaset arenasında çalışacağız” mesajı idi (ki bu da lütuf değil, daha önceki mutabakatın, uyulmayan kısmı).

İmralı bu pozitif mesajı da yukarıda mezkur bir kaç kelime ile şarta bağladı. Şöyle ki : (daha&helliip;)

Read Full Post »

interview2Bu da geride kaldı. “pasta dilimi gibi” (gavurların “çok kolaydı” manasına kullandıkları “it was a piece of cake” ‘in tercümesi, mizah niyetine yiyin işte; afiyet olsun!). Ne? Siyasetçi dediğin ciddi mi olur? Devlet Bahçeli gibi mi, Kılıçdaroğlu gibi mi? Bence mizahtan kimse ölmemiş. Ölmüşse kalan sağlar bizimdir. Ben buyum.

Mülakatın kendisinden çok bekleme salonunda bir kaç gözlem yapabildim. Bir eski bakan (ANAP), şimdi aday adayı “vekillerin ufacık bir aldatma vb vakası olsa haber oluyor; oysa İstanbul sermayesinin özel hayatları vekillerden çok kirli…Güler Sabancı bilmem ne bilmem kimin karısı Erol Simavi’ye kaçtı…” felan gibi magazin bilgileri paylaştı, “sayın bakanım” diye kendisine izzet iltifat eden aday adayları ile. Siyasette İstanbul sermayesi , ben bakanken.. hakkımda kirli çamaşır bulmak için taa 84’e gittiler..”vs. uzunca bir bilgilendirme yaptı bizlere.

Bir diğer vatandaşa “sen de mi adaysın” diye sordu. Arkadaş “yok sayın bakanım, ben Başakşehir İlçe Başkan Yardımcısı’yım; Davut Bey için geldik” dedi, ortak tanıdık bazı diğer aday adaylarından falan konuştular. Aynı masa etrafında olduğumuz için kulak misafiri olmamak namümkün idi.

Bir kaç gündür “aynı heyet 1165 kişi ile nasıl görüşecek?  Her birine 5 dakika verseler gene zaman yetmez” diyordum.Yeni Şafak’tan “her bir adayla 10-25 dakika harcanacak” (meal) olduğunu okuyunca daha da derin endişeye gark oldum aritmetik ve heyetin sağlığı açısından. Zira her gün 24 saat mülakat yapsalar gene bir ayı bulurdu bu hesaba göre. Herhalde dedim komisyonun tamamı değil de üyelerin her biri ayrı mülakat yapıyorsa ancak 10 günde tamamlanabilir.

Hepsi de yanlış imiş. Mülakatlar normalde 3 dakika imiş. Benimkisi o kadar da sürmedi. Sadece nerde oturduğum, ne iş yaptığım falan teyid edildi. Hüseyin Çelik Bey “gazeteci imişsiniz” dedi. Ben de kendisine benim böyle bir beyanda bulunmadığımı söyledim. Temayül yoklaması listesinde de meslek olarak “gazeteci yazar” yazıyordu; bir söyleşi yaptığım “Kudüs Tv” de aynı titreyi kullanmış idi. Buradan herkese bir kere daha ilan ediyorum; Gazeteci değilim, sadece bazı gazete, dergiler, internet yayınlarında yazılarımın yayınlandığını yazdım. Bir kaç şiirim var İngilizce ve Türkçe. Burada da binin üzerinde yazım var. Bir adet de kitap yazıyorum, yayıncı bulursam yayınlarım. Herhalde “yazar” demeye yeterli olsa gerek bunlar. Ama “gazeteci” olmak için bir gazetede kadrolu çalışmak veya çalışmış olmak gerekir, “opinion” veya “açık görüş” yorum yazıları kesmez. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Kampanya ordum nerde mi? Burada!

Kampanya ordum nerde mi? Burada!

Tanınma açığım” ‘ı müdrik olarak, lakin “tanıtma” için yapılması gerekenlerin bir çoğu pek de tabii hatta ahlaki gelmeyen biri olarak tamamıyla inzivamda kalıp, “armut piş, ağzıma düş” de diyCAM00465emezdim. Kendimi tanıtmak istediğim Beylikdüzü İlçe Başkanımız boşuna dememişti “teşkilat seni tanımıyorsa nasıl seçileceksin” diye.

“İyi, tanıtayım işte” dedim ama tanımaya pek de hevesli görünmedi teşkilatlar. Her biri “makbul aday adaylarını” belirlemiş gözüküyorlardı. Ya randevu vermediler, ya baştan savdılar. Büyükçekmece İlçe Başkanı hanım kardeşimin sekreteri sağ olsun “Sayın Başkanımız yarin 16:00’da sizi kabul edecek” dedi. lakin yarım saat bekleme salonunda beklettikten sonra, hep birilikte başka bir aday adayı için mahalleleri dolaşma işi çıktı. “Kusura bakmayın Sayın Başkanımız’ın ani işi çıktı; sizi kabul edemeyecek” şeklinde postalandım. Bu tecrübeden sonra diğerlerini ziyaret etme teşebbüsünde de bulunmadım.

İl teşkilatından da aynı “ilgi ve alakayı” gördüğümü şimdi belirtmez isem sonra- ola ki- “kaybettiiği için kesiyor” olma ihtimali var. Orada işlerin daha profesyonel ve daha rafine olduğunu belirteyim samimi intiba olarak. Lakin benim elimde ulaşacak bir delege veya teşkilat mensupları listesi yok iken bir çok aday adayının, delege olmayan şahsıma dahi SMS yollayabilmesi , İl İlçe Başkanları ile fotograf gibi ayrıcalıkların da toplumumuzda hayatın gerçeği addedilen kadim olgularımız manzumesine kaydedeyim. Bir de “öne çıkan adaylar” , “adaylığı kesin olanlar” gibi medya yayınlarının sorumluluğunu Partim’e yükleyemem. (daha&helliip;)

Read Full Post »