Posts Tagged ‘Darbecilik’

Ertuğrul Günay’da biraz “Türk solculuğu” var, mazur görülebilir, lakin Başbakan, muhtelif Ak Parti mensupları ve Hükümet’e ne oluyor ya hu! Balyozcular-Ergenekoncular’ın mahkemede savurdukları “bir gece ansızın gelebiliriz…hesap döner, sap döner..” tehditlerinden mi tırstı herkes yoksa bilmediğmiz şeyler mi dönüyor? AYM Başkanı’nın demeç vermesi nereden icap etti?

“Henüz Yargıtay karar vermedi, umarız haklı kararlar çıkar” ne demek? Yargıtay’ın Mahkeme Kararı’nı geri çevirmesi arızi bir durumdur, normal olan ise ortadaki meşru karardır. Size hukuk analizi yapmanız sorulmadı ki. Darbecilerin nihayet mahkum edilmesi hususunda hissiyatınızı ikirciksiz lisan ve gür sesle haykıracaksınız!

Benim tepkim Yahudiler’in Nuremberg Mahkemesi kararlarına verdiği cinsten. Zira ahlaki omurgalı bir insanın böylesi bir gaddarlık, zorbalık, gayrimeşruiyete verebileceği tek tepkinin bu olabileceğini düşünüyorum. Ben de Yahudiler gibi haykırıyorum: BİR DAHA ASLA!

21 Eylül Adalet ve Demokrasi Bayramınız kutlu olsun! Abudulkadir Selvi açıklamış, ben imzamı atmışım atmamışım.
**********************
21 Eylül demokrasi bayramı

‘Balyoz’u demokrasinin tepesine indirmek isteyenlere inat, demokrasinin ‘Balyoz’u darbecilerin kafasına indi.

21 Eylül o açıdan tarihi bir dönüm noktası. (devamını oku…)

Read Full Post »

“Ne kendi etti rahat, Ne âleme verdi huzur,
Yıkıldı gitti cihândan, Dayansın ehl-i kubûr!”

-Malumatçı Baba Tahir
SAYLAN-2

Ölünün arkasından iyi şeyler söylenir derler. Bu hesaba göre musalla taşının önündeki imamın cemaate “hakkınızı helal ediyormusunuz” sorusu retoriktir, yani cevabı içinde barındırır.

Herhalde Cumhuriyet muhafızları da böyle düşünüyor olmalılar ki bundan kaç sene önce ise, Başbakanlıktaki iftar sofrasında “rakı getrin lan” diyen 28 Şubat’çı Oramiral Güven Erkaya öldüğünde zamanın Akit Gazetesi “hakkımızı helal etmiyoruz” başlığı attı diye gazete toplatılmış ve yönetimi mahkemelik olmuş idi. Bu vesile ile zamanın laik devletinin gerektiğinde Mahkeme-i Kübra rolü de üstlendiğini öğrenmiş idik.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Önce “nobran, Kasımpaşalı, kabadayı, sokak üslubu.. “dediler. Avrupalı Amerikalı’nın da aynı telden çalacağından emindiler. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Sonra Aydın Doğan Kahverengiburunlubeyazkaptan ağzından “Aydın Bey de Başbakan’ın tepkisini olumlu karşıladı” dedirtti. Çevir kazı yanmasın operasyonu “koluna dokunması saygısızlık ama..”, “uzun zamandır tanıdığım Peres aslında mutedil bir liderdir ama sesini yükseltmese idi..” (G Civaoğlu- meal) kıvamında devam etti. Tansiyonun düşmesi beklendi. Ondan sonraki strateji de hazır idi:

Ama şimdi Israil ödetir adama fiyatı.

Ve dün kahverengiburunlubeyazkaptanın gemisinde “demedik mi size” operasyonu başlatıldı. Dedi el-hak. Danıştay cinayetinden sonra “bu Türkiye’nin 11 Eylülüdür” derken çocuklar gibi şen olan beyazkaptan “bunu yanınıza bırakmazlar” da dedi.

Ve deliller sunulmaya başlandı:

İsrail Türkiye’nin silah talebini reddedebilir imiş.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Ama bu monşerlere kötü haberim var.

Diğer süper güç veya uyuyan dev uyanıyor. Yukarda bahsettiğim “bu sizin ahlaksız iktidarınızı korumak için icad ettiğiniz tarzınızı alın güneş görmeyen yere koyun” diyenler sizin bildiğiniz hilafına sadece Türkiye veya Islam ülkeleri değil dünya halkları vicdanında da olumlu rezonanslar yapıyor.

Şimdi bu konuda göz attığım Batılı siteleri tarayıp alıntılar yapmak biraz zahmetli olduğu için bu işi yapmış olan Gökhan Özgün’ün naklettiği gözlemlerden alıntı yapmak kifayet etsin:

“Sıradan Norveçlilerin yorumları beni ilgilendiriyordu. Yorumların en az yarısı ‘insanlık’ adına Tayyip Erdoğan’ı destekliyordu. Misal: Teşekkürler, Erdoğan… Dayan Erdoğan, arkandayız… Belki de Norveç’in pasif dış politikasının Erdoğan’dan öğrenecekleri vardır… (devamını oku…)

Read Full Post »

Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta yaptığı yerli monşerler ve halkın zannettiği kadar biricik değil. Meseleyi sadece “ bir Türk Başbakanı’nın” teamaülleri umursamadan saf, sarih vicdani isyanı olarak müteala edersek bir ilktir, lakin bu söylemin oturduğu efendilerin statükosunun devamı için koyduğu adab-ı muaşeret kurallarını ihlal kategorisine oturtursanız fazla biricik değildir.

Bağdat’ta Busht’a ayakkabı fırlatan gazetecinin yaptığından çok farklı değildir Başbakan’ın tepkisi. Busht’a “sen ‘ben her gece Tanrı ile konuşurum’ diyorsun. Senin konuştuğun şeytan” diyen ve ve Gazze katliamlarından dolayı ülkesinden Israil Elçisi’ni kovan tek devlet başkanı Hugo Chavez’inkinden de Israil konusunda maçaya maça deme omurgası sergileyen Ahedinejad’ınkinden de fazla farklı değil.

Lisanın “undiplomatik” olduğu muhakkak. Sorun anlatsınlar size monşerler diplomasinin kurallarını, teamüllerini. Bu monşereler beni hiç yanıltmazlar. Ne diyeceklerini lafzına kadar tahmin edebilir oldum artık. “Diplomaside usüller vardır…. Kasımpaşalı….kabadayılıkla diplomasi yürümez…Masayı yumruklayan, kodu mu oturtan Başbakan cağdaş Türkiye’ye yakışmaz..” vs. (hayret! Erman Toroğlu kodu mu oturtan GK Başkanı istediğinde bu monşerlerden pek te itiraz gelmemiş idi, bilakis.. ama o başka). (devamını oku…)

Read Full Post »

Daha önce bahsetmiştim “Bir darbeye hazırlık aracı olarak yamyamlık! ” yazısında demokrasi, meşruiyet kavramlarının üzerlerinde oksijenin aneorobik bakteri üzerinde yaptığı etkiyi yapan bu fosseptik yaratıklarının “self preservation” (ayakta kalma) uğruna yamyamlık dahil bütün yolları caiz gördüklerini. Geçek değerlerin cari olduğu bir toplumda ne fikriyat ne değer olarak sunacak şeyleri olmayan bu parazitler için bir ontolojik zarurettir Egenekon düzeninin devamı.

Ama bu yamyamların kanibalize ettikleri pek çok kurbanların yakınları sorusu kafamı epeydir kurcalardı. Aklım havsalam almaz Ergenekon’un (hukuki değil siyasi manada kullanıyorum terimi) kurbanları arasındaki “iyi çocuklar” ın aile ve yakınlarının sessizliği hatta Ergenekoncu kampta yer almaları vakıasını.

Son yıllarda ve özellikle de Ergenekon soruşturmasından beri baş döndürcücü hızla, akıl izan sahipleri için artık hiç bir tereddüte mahal vermeyecek kesinlikte ortada olan hakikatler bu güruhun süfli emellerine varmak için gerekli gördüklerinde gözlerini kırpmadan kendi has adamlarını da katledip cenaze namazında en önde yürüdükleri, hatta eşlerini teselli ettiklerini gösteriyor.
(devamını oku…)

Read Full Post »

normal_yalcinkucuk2
Yalçın Küçük- Öcalan- Kandil’de “ordu” teftişinde.

“[D]ava [Ergenekon] net bir şekilde Türk ordusunun kökünü kazımaya yönelik bir operasyona dönüştü” -Yalçın Küçük
(devamını oku…)

Read Full Post »

ergenekon-haber-7 Resim
Ergenekon konusunda pek yazmadım epeydir. Her gün baş döndürücü hızla ortaya çıkan yeni deliller bazı insanların süfli emellerine ulaşmak için kullandıkları süfli yollarda ne derece sınır tanımaz oldukları konusunda insanlığa güveni hiçbir zaman fazla yüksek olmayan fakirin dahi tüylerini diken diken ediyor!

Artık isimler hatta olaylarla kafa yormayı dahi lüzumsuz bulur oldum. Bu 100-numara yaratıklarından kim 1-numara , kim Türkçü, kim Kürtçü, kim laikçi, kim herhangi ikisi veya üçü birden merak dahi etmiyorum. Artık “Islamcı Ergenekoncularımız” dahi olduğuna göre ney bizi şoke edecek ki?

Beni bu gün deftere not düşmeye iten konu son birkaç günkü tutuklama dalgasında sorgulanan, tutuklananların “hukuk” mantrasını tekrarlayıp durmaları.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Biraz çağdaş ol Deniz! Flört falan ettiği yok. Biliyorsun senin üstüne gül koklamaz.

Bir kere barıştırdım, bir daha da yapmam ona göre!

Sadece “B Planı uygulaması” yapıyor Paşa.

B Planı da ne mi? Ah, kulaklarıma inanamıyorum! Duymadın mı? Oku askerin ennn sevgili (senden sonra canım) köşe kadısını da, öğren.

B Planı uygulaması
M.Ali Kışlalı
23/04/2008 (2100 kişi okudu) (devamını oku…)

Read Full Post »

Yok, yok SI (Sosyalist Enternasyonal) in birçok üyelerinin CHP için “faşist parti” demesinden ve SI’dan çıkarılmasını teklif etmesinden bahsetmiyorum. CHP’nin 1930–40 larda İnönü öncülüğünde Recep Peker, Yunus Nadi gibi Hitler muhiblerinin teşviki ile faşizme yönelmesinden, sonra 1945’ler civarında fikir değiştirmesi ve demokrasiye razı edilmesinden, çıkan sonuçtan rahatsız olup darbe yaptırmasından, akabinde bir zamanlar astıkları, sürgüne gönderdikleri sosyalistlerin ideolojisine iltihak etmesinden falan da bahsetmiyorum. Zira yeni CHP’li, son hesaba göre milletin kesesinden 6 milyar dolar götürmesine “yüce Yargı” tarafından izin verilen yeğen Yahya’nın amcası Çoban Sülü’nun de buyurduğu gibi “dün dündür; bu gün bu gündür.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Older Posts »