Posts Tagged ‘Demagoji’

amberinzaman01aysehur2Buranın leb demeden leblebiyi yutan düzenli takipçileri anladılar başlığın ilk yarısından bu gün Taraf Gazetesi’nden birilerine giydirme niyetimi. Bilmeyen var ise Gazete’nin “Düşünmek taraf olmaktır” sloganına göndermedir.

Kardeşlerimden biri bir tartışmamızda bazı isimlerden bahsettğimde “geri zekalılar kişilerle, vasat zekalılar olaylarla, zekiler ise kavramlarla uğraşır” sözünü hatırlatmış idi. Ne olacak ukala şey! Tartışmamız telefonda olmasa idi “van minit” diyip bi tane patlatırdım da! Zira gene buranın düzenli takipçileri teslim edecektir fakirin kişilerle uğraşmadığını. Kişiler ve olaylardan kavramlara varmaktır her defasında muradım. Bu yolculukta fikir ve malumat piyasasının baronların, monşerlerinin, geçimlerini imalat ve daha çok da distribütörlük ile sağlayanların basma-kalıp ifadeleri ile değil kendi beyin ve kalp gözü ile gördüklerimizin kendi kelimelerimizle tasvir ve tahlilidir yaptığım. Mallarımız organiktir ve kendi imalatımızdır hasılı.

Bu günkü yazı konumda geçen isimler de şahsiyetlere özel ilgimden değil. O işi yapan -eminim ki ilim ve irfanlarının derinliği sayesinde- gazete köşesi, TV stüdyosu kapmış tonla filozof var.

Sadede gelelim henüz sizi kaybetmedi isek.

Taraf Gazetesi’ni yayına başladığından beri, özellikle darbe-karşıtı, özgürlükler, meşruiyetten taraf cesur ve onurlu duruşundan dolayı can-ı gönülden destekledim. Bayiden gazete alma alışkanlığı olmayan fakirin gidip gazete bayilerine “niye Taraf getirmiyorsunuz. Niye az getiriyorsunuz?” demişliği de vardır Ahmet Bey! Artık dar boğazdan çıktığınıza göre komisyon çekimi postaya verseniz? (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Önce “nobran, Kasımpaşalı, kabadayı, sokak üslubu.. “dediler. Avrupalı Amerikalı’nın da aynı telden çalacağından emindiler. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Sonra Aydın Doğan Kahverengiburunlubeyazkaptan ağzından “Aydın Bey de Başbakan’ın tepkisini olumlu karşıladı” dedirtti. Çevir kazı yanmasın operasyonu “koluna dokunması saygısızlık ama..”, “uzun zamandır tanıdığım Peres aslında mutedil bir liderdir ama sesini yükseltmese idi..” (G Civaoğlu- meal) kıvamında devam etti. Tansiyonun düşmesi beklendi. Ondan sonraki strateji de hazır idi:

Ama şimdi Israil ödetir adama fiyatı.

Ve dün kahverengiburunlubeyazkaptanın gemisinde “demedik mi size” operasyonu başlatıldı. Dedi el-hak. Danıştay cinayetinden sonra “bu Türkiye’nin 11 Eylülüdür” derken çocuklar gibi şen olan beyazkaptan “bunu yanınıza bırakmazlar” da dedi.

Ve deliller sunulmaya başlandı:

İsrail Türkiye’nin silah talebini reddedebilir imiş.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Ama bu monşerlere kötü haberim var.

Diğer süper güç veya uyuyan dev uyanıyor. Yukarda bahsettiğim “bu sizin ahlaksız iktidarınızı korumak için icad ettiğiniz tarzınızı alın güneş görmeyen yere koyun” diyenler sizin bildiğiniz hilafına sadece Türkiye veya Islam ülkeleri değil dünya halkları vicdanında da olumlu rezonanslar yapıyor.

Şimdi bu konuda göz attığım Batılı siteleri tarayıp alıntılar yapmak biraz zahmetli olduğu için bu işi yapmış olan Gökhan Özgün’ün naklettiği gözlemlerden alıntı yapmak kifayet etsin:

“Sıradan Norveçlilerin yorumları beni ilgilendiriyordu. Yorumların en az yarısı ‘insanlık’ adına Tayyip Erdoğan’ı destekliyordu. Misal: Teşekkürler, Erdoğan… Dayan Erdoğan, arkandayız… Belki de Norveç’in pasif dış politikasının Erdoğan’dan öğrenecekleri vardır… (daha&helliip;)

Read Full Post »

Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta yaptığı yerli monşerler ve halkın zannettiği kadar biricik değil. Meseleyi sadece “ bir Türk Başbakanı’nın” teamaülleri umursamadan saf, sarih vicdani isyanı olarak müteala edersek bir ilktir, lakin bu söylemin oturduğu efendilerin statükosunun devamı için koyduğu adab-ı muaşeret kurallarını ihlal kategorisine oturtursanız fazla biricik değildir.

Bağdat’ta Busht’a ayakkabı fırlatan gazetecinin yaptığından çok farklı değildir Başbakan’ın tepkisi. Busht’a “sen ‘ben her gece Tanrı ile konuşurum’ diyorsun. Senin konuştuğun şeytan” diyen ve ve Gazze katliamlarından dolayı ülkesinden Israil Elçisi’ni kovan tek devlet başkanı Hugo Chavez’inkinden de Israil konusunda maçaya maça deme omurgası sergileyen Ahedinejad’ınkinden de fazla farklı değil.

Lisanın “undiplomatik” olduğu muhakkak. Sorun anlatsınlar size monşerler diplomasinin kurallarını, teamüllerini. Bu monşereler beni hiç yanıltmazlar. Ne diyeceklerini lafzına kadar tahmin edebilir oldum artık. “Diplomaside usüller vardır…. Kasımpaşalı….kabadayılıkla diplomasi yürümez…Masayı yumruklayan, kodu mu oturtan Başbakan cağdaş Türkiye’ye yakışmaz..” vs. (hayret! Erman Toroğlu kodu mu oturtan GK Başkanı istediğinde bu monşerlerden pek te itiraz gelmemiş idi, bilakis.. ama o başka). (daha&helliip;)

Read Full Post »

Yok, yok SI (Sosyalist Enternasyonal) in birçok üyelerinin CHP için “faşist parti” demesinden ve SI’dan çıkarılmasını teklif etmesinden bahsetmiyorum. CHP’nin 1930–40 larda İnönü öncülüğünde Recep Peker, Yunus Nadi gibi Hitler muhiblerinin teşviki ile faşizme yönelmesinden, sonra 1945’ler civarında fikir değiştirmesi ve demokrasiye razı edilmesinden, çıkan sonuçtan rahatsız olup darbe yaptırmasından, akabinde bir zamanlar astıkları, sürgüne gönderdikleri sosyalistlerin ideolojisine iltihak etmesinden falan da bahsetmiyorum. Zira yeni CHP’li, son hesaba göre milletin kesesinden 6 milyar dolar götürmesine “yüce Yargı” tarafından izin verilen yeğen Yahya’nın amcası Çoban Sülü’nun de buyurduğu gibi “dün dündür; bu gün bu gündür.
(daha&helliip;)

Read Full Post »