Archive for Aralık 2007

Buyurun
images-kolonya1.jpgimages-seker2.jpgimages-kahve31.jpg

Bayram tebriki ve kurban derileri hususu « Bir Münzevî’nin Notlarından…

Reklamlar

Read Full Post »

Genç arkadaşlar hatırlamazlar, PKK yokken bu ülkede “ezilen halkların özgürlüğü”, “Kürt Halklarına özgürlük” sloganlarının üreticileri de solcu örgütler idi (Not: Halk yerine halklar benim seçimim değil onların sözlüğünden). O zaman Solcu/Sosyalist/Komunist’in (bir sosyalist prof – yanılmıyorsam Mümtaz Soysal idi-, “farklı renkler yoktur; tek renk vardır. Ancak kırmızının tonları..” mealinde bir şeyler buyurmuş idi- yok, Kırmızı Türk bayrağındaki değildi) Kürd’u Türk’ü yoktu hepsi ezilen halklar idi nihayetinde . 70ler, 80ler ve 90’larin siyasi tarihini inceleyenler bu gün enn ulusalcı, vatanperver, kuvvaci ruhu bayrağını taşıyanların da dünkü bu ezilen halkların sözcüleri olduğunu müşahede ederler. Bu gun DTP-PKK’nın önde gelen isimlerinin bir çoğu da eski sol cephenin neferleri idiler. PKK’dan önce müşerref olduğumuz Rizgari adli örgüt örneğin bilmem kaç düzine sosyalist örgütten biri idi. Unutmayalım PKK (”Partiya Karkeran Kürdanistan”) da kürdanistan işçi partisidir. “Işçi partisi” olması kurulduğu konjunktur hakkında açıklayıcıdır; sendikal haklarla falan alakasından degil. . O zaman işçi modası vardı. Gün oldu devran döndü moda değişti; ama isim kaldi, CHP gibi. CHP dediniz de aklıma geldi; siz bu Halk Partisi’ nin bir zaman Nazilerin muhibbi olduğunu bilirimsiniz? (Yok canim hafızadan konuşmuyorum, okudum ; pek genç sayılmasam da o kadar da yaşlı değilim). Ve bu muhiblerin başında Cumhuriyet Gazetesinin kurucu, sahibi, İnönü’nün adamı Yunus Nadi’nin bulunduğunu? (hani şu Nazım’ın resmini “yüzüne tüküresiniz diye” yayınlayan gazete var ya? İşte o). (daha&helliip;)

Read Full Post »

basortu12ara.jpgStar Gezetesinden bir haber:

Milli Eğitim Bakanlığı, TÜBİTAK ödül törenine başörtüsüyle katılan öğrencinin refakatindeki öğretmen ve idareciler hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara’da TÜBİTAK tarafından düzenlenen Bilim Olimpiyatları Ödül Töreni’nde, okula başı açık devam eden bir öğrencinin, ödül almak için sahneye başı kapalı çıkarılmasının iyi niyetle bağdaştırılamadığını bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İstanbul Özel Şefkat Kolejine kayıtlı bir öğrencinin, okula başı açık gittiği halde törene başı kapalı olarak çıktığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Okula başı açık devam eden, ilköğretim 8. sınıfta iken yaptığı bir proje ile ödüle layık görülen, şu anda lise 1. sınıf öğrencisi olan kişinin, başı kapalı olarak sahneye çıkarılması mevzuata aykırılıkla birlikte iyi niyetle de bağdaştırılamamıştır.

Sayın Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in talimatıyla söz konusu öğrencinin refakatindeki öğretmen ve idareciler hakkında soruşturma başlatılmıştır.”
*********************************

Pardon sayin Bakan, cehaletimi mazur gorun, birkac basit sorum olacak:

1. “iyi niyetle bagdastirilamayan” davranislar hakkindaki cezai hukumler hangi kanunun hangi maddelerinde belirtiliyor idi?

2. “Iyi niyet” olcmekte Intel’in “Good-Intentions-Meter-2000” aletini mi yoksa daha yeni modellerini mi kullaniyorsunuz?

3. “okula başı açık gittiği halde törene başı kapalı olarak çıktığı belirtildi” ifadesinden bu cocugun okula basi kapali gelme hurriyetinin de oldugunu mu farzetmeliyim?

3. sorunun cevabi evet ise

4.Mars’ta havalar nasil?

5. Anayasa ve kanunlarda herhangibir hanim icin bas ortusunu yasaklayan bir madde var mi?

6. Anayasa ve kanunlara aykiri “mevzuat” olur mu?

Cevap “evet” ise

7. O ulkenin rejiminin adi ne olur?

Ruhunu kaybetmis muzaffer! Boyle kazanma batsin!

Read Full Post »