Archive for the ‘Haber-yorum’ Category

D.RockefellerÖncelikle bu yorum yazarının “komplo teorileri” kavramını nötral olarak gördüğü, bilgiye, istihbarata dayanan, Watergate’ten Viet Nam’da Mi-Lai katliamına, sonradan doğruluğu tarihe geçen pek çok komplo teorisinin olduğunu not ederek “iyi ve kötü komplo teorileri vardır” fikrinde olduğunu ve bunu da bir kaç yıl önce Star Gazetesi Açık görüş’te “Komplo teorilerimiz çoktur, zira komplolarımz çoktur” başlığı ile yayınladığını not etme zarureti var zira yazının ana konusu kötü, bilgiye dayanmayan, tabiri caizse işkemeden komplo teorilerinin yarattığı tahribat.

(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Alın size bilimsel tebliğ gibi başlık!

1960ların ikinci yarısında bir zaman olmalıydı. Sivas’ta ortaokul öğrencisiyim. Simaviler’in Hürriyeti’nde Breziyalı futbol yıldızı Pele’nin değeri üzerine çıkan yazıyı sokakta mahalle çocukları ile değerlendiriyoruz. Gazete fiyatın dudak uçuklatıcı olduğunu vurgulamak için “Bir Pele ile neler alınır” başlığı atmış ve altına neler alınacağını sıralamış resimli olarak. on onbeş farklı nesne koymuş listeye. İki tanesi aklımda “16 tane Şampiyon Fenerbahçe”, “260 tane Anadol” (yeni çıkan “ilk yerli araba” , Murat’tan önce).

Herkes bunların hepsinin toplamı alınır diyor. Yani 16 tane Şampiyon Fenerbahçe Takımı + 260 Tane Anadol + Şu kadar apartman dairesi + ….. Bense hayır listedekilerden her biri alınır tamamı değil de diretiyorum. Herkes aptal olduğuma karar veriyor. Biri bahse var mısına götürüyor işi. Ben de teredütle erkekliğe leke sürmemek için varım diyorum. Tereddütün sebebi yanılabalieceğimi düşünmem değil, onların doğruyu belirleyici hakeminin de onlarla aynı zihin ve duygu seviyesinde biri olacağı korkum. Ve korktuğum başıma geliyor! Gidip bu işleri bizden iyi bildiği kesin olan, Fener Gassaray, Metin, Can felan işleri ile haşır neşir olduğu varsayılan Burhan Abi (ilkokul mezunu değil, futbol oynar ama ayağının birini çocukken araba ezmiş, kahve ile Kanlı Bahçe (boş arazi-futbol sahası) arasında, sadece “Topal” lakabi ile bilinen abiyi bilirkişi tayin ettiklerinde kaybettiğmi anlamıştım. “Topal” (bizim için saygıdan Burhan Abi) gasteye şöyle bir iki saniye göz attıı ve kararını verdi: “Bunların hepsi”. Ve hemen benden 5 lirayı -ki büyük para idi- tahsil etmeye kalktı bir kaç kazanan ortak. Birini çok iyi hatırlıyorum Edip Kızıltoprak diye bir oğlan; baş parmağını emerdi ileri yaşlarda dahi.. Şimdilerde Sivas’ın en zengini imiş duyduğuma göre; bir kaç kere altın kaçakçılığı, kredi kartı üzerinden tefecilik vs sabıkası varmış. Beni şaşırtmadı; tam da “adam olacak çocuk” tipi idi; ortaokuldan terk.

Şimdi bir de neden hala haklı olduğum düşündüğümü isbat gerekiyor değil mi? Malesef, olsun; bu blogun okuru değilse de vasatın ne olduğunu biliyorum. Bir üniversiteden masterli olduğunu söyleyen bir hemşehri “abi İstanbul’un nüfusunun dörtte ikisi Sivaslı” dedi! Açıklama şöyle: O Hürriyet haberinde Pele’nin o zamanki fiyatı yazıyordu: 24 milyon TL. Fenerbahçe takımı tekmili birden  : 1.5 milyon TL. Bakın 16 x  1.5 = 24 mantığım mantıksız bulundu. Pele çook kıymetli idi ve ben onun kıymetini düşürüyordum. Böyle adam tabii ki haksızdır her zaman ve  9 köyde de. Ne vekil, ne bürokrat, ne “siyo”, ne de “hesap uzmanı” olmaya layıktır! (daha&helliip;)

Read Full Post »

Shakira2elvis3AbrLincoln

Ben de sizin gibi, şimdiye kadar dünyayı Yahudiler yönetiyor sanırdım. Meğer yanılıyormuşum. Eh, bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp. Siz de benim gibi medyamızı iyi takip ederseniz eninde sonunda gerçekleri öğrenirsiniz.

Medyamız niyet ederek olmasa da Atatürk’ün Ulus İnşaat ve Taahüt İşleri profu, Afet İnan’ın Güneş Dil Teorisi’ni doğrulamış. Gazetelerden derlediğim haberler ve tabii manalarına bakınca eminim siz de duvardaki yazıyı göreceksiniz: Dünyayı ne Yahudiler, ne Opus Dei, ne Masonlar ne Tapınak Şövalyeleri, ne Bilderbergciler, ne Fethullah yönetiyor, Dünyayı  Türkler yönetiyor!

Zenginlerden başlayalım:

Carlos Helu Slim kimdir mesela? Züğürdün çenesini yoran zenginliği Bill Gates ile boy ölçüşen bir Meksikalı Hristiyan milyarder mi dediniz? Ah İlber Ortaylı haklıymış dedirtecek kadar cahilsiniz! Biraz gaste okuyun. Bi kere Slim ne demek? Evet Selim tabii ki. Peki Selim kim? Kim olacak tabii ki öz dedesinin öz babası Suriye veya Lübnan’dan kalkıp Meksika’ya göç eden bir Osmalı torunu. Ee Osmanlı kim? I rest my case your honor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

SuphiAltındökenözgecan

Gene malumun ilamı ile başlayayım: Hukukçu değilim ama normal ülkelerde hukuk, yasalar, devletin yetkisi, sorumluluğu gibi kavramlar  ve hukukun neşet ettiği insanın vicdanı,
adalet duygusu gibi kavramlara yabancı değilimdir ümit ederim.

Hukukçular dilerlerse nerede yanıldığımı işaret ederler. Her zamanki gibi bunlar benim inandıklarım,hissettiklerim, düşündüklerim:

1. Hukuk devleti, gelişmiş insanların ülkesi Özgecan’ın hakkını korumakla değil, Özgecan’ın katilinin hakkını korumakta ortaya çıkar. Bir hunharca cinayete kurban giden bir kadının hakkını en ilkel ülkeler dahi korur. Pek çoklarında da katilini işkence ile öldürürler, devlet veya aşiret, kabile, galeyana gelen halk. Ama ancak hukukun cari olduğu ülkelerde “en adi suçluların” dahi hakları vardır.

2. Türkiye’de idam cezası kaldırıldı; ki ben karşı idim bu karara, hala da öyleyim. Hiç bir suçluyu kişiler veya toplum cezalandıramaz veye herhangi bir hürriyetinden alıkoyamaz. Cezalandırma (bir takım hürriyetlerden muayyen bir süre yararlandırmama), “ıslah etme”  tekeli devletindir, halk adına devlet eli ile kullanılır. (daha&helliip;)

Read Full Post »

KararÜç kafadar, Karar vermişler, gazete kurmuşlar. Sermaye konusuna vakıf değilim; belki “pis medyada” iken maaşlarını biriktirmişlerdir (zenginin malı, züğürdün çenesi..). Hayırlı olsun.

“Yandaş” olmayacaklarmış, düşman da değil. Ne Tayyipçi, ne Ahmetçi ne Gülcü, ne Bülentçi, ne paralelci, ne sağcı ne solcu..Öyleyse neci olacaklarmış tam çıkaramadım ama anladığım, muhafazakar ama “seviyeli” bir medya organı olacakları. Vasatizmin diktatörlüğü,  sen ben bizim oğlan düzeni, nepotizm, “hamili yakınımdır, felancanın mahdumudur, felanca cemaatendir, kuvvetli bağları vardır”,  vs mülahazaların liyakatin yerini aldığı “eski” düzenden en çok yakınan, hatta bu toplumun kadim zaafının “biz erdemliler” ‘in de en temel sorunumuz olarak kavramsallaştıran kişi olarak, “samimilerse Allah yollarını açık etsin” diyen ilk kişilerden olurum. (bkz. ör. Bir Şeyler yanlış gidiyor Tayyip Bey).

Ama ümitli miyim? Fazla değil.

Bir kere, bu arkadaşlar dışardan değil, içerinin de içinden. Yani o şekvacı oldukları “sistemin” ürünleri, lehdarları.  Evet, kadrolarında bir kaç iyi diyebileceğim yazar var. Ama bu yeterli mi? Ne yapıyor bu arkadaşlar? Yeni bir medyacılık  mı? Sanmıyorum. Antitez olarak çıktıkları ve “ihaleden anlamayız” diye taş attıkları, eski işverenleri Ethem Sancak’ın, Albayraklar’ın  medyacılığını tersyüz mü edecekler? Yalancı başlıklarla tıklatma, olmayan şeylerden sansasyon üretme, bozuk cümleler, analiz yerine reaksiyonerlik olmaycak mı yayınlarında? Yazarları, kendileri veya patronlarının nefsi davalarını  hakikat davası diye satmayacaklar mı? Dedim ya pek ümitvar değilim.

Üçün biri

Bu üç arkadaşın adlarını  Türkiye’ye döndükten sonra  duydum; 2004 falan. Meğer taa Yeni Devir’den beri beraberlermiş. Biri hakikaten kaabiliyetli. Anlaşılan diğer ikisini sırtında taşımış bunca yıldır kankalık gereği. Böylesi bir sadakat bana pek etkileyici gelmedi. Yok diğer ikisinde bir numara. Yazdıkları, TV’lerde konuştuklarının muhtevası ortalama bir medya takipçisininkini geçmez. Ne bir özgün teşhis, ne feraset ne tahlil.. Geçen bir tanesi “Trabzon’a verilen yanlış hakem kararı” ‘na isyan ediyordu “yazık, günah” ‘lı cümlelerle. Sanırsınız Gazze’den bahsediyor: Tekbiyyyr! Bazı konuları da bilmiyorlar ama bu ahkam kesmekten alıkoymuyor onları. Alın bu Karaalioğlu’nun taşıdığı diğer arkadaşın ilk yazısını, gerilere gitmeye gerek yok.

“İhaleden anlamazlarmış” mecburen gazete çıkamışlar. Hmm, ben de anlamam ihaleden, nerde benim gastem, gastede köşem? Kabzımallık ne güne duruyor; ya emlakçılık? Blog tutup  orda “tarihe not düşme” fikri hiç aklınızdan geçmez mi? Niyekine?   Hem eski patronlarına taş hem özgüven patlaması! Soralım bu arkadaşa: (daha&helliip;)

Read Full Post »

1128 kişiymişler.

Bir tanesi Noam Chomsky, ünlü Yahudi “iyi polis”, sözüm ona bağımsız düşünür. Kendisine Gezi hakkındaki bilgilerini hangi kaynaktan edindiğini sorduğumda “Türkiye’deki dostlarım” cevabını vermişti; “medyayı da takip ettim” diye ilave etmişti. Bana da konuda ne kadar cahil kaldığımı hatırlattığında kendisine “sizin bir sözünüz vardır: O kadar az biliyorum ki ama o kadar eminim ki” diye cevap vermiştim.

Bir diğeri,  Yahudi “kötü polis” Judith Butler: Neconların dahi aşırı ucunu temsil eden bir Siyonist, (Daniel Pipes’ın işi çıkmış olmalı). Washington’daki İsrail propagandistlerinden bir tanesidir. Hangi ara “akademisyen” oldu bilmem ama cemaziyelevvelini ABD siyasetini takip edenler bilir.

Başka? Ha Nilüfer Göle. Gavurun “famous for being famous” (ünlü olmakla ünlü) takımından bir siyasi/sosyal neyse bilimci, yani laf ebeliği branşından, zira “siyaset bilimi” oksimorondur; söyledikleriniz magazin niyetine de tüketilir (bkz. bilimsellik kriterleri: yanlışlanabilirlik, tekrar edilebilirlik).

Geriye ne kaldı? Üçte biri hocasının gözüne girmeye çalışan öğrenci (nasıl akademisyen oluyor öğrenci, yoksa doğru düşündüğü için mi?).

Bakiyesi binküsur dolgu maddesi, Murat Bardakçı’nın tasvir ettiği “akademik” esamisi okunmayan, var olduklarını hissettitmek için bir çeşit grupta yer alıp “Chmosky ile berberdik” diye torunlarına anlatabilme şerefine nail olacak parazit: Bilimin paraziti, eğitimin paraziti, kaynakların, toplumun paraziti. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Putinoil

Karikatür

Not: Bu yazıyı bir ay kadar önce Star-Açık Görüş için yazmıştım. Buraya kısmet imiş.

Rusya’nın Suriye’de Esed’ e nefes aldırma işlevi gören önce hava bombardımanı, şimdi de asker çıkarma planları ile devam eden  hareketlere   girişmesi gelişmesi, pek çok uzman tarafından Rusya’nın uzun dönem stratejik menfaatleri,  bölgedeki  güçler dengesi ve Rusya-Batı ilişkileri unsurları üzerinden bu sahife dahil bir çok  mecrada değerlendirildi.  Ama olayın konjunkturel de addedilebilecek ekonomi boyutundan yeterince bahsedilmedi.  Bu yazı o boyuta odaklanacak.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »